• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #671243
    Anonim

      8.jpg
      Endişem, tek endişem o son durak,

      Korkarım ansızın gel derler bana!
      Beliriverir de uhrevî şafak,
      Hayata “elveda”, öl derler bana!

      İnsan kendini ebedî sanıyor,
      Gafletle yaşıyor hep aldanıyor,
      Yaşlandıkça daha da bulanıyor,
      Bir gün gelir, bunu bil derler bana!

      Ne ilm ü amel ne gözlerde bir sel,
      Çürük işler yaptın, çürüktü temel,
      İşte gelip çattı korktuğun ecel,
      Aksine kendini sal derler bana!

      Varınca öteye kopar bir feryat,
      Buraya kadarmış ol kara inat,
      Gel, ey hayatı her zaman serâzât!
      Ha işte defterin al derler bana!

      Dökülür meydana bitevî sırlar,
      Ayân olur bütün gizli kusurlar,
      Veliler alırken köşkler kasırlar,
      Bir süre daha sen kal derler bana!

      Enbiyâ, evliyâ görürler izzet,
      Usâta efendim eder şefaat,
      Tartıya girerse şayet nedamet,
      İşte sana da bir el derler bana!

      Münkirler girerler küfr ile nâra,
      Yürür mü’minler dâr-ı karâra,
      Yetişir şefaat bütün füccâra,
      Şimdi gözyaşların sal derler bana!
      ***

      murareee.jpg

      #791041
      Anonim

        “Benim endişem ümmetimdir!”

        Peygamber efendimiz ruhu almak için gelen ölüm meleğine; “Ey
        Azaril! Cebrail’i nerede bıraktın?” buyurdu. Cebrail’i dünya
        semasında bıraktım. Melekler, onu senin vefatın sebebiyle taziye
        ediyorlar” dedi.

        Böyle konuşurlarken Cebrail aleyhisselam geldi. Resulullah efendimiz;
        “Ey kardeşim Cebrail! Artık dünyadan göç vakti geldi. Allahü
        teâlânın katında benim için ne var? Bana onu müjdele de gönül
        rahatlığı ile emaneti sahibine teslim edeyim” buyurdu.
        Cebrail aleyhisselam; “Ey Allahü teâlânın sevgilisi! Ben semanın
        kapısını açık bıraktım. Melekler saf saf olmuşlar, senin ruhunu
        sevgiyle beklerler” dedi.

        Peygamber efendimiz; “Hamd, Allahü teâlâya mahsustur. Sen bana
        müjde ver! Rabbimin nezdinde benim için ne var?” buyurdu.
        Cebrail aleyhisselam; “Ya Resulallah! Senin teşrifinden dolayı,
        Cennet kapıları açılmış, Cennet’in nehirleri akmış, Cennet’in
        ağaçları sarkmış, huriler süslenmiştir” dedi.

        Peygamber efendimiz yine; “Hamd, Allahü teâlâya mahsustur. Sen bana
        başka müjde ver ya Cebrail!” buyurdu. Cebrail aleyhisselam; “Ya
        Resulallah! Sen kıyamet günü ilk şefaat eden ve ilk şefaatı kabul
        olunansın” dedi.

        Sevgili Peygamberimiz tekrar; “Hamd, Allahü teâlâya mahsustur. Ya
        Cebrail! Bana başka müjde ver” buyurunca, Cebrail aleyhisselam; “Ya
        Resulullah! Neyi soruyorsunuz!” dedi.

        Bunun üzerine Peygamber efendimiz; “Benim bütün endişem, üzüntüm
        ve kederim, benden sonra geride bıraktığım ümmetimdir”
        buyurdu.
        Hazret-i Cebrail; “Ey Allahü teâlânın Habibi! Allahü teâlâ
        kıyamet günü, sen razı oluncaya kadar ümmetini bağışlar.

        Bütün peygambelerden önce seni, bütün ümmetlerden önce senin
        ümmetini Cennet’e koyacaktır” dedi.

        Sevgili Peygamberimiz, Cebrail aleyhisselama; “Allahü teâlâ katında
        üç muradım vardır: Biri; ümmetimin günahkarlarına beni
        şefaatçı etmesi, ikincisi; dünyada yaptıkları günahlardan
        dolayı onlara azab etmemesi, üçüncüsü; Perşembe ve Pazartesi
        günleri ümmetimin amellerinin bana arzedilmesidir. (Eğer amelleri
        iyi ise dua ederim, Allahü teâlâ kabul eder. Kötü ise şefaat
        edip, amel defterinden silinmesini isterim)”
        buyurdu.

        Cebrail aleyhisselam, Allahü teâlâdan, bu üç arzusunun da kabul
        edildiği haberini verdi. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz
        rahatladılar.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.