- Bu konu 2 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
23 Mayıs 2011: 18:22 #671691
Anonim
10. FASIL: HZ. EBUZER’İN ÇEKTİĞİ EZİYETLEREbuzer’in Peygamberlik Haberini Duyması ve Kardeşini Mekke’ye Göndermesi
– Ebuzer’in kulağına Hz. Peygamber’in, peygamber olarak gönderildiği haberi gelince kardeşine
“Mekke’ye git! ‘Ben peygamberim, bana gökten vahy geliyor’ diyen kişinin durumunu incele ve onun sözünden bazı şeyleri dinle ve bana haber getir” dedi. Kardeşi Mekke’ye geldi. Rasûlullah’ı dinledi, sonra da Ebuzer’e dönerek
“Ben onu gördüm. Güzel ahlâkı emrediyor ve şiir olmayan bir kelâm naklediyordu” dedi. Ebuzer kardeşine
“Sen bana tam istediğim şekilde şifa verici haber getirdin!” dedi.[1]
___________________________
[1] Buhari, I/544 (İbn Abbas’dan)
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/285.23 Mayıs 2011: 18:25 #792262Anonim
Ebuzer’in Mekke’ye Gelmesi, Müslüman Olması ve Allah Yolunda Çektiği Eziyetler– Bunun üzerine Ebuzer azıklandı ve eski bir dağarcığa biraz su koyarak yola çıktı ve Mekke’ye vardı. Mescide geldi. Hz. Peygamber’i arıyordu. Fakat kendisini tanımıyordu. Herhangi bir kimseden onu sormak da istemiyordu. Gece olunca mescidin bir köşesine çekilerek uzandı. Hz. Ali onun yabancı olduğunu anladı ve onu alıp evine götürdü. Fakat sabaha kadar hiçbiri diğerinden birşey sormadı. Sabah olunca Ebuzer dağarcığını alarak mescide gitti. Bütün gün mescidde kaldı, yine Peygamber ile görüşemedi. Yine yatacağı yere geldi. Hz. Ali mescide geldi. Onu yine alıp evine götürdü. O gece de birbirlerine birşey sormadılar.
Üçüncü gün oldu, yine Hz. Ali onu alıp evine götürdü. Bu defa Hz. Ali
“Seni bu memlekete getirenin ne olduğunu bana söylemeyecek misin?” diye sordu. Ebuzer
“Eğer bana yol göstereceğine dair söz verirsen söylerim” dedi. Hz. Ali söz verince de durumu kendisine anlattı. Hz. Ali
“O hak yoldadır ve Allah’ın Rasûlü’dür! Sabahleyin ben giderken sen beni takib et. Eğer tehlikeli birşey görürsem su dökermiş gibi yapacağım. Yürürsem beni takib edersin. Ta ki benim girdiğim eve girinceye kadar” dedi. Sabah olunca öyle yapıp Hz. Peygamber’in huzuruna girdiler. Ebuzer Peygamber’in sözlerini dinledi ve hemen müslüman oldu. Hz. Peygamber ona
“Kavmine dön ve sana haber verinceye kadar bekle” dediyse de Ebuzer
“Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bu kâfirlerin tam ortalarında durarak müslümanlığımı ilân edeceğim” dedi ve oradan çıkarak mescide geldi. En yüksek sesiyle
“Ben şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yok! Ve şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir” dedikten sonra Kureyşliler etrafını sardılar. Vurdular, yere yatırdılar. Abbas gelerek kendisini ona siper etti ve
“Âzab olasıcalar! Bilmiyor musunuz ki bu zat Ğıfar kabilesindendir. Şam’a giden tüccarlarınızın yolu onların arazisinden geçiyor!” dedi. Ve böylece Ebuzer’i onlardan kurtardı. Ertesi gün Ebuzer aynı şeyleri tekrarladı. Onlar da onu dövdüler. Yine Abbas gelerek onu kurtardı.[1]
– Ebuzer
“Ey Kureyş kitlesi! Ben Allah’tan başka ilahın olmadığına şahidlik ederim. Yine şahidlik ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve Rasûlü’dür!” dedi. Onlar da
“Şu Muhammed’in dinine meyledeni konuşturmayınız” diye emir verdiler. Hepsi ayağa kalktı ve onu öldürmek için üzerine yürüdüler. Abbas yetişti. Ona siper oldu. Sonra onlara yönelerek
“Âzab olasıcalar! Ğıfar’dan bir kişiyi öldürmek mi istiyorsunuz? Halbuki sizin ticaretiniz ve güzergâhınız bu kabilenin arazisinden geçmektedir” dedi. Böylece ondan uzaklaştılar. Sabahladığında yine geldi. Dünkü sözlerini tekrarladı. Onlar da yaptıklarını aynen tekrar ettiler. Abbas yine ona yetişti, siper oldu ve dünkü sözlerini tekrarladı.[2]
______________________________
[1] Buhari, I/544
[2] Buhari, I/500
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/285-286.23 Mayıs 2011: 18:26 #792263Anonim
İslâm Usûlüne Göre Hz. Peygamber’e İlk Selâm Veren Ebuzer’dir– Ebuzer şöyle anlatıyor: Kardeşim Mekke’ye gitti. Geri döndükten sonra bana
“Mekke’ye gittim. Orada bir kişi gördüm ki, halk ona sâbî diyorlardı. O insanların hepsinden daha çok sana benziyordu” dedi. Bunun üzerine ben Mekke’ye geldim. Adamın biri ondan söz ediyordu. Kendisine
“Sâbî nerededir?” diye sordum. Adam bana dönerek
“İşte Sâbî” dedi ve halk bana tokat, yumruk ve taş atmak suretiyle hücum etti. Ben kanlar içinde kaldım. Sonra kaçtım. Kâbe ile örtüsü arasına girerek kendimi gizledim. Orada onbeş gün kaldım. Yiyecek içeceğim yoktu. Sadece zemzem içiyordum. Nihayet bir gün Rasûlullah ile Ebubekir birlikte mescide girdiler. Allah’a yemin ederim ki, ilk önce kendisine İslâm usûlüne göre selâm veren ben oldum. Kendisine
“Esselâmu aleyke ya Rasûlallah” dedim.
“Ve aleykesselâm ve rahmetullah!” dedi ve benim kim olduğumu sordu. Ben de
“Ben Ğıfar’dan bir kişiyim!”dedim. Rasûlullah’ın arkadaşı
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bu zatı bu gece misafir etmeme izin ver” dedi ve beni evine götürdü. Evi Mekke’nin aşağı mahallesindeydi. Benim için birkaç avuç kuru üzüm getirdi. Sonra ben kardeşimin yanına döndüm. Kardeşime
“Ben müslüman oldum” dedim. Kardeşim
“Senin dinin ne ise, benim dinim de odur” dedi. Sonra annemize gittik. O da
“İkinizin dini ne ise, benim dinim de odur” dedi. Sonra da kavmimi İslâm’a davet ettim. Bir kısmı İslâm’a tâbi oldular.[1]
_______________________________[1] Müslim
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/286-287.23 Mayıs 2011: 18:28 #792264Anonim
Ebuzer’in İslâm’ını İlân Ederken Gösterdiği Cesaret ve Bu Uğurda Çektiği Eziyetler– Ebuzer şöyle anlatıyor: “Rasûlullah ile beraber Mekke’de kaldım. Bana İslâm’ı öğretti ve Kur’an’dan birşeyler okudum. Dedim ki:
“Ey Allah’ın Rasûlü! İsterim ki dinimi açıklayayım!” Hz. Peygamber
“Korkarım ki sen öldürüleceksin” dedi. Ben
“Kesinlikle bunu yapmam gerekiyor, öldürülsem bile” dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber bana birşey söylemedi, sustu. Mescide geldim. Kureyşliler halkalar halinde oturmuş konuşmaktaydılar. Dedim ki:
“Ben şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yok ve Muhammed de Allah’ın Rasûlü’dür!”
Bunun üzerine halkalar dağıldı ve bana hücum ettiler. Ben kanlar içinde kalıncaya kadar beni bırakmadılar. Onlar benim öldüğümü zannettiler. Ayıldıktan sonra Rasûlullah’a geldim. Hz. Peygamber halimi görünce“Dinini izhar etme diye seni uyarmadım mı?” buyurdu. Ben de
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bu benim için bir ihtiyaçtı. Ben onu yerine getirdim” dedim.
Rasûlullah ile beraber kaldım. Sonra Hz. Peygamber bana“Kavmine dön. Ortaya çıktığım senin kulağına geldiği zaman bana gel” dedi.[1]
– Ebuzer şöyle anlatıyor: Mekke’ye vardım. O vadinin -yani Mekke’nin- ahalisi taş, sopa ve kemiklerle bana hücum ettiler. Bayılıncaya kadar beni dövdüler. Kaldırdıklarında her yanım kanlar içindeydi.[2]
____________________________
[1] Hilye, I/158; Tabarani (uzun bir şekilde)
[2] Hilye, I/159; Hakim, III/338
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/287. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.