• Bu konu 3 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #672129
    Anonim


      25. FASIL: ALLAH’A DAVET YOLUNDA ELBİSE YETERSİZLİĞİNE KATLANMAK

      Hz. Hamza’nın Kefenlenmesi

      – Habbab b. Eret şöyle anlatıyor: Ben Hz. Hamza’yı şehid düştüğünde gördüm. Kefen olacak bir elbisesi dahi yoktu. Ancak bir kürkü vardı. Biz onun kürküyle mübarek ayaklarını kapatmak istediğimizde başı dışarda kalırdı. Başını kapatmak istediğimizde de ayakları dışarda kalırdı. Bundan dolayı, başını örttük, ayaklarını da ızhır otuyla kapatmak zorunda kaldık. [1]

      _____________________________

      [1] Müntehab, V/170 (Tabarani’den)
      Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/315.

      #792767
      Anonim


        Şurahbil b. Hasene’nin Bu Konuda Hz. Peygamber’le Olan Kıssası

        – Şeffa binti Abdullah anlatıyor: Hz. Peygamber’e geldim. Ondan yardım istedim. Hz. Peygamber benden özür diledi. Ben de Peygamber’i kınıyordum. Namaz vakti geldi, ben çıktım. Kızımın hanesine gittim. Kızım Şurahbil b. Hasene ile evliydi. Baktım Şurahbil evdedir, ona

        “Namaz başladı, sen hâlâ evdesin!” dedim. Ve bu sefer de Şurahbil’i kınadım. Şurahbil

        “Ey teyze! Beni kınama. Bir elbisem vardı, Rasûlullah onu benden emaneten aldı, onunla cemaata gitti” dedi. Ben

        “Anam babam sana feda olsun ya Rasülallah! Ben de sabahtan beri seni kınıyordum. Halbuki elbisen dahi yokmuş. Ben bunu bilmiyordum” dedim. Şurahbil

        “Rasûlullah’a emanet verdiğim elbise de yamalıydı” dedi.[1]

        ____________________________

        [1] Terğib, III/397 (Tabarani ve Beyhaki’den); Kenzü’l-Ummal, IV/41; İsabe, II/271; Hakim, Müstedrek, IV/58.
        Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/315.

        #792768
        Anonim


          Hz. Ebubekir’in Elbise Yetersizliğine Sabretmesi ve Cebrail’in Onu Müjdelemesi

          – Hz. Peygamber bir gün oturuyordu. Yanında Ebubekir (r.a.) de vardı. Ebubekir’in sırtında bir aba vardı. O abayı da göğsüne bir dikenle iliklemişti. O anda Hz. Peygamber’e Cebrail geldi. Allah’tan ona selam getirdi. Sonra

          “Ey Allah’ın Rasûlü! Ne oluyor, Ebubekir’in göğsünde bir dikenle iliklenmiş aba giydiğini görüyorum?” dedi. Hz. Peygamber

          “Ey Cebrail! Mekke fethinden önce bütün malını bana harcadı” buyurdu. Cebrail

          “O halde Allah’tan ona selam söyle ve de ki: Rabb’in sana soruyor, bu fakirlik halinden razı mısın değil misin?” Hz. Peygamber Ebubekir’e dönerek

          “Ey Ebabekir! Cebrail burada. Allah’tan sana selam getirmiştir ve Rabb’in senden ‘Bu fakirlik halinde benden razı mısın değil misin?’ diye soruyor”. Bunun üzerine Ebubekir Sıddık ağladı ve

          “Ben Rabb’ime nasıl öfkelenebilirim? Ben Rabb’imden razıyım, ben Rabb’imden razıyım” dedi.[1]

          ______________________________

          [1] Hilye, VII/105; Kenzü’l-Ummal, IV/353, İbn Kesir “bu hadiste şiddetli bir garabet vardır” diyor.
          Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/315-316.

          #792769
          Anonim


            Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın Elbise Yetersizliğine Sabretmeleri

            – Hz. Ali şöyle anlatıyor: Ben Fatıma ile evlendim. Yatağımız bir koç derisinden ibaretti. Geceleyin üzerinde yatıyor, gündüzleyin de su çeken devemize, üzerinde yem yediriyorduk. Fatıma’dan başka hizmet edenimiz de yoktu. [1]

            – İbn Bureyde anlatıyor: Babam bana “Peygamber’le olduğumuzda ve yağmura tutulduğumuzda, eğer bizi görmüş olsaydın, bizim kokumuzun koyun kokusu olduğunu sanırdın” dedi.[2]

            – Said b. Ebî Bürde anlatıyor: Babam bana “Ey oğul! Biz Peygamber’le beraber olduğumuz devrede bizi görseydin, bize yağmur isabet ettiği zaman, bizden koyun kokusu duyacaktın. Çünkü bizim elbiselerimiz kaba yündendi” dedi.[3]

            _______________________________

            [1] Kenzü’l-Ummal, VII/133
            [2] Terğib, III/3994 (Tirmizi, Ebu Davud ve İbn Mace’den)
            [3] İbn Sa’d, IV/80; Tabarani’de “Bizim elbiselerimiz bana yündü, yemeğimiz de su ve hurmaydı” eki vardır. Heysemi, X/325
            Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/316.

            #792770
            Anonim


              Suffe Ashabının Elbisesizliğe Katlanmaları

              – Ebu Hureyre şöyle anlatıyor: Ashabı Suffe’den yetmiş kişiyi gördüm. Hiçbirisinin sırtında bir aba yoktu. Ya bir izar vardı veya boyunlarına bağlamış oldukları bir elbise. Kimisinin elbisesi baldırlarının yarısına kadar iniyordu, kiminin de topuklarına kadar inerdi. Avret yerleri görünmesin diye elleriyle elbiselerini tutarlardı. [1]

              Hz. Aişe’nin huzuruna bir kişi geldi. Hz. Aişe’nin yanında cariyesi vardı. Cariyenin sırtında bir elbise vardı ki fiatı beş dirhemdi. Hz. Aişe o kişiye “Gözünü kaldır ve cariyeme bak! O bu elbiseyi evde giymeye dahi tenezzül etmiyor. Halbuki Hz. Peygamber zamanında bundan bir elbisem vardı. Medine’de süslenmek isteyen her kadın o elbiseyi benden emanet alırdı” dedi.[2]

              ___________________________

              [1] Terğib, III/397; Ebu Nuaym, Hilye, I/341. Burada “Ben ashabı suffedendim. Hiç birimizin sırtında tam bir elbise yoktu. Ter, kir ve tozdan, vücudumuzda izler oluşmuştu” deniyor. Bu rivayet, Vasile b. el-Eska’dan geliyor.
              [2] Terğib, V/164
              Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/316.

            5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.