- Bu konu 3 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
8 Haziran 2011: 17:58 #672148
Anonim
2. FASIL: HZ. ÖMER İLE DİĞER SAHABENİN HİCRET ETMELERİ
Mekke’den Medine’ye İlk Hicret Edenler
– Bera’ b. Azib şöyle anlatıyor: Rasûlullah’ın ashabından bize ilk gelen Mus’ab b. Umeyr ve İbn Ümmi Mektum’dur. Bize Kur’an okuturlardı. Sonra Ammar, Bilal ve Sa’d geldiler. Sonra Ömer b. Hattab yirmi kişiyle geldi. Sonra da Hz. Peygamber geldi. Medine ahalisinin, Peygamber’in gelmesi anındaki sevinçlerini başka hiçbir zaman görmemiştim. Hz. Peygamber daha Medine’ye gelmeden önce, ben El-Âlâ suresi ile diğer bazı kısa sureleri okumuştum. [1]
– Bera’ b. Azib şöyle anlatıyor: Muhacirlerden bize ilk gelen Benî Abduddâr’dan olan Mus’ab b. Umeyr’di. Sonra Fihr oğulları kabilesinden âmâ olan İbn Ümmi Mektum geldi. Ondan sonra da Ömer b, Hattab yirmi süvari ile geldi. Biz “Hz. Peygamber nerededir?” dedik. O da “Bizim arkamızdan geliyor” dedi. Sonra Hz. Peygamber ve Ebubekir beraber geldiler. Hz. Peygamber gelmeden önce, ben Kur’an’dan bazı kısa sureleri okumuştum.[2]
______________________________
[1] Kenzü’l-Ummal, VIII/331 (İbn Ebi Şeybe’den).
[2] Bidaye, III/188 (İmam Ahmed’den) Ayrıca bunu Buhari ve Müslim de rivayet etmiştir.8 Haziran 2011: 17:59 #792839Anonim
Hz. Ömer İle İki Arkadaşının Hicret Etmeleri– Hz. Ömer şöyle anlatıyor: Medine’ye hicret etmek istediğimiz zaman, ben, Ayyaş b. Ebî Rabia, Hişam b. As sözleştik;
“Yarın sabah, hangimiz Benî Ğıfar kabilesinin Serif semtindeki su havuzu başında bulunmazsa, müşriklerin onu yakaladığı anlaşılacaktır. Diğerleri onu beklemeyip yollarına devam edecektir” dedik. Sabah oraya gittiğimizde Hişam b. As’ı orada göremeyince, müşrikler tarafından hapsedildiğine hükmederek yolumuza devam ettik. Medine’ye vardığımızda, Beni Amr b. Avf oğullarının Kuba’daki yerlerine misafir olduk. Ebu Cehil b. Hişam ile Haris b. Hişam da -Ayyaş onların amcalarının oğlu ve ana bir kardeşleriydi- Hz. Peygamber daha Mekke’deyken geldiler ve Ayyaş’la konuşup ona
“Annen, seni görmedikçe başına tarak vurmayacağına ve güneşten gölgelenmeyeceğine yemin etti” dediler. Ayyaş da annesine acıyarak onlarla beraber Mekke’ye dönmek istedi. Ona
“Vallahi bunlar inancını bozmak ve seni dininden döndürmek için böyle söylüyorlar. Sakın onlara inanma. Şunu iyi bil ki, eğer annen bitlenirse, muhakkak taranır ve eğer sıcağa dayanamazsa, mutlaka gölgeye gider” dedim. Bana
“Annemin yeminini bozmasını istemiyorum. Ayrıca orada biraz param var O parayı da getirmek istiyorum” dedi. Ona
“Biliyorsun ki, ben Kureyş’in zenginlerindenim. Malımın yarısı senin olsun, fakat onlarla gitme” dedim. Fakat beni dinlemedi. Onlarla gitmeye karar verdi. Ona
“Madem ki beni dinlemeyip onlarla gidiyorsun, hiç olmazsa benim devemi al. Çünkü o, soylu ve uysal bir hayvandır. Ona bin, nerede onlardan şüphelenecek olursan, kendini devenin sırtında tut, o seni kurtarır” dedim. Ayyaş deveme binerek, onlarla beraber yola çıktı. Yolda Ebu Cehil, Ayyaş’a
“Kardeşim, devem beni çok sarstı, beni terkine alır mısın?” dedi. Ayyaş da
“Olur” diyerek devesini çöktürdü. Onlar da develerini çöktürüp, Ayyaş’ın üzerine atıldılar. Bağlayarak Mekke’ye götürdüler ve dininden döndürdüler.
Biz dininden döndürülen bir kimsenin tevbesi kabul olunmaz sanıyorduk. Herkes de bunu söylüyordu. Ta ki Rasûlullah Medine’ye geldiğinde şu ayetler ininceye kadar: “De ki: Ey kendileri aleyhinde aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir. onun için başınıza azab gelip çatmadan (tevbe ile) Rabbinize dönün, ona teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız. Haberiniz olmayarak ansızın azab gelmeden Rabbinizden size indirilene (Kur’an’a) uyun!” (Zümer: 39/53-55).
Bu ayetleri yazdım ve Hişam b. As’a gönderdim. Hişam “Bu mektub bana geldiğinde onu Zî Tuva denilen yerde okudum. Onu okuyorum, fakat bir türlü ne demek istediğini anlamıyordum. Nihayet Allah’a “Ey Allah’ım! Bu ayetleri anlamak için, bana anlayış ver” diye dua ettim. Bunun üzerine Allah Teâlâ, bu ayetlerin benim gibiler hakkında nazil olduğunu kalbime ilham etti. Hemen gidip deveme bindim ve Medine’ye doğru yola çıktım. Hz. Peygamber’in yanına geldim.[1]
________________________________
[1] Bidaye, III/172 (İbn İshak’dan), İbn Seken; Bezzar; Beyhaki, IX/13; İbn Sa’d, III/194; Tabaarni de rivayet etmiştir.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/331-332.8 Haziran 2011: 22:12 #792846Anonim
Allah ( c.c ) Sizden Ebeden Razı Olsun Ağabeyim…Rabbim sizin gibi ihlaslı Ağabeylerimizin sayısını arttırsın.Amin..Bu mübarek üç aylarda okunabilecek en güzel satırlardan…Sahabeler..9 Haziran 2011: 00:02 #792855Anonim
Amin, ecmain.
Allah istifade nasib eylesin.
3 aylar bu konularla geçicek inşaallah.
İstifade nasib eylesin Allah cümlemize.
Amin.9 Haziran 2011: 11:36 #792876Anonim
@HuSeYni 253131 wrote:
Amin, ecmain.
Allah istifade nasib eylesin.
3 aylar bu konularla geçicek inşaallah.
İstifade nasib eylesin Allah cümlemize.
Amin.Amin Ecmain Ağabeyim…
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.