• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #672177
    Anonim
      Altıncı Lem’a

      لاَحَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِblank.gif1 cümlesinin ifade ettiği çok âyâtınblank.gif2 mühim hakikatini yine on beş, yirmi mertebe-i fikriye ile beyan edecek bir risale olacaktı. Bu Lem’a da, Beşinci Lem’a gibi, nefsimde hissettiğim ve harekât-ı ruhiyemde zikir ve tefekkürle müşahede ettiğim mertebeler olduğundan, ilim ve hakikatten ziyade zevk ve hale medar olmak cihetiyle, hakikat lem’aları içinde değil, belki âhirlerinde yazılması münasip görüldü.

      endOfSection.gifendOfSection.gif

      [NOT]
      Dipnot-1 “Yüce ve büyük olan Allah’ın kudret ve gücünden başka kudret ve güç yoktur.”
      Dipnot-2 bk. Kehf Sûresi, 18:39; Bakara Sûresi, 2:165. Ayrıca bk. Buhârî, Mağâzî: 38; Müslim, Zikr: 44.
      [/NOT]

      beyan etmek: açıklamak bidâyet: başlangıç
      cihet: yön hakikat: gerçek, esas
      hal: mânevî lezzet harekât-ı ruhiye: mânevî âlemlerde ruh ile yapılan faaliyetler
      inkısam etme: bölünme, kısımlara ayrılma lem’a: parıltı
      medar olmak: sebep olmak, vesile olmak mertebe: derece
      mertebe-i fikriye: fikir ve düşünce derecesi münasebettar: ilgili, bağlantılı
      münasip: uygun müşahede etme: gözlemleme
      nefis: bir kimsenin kendisi nükte-i mühime: önemli, ince nokta
      risale: küçük çaplı kitap tefekkür: etraflıca ve derinlemesine düşünme
      tehir etme: erteleme, sonraya bırakma zikir: Allah’ı anma
      ziyade: çok, fazla âhir: son
      âyet: Kur’ân’ın her bir cümlesi âyât: âyetler
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.