- Bu konu 10 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
23 Haziran 2011: 19:01 #672229
Anonim
[BILGI]Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Bu pekçok uhrevî faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhûr-u selâsenizi (üç aylarınızı) tebrik ediyoruz.” [/BILGI]
(Şuâlar, s. 416)23 Haziran 2011: 19:30 #793798Anonim
Selamün aleyküm kıymetli kardeşlerimiz.Malumunuz üç aylara gireli bir hayli zaman oldu. Tüm dünyayı manevi bir ticarethane şekline sokan bu mübarek ayları, en güzel şekilde değerlendirmek adına, üç ayların ehemmiyetini anlatan konuları açıp, birlikte mütalaasına çalışmayı arzuluyoruz. Derslerimize katılımlarınızı bekler, bu mübarek ayların hepimiz hakkında hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederiz.
Selam ve dua ile.
24 Haziran 2011: 18:46 #793828Anonim
Beşer olduğumuzdandır; terakkiyat ve tedenniyatımıza sebep olan nefislerimiz hayatın hiçbir safhasında peşimizi bırakmıyor. Zaman zaman nefsimizin isteklerine karşı durmada, direnç gösteremediğimiz zamanlar oluyor. Mağlup düştüğümüz oluyor. Günahlara yuvarlanıyoruz. Her işlediğimiz günah, daha bir günahların içine çekiyor bizi. Bu minval üzere yuvarlanırken, Yüce Rabbimizin cc. sonsuz rahmeti ŞUHUR-U SELASEDE (üç aylarda) sonsuz tecellileriyle adeta gaflette ve dalalette boğulmak üzere iken, can simidi hükmüne geçiyor. Rahmeti sonsuz Rabbimiz cc. biz asi kullarını affetmek için, türlü türlü vesileler ve alternatifleri seriyor önümüze. Gafletten başını kaldırana ne mutlu. Ve ne yazık bu rahmetin farkında bile olmadan vaktini zayi edene. Üç aylar can simidimiz, rahmetin vesilesi. Boğulansa biziz. Şimdi bu can simidine sarılma vakti.
24 Haziran 2011: 18:54 #793829Anonim
Allah (c.c)razı olsun hocam..İçinde bulunduğumuz ve manevi değeri yüksek olan bu nadide günlerde Rabbim feyzimizi aşkımızı iştiyakımızı artırsın inşl..Dersin konusu çok güzel ve güncel maş..
şu anda bir sohbete gidecem;döndüğümde nasip olursa derse iştirak edeceğim hocam..
24 Haziran 2011: 19:01 #793830Anonim
Üç aylar Allahın sonsuz rahmetininin en çok tecelli ettiği zamanlardır. Zira bu aylarda yaptığımız hayırlı her bir amel bire yüz, bire bin, bire binler ve bire otuzbin kat sevap kazandırabiliyor. Şu fani hayatımızın idamesinde bir saat çalışıp, 100 saat çalışmış kadar ücret verilse ne kadar şevk verir değil mi ? Bir de bin saat çalışmış gibi ücret verildiğini düşünelim. 30 lira yevmiye yerine 30 bin lira yevmiye aldığımızı düşünelim 1 günde. Ve daha da abartıp bir yevmiyelik işe 30 bin yevmiyelik ücret aldığımızı düşünelim kısa bir süreliğine. Sadece birgün çalışsak bütün ömür boyunca çalışmasak yeterdi bize. Ve en ufak bir fütur, tembellik veya lakaydlık göstermezdik iş esnasında. Bütün gayretimizi, azmimizi, aklımızı, fikrimizi, mümkün olsa sözümüz geçenleri o işte istihdam ederdik.
Bir yevmiye bütün ömrümüzde ihtiyacımız olan şeylere yetebilirdi. Bir de bu şekilde 3 ay çalıştığımızı farzetsek, kendimizle beraber yakınlarımızın, akrabalarımızın da bir ömürlük ihtiyaçlarını karşılayabilirdik. Ya da çok lüks hayat şartlarına sahip olarak ömrümüzü geçirebilirdik.
Bu işin neticesi ise, sadece yaşayacağımız kadar bir ömrün, ihtiyaçlarını tedarik etmeye münhasır olurdu.
24 Haziran 2011: 19:21 #793831Anonim
İşte şuhur-u selase (üç aylar) da böyle bir manevi ticarethane. Her yaptığımızın karşılığını yüzler, binler, otuz binlerle alabileceğimiz, kudsî bir ticaret avantajıyla karşı karşıya bulunuyoruz. İnsan aldanır ve insan aldatır. Bire otuzbin kat vereceğini söyleyen bir insan sahtekar çıkabilir. Bire bir vereceğini vaad eden dahi aldatabilir. Oysa Allah hulfü’l vaiddir. Vaadinden dönmesi ihtimal haricindedir.
Üstad hazretleri r.a. bu uhrevî ticaretin, kudsî pazarından çıkacak mahsulün neticesinin ne olacağını şu şekilde ifade etmiş: “üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhûr-u selâsenizi (üç aylarınızı) tebrik ediyoruz.” Şimdi o mübarek ayların içerisinde bulunuyoruz. Nasıl ki üç ay çalışarak binlerce kat emeğimizin karşılığını alacağımızı bilsek, bütün herşeyimizi o üç aya feda ederiz. İşte Alla’ta cc. bize böyle manevi bir fırsat sunmuş. Sırf 80 yıllık bir ömre de münhasır değil. Ebedi ömrümüzü, saadetimizi netice verecek, huzur veren, lezzet veren bir çalışmaya davet ediyor bizi. Şimdiye kadar işlediğimiz bütün günahlardan arınmaya davet ediyor. Yaptığımız her birşeyin karşılığını binlerce almaya, talip olmaya davet ediyor. Tevbeye, duaya, zikre, şükre, tefekküre, ibadete, kulluğa davet ediyor. Bu kadar azîm bir teşvik, sonsuz hayatımızı gülistana çevirecek bir müjde, iştahımızı açmaya yetmez mi ? Şevkle, zevkle, gayretle, maddi ve manevi herşeyimizi bu kudsî ticarete sarfetmeye değmez mi ?
24 Haziran 2011: 19:52 #793832Anonim
[NOT]
İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu.
Sonra kendi yavrusunu buldu, bağrına bastı. Doyma bilmeden onu öpüyor, kokluyor, tekrar bağrına basıyordu. Allah Resûlü (sas) bu manzara karşısında iyice doldu. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak parmağıyla yanındakilere bu kadını gösterdi ve: “Şu kadını görüyor musunuz?” dedi. Sahabe cevap verdi: “Evet Ya Rasulallah!” Allah Resûlü (sas) tekrar: “Bu kadın şu kucağındaki çocuğunu cehenneme atar mı?” diye sordu. Sahabe “Hayır ya Rasulallah!” karşılığını verdi. Ve işte bunun üzerine İki Cihan Serveri şu hikmet dolu sözleri söyledi: “Allah o kadından daha şefkatlidir, kullarını cehenneme atmak istemez.”
[/NOT]iste böyle muhtesem bir sefkatte ve merhamete sahip olan ALLAHU teala kullari icin sevaplarini kat kat artiracagi manevi duygu ve hislerininin gönül enginliklerinin zirve noktalara cikarabilecekleri firsatlar sunmustur sene icerisinde 3 aylar diye dile getirdigimiz o manevi atmosferi yakalamak ve kazanc icinde kazanca medar olmak adina insaligin lutfuna sunulmus bu harika zaman dilimlerini kar icinde gecirmek ömür sermayesini en güzel bir bahara dönüstürmek ne kadar muaazzamdir.
Recep ALLAHin ayi Saban benim ayim ve Ramazan ümmetimin ayidir diyerek efendimiz s.a.v bu hakikatlere dikkat cekmistir.misal bir yarisma programi vardi kim besyüz milyar ister diye her bir soruda miktar artiyordu , onun gibi bu mübarek aylarda kim bir sevabini ona , yüze ve bine cikarmak istemezki
Rahmet esintilerinden , hazinlerinden faydalanamamak ne aci bir kayip ne aci bir hüsran olsa gerek.24 Haziran 2011: 21:57 #793840Anonim
Cenabı Allah’a (c.c) şükürler olsun ki bizleri bu manevi derecesi yüksek aylara kavuşturdu..Rabbi rahmanın rahmeti enginler misali ;Ne gözler onu görebilecek kadar kuvvetli nede akıllar tassavvur edecek kadar kudretli;
Sebebler dünyası ;hayatta her şey bir vesiledir aslında;Vesileleri önümüze çıkaran ve her fırsatta biz müslümanları cehennemden uzaklaştırmak isteyen Rahmetli bir Yaradan;
İşte böyle bir vesileyle karşı karşıyayız MUBAREK ÜÇ AYLAR;arınma ayı teslimiyet ayı,iltica ayı ,zikir ve şükür ayı ,seyrü sefer ayı ,yönelme ayı ;kalben hissettiğin her anında adı farklı bir rahmani çağrıdır;üç aylar..
Hadislerle ve ayeti celilerle övgüye mazhar olan bu güzel ayları layıkıyla geçirebilmeyi nasib-i Müyesser eylesin Rahman
Nefis gibi bir düşmanla koca bir yılı mücadeleyle geçiriyoruz;Günah heybesi dolu dolu..Ve rahmanın arınma pınarları devreye girer ..Ey kulum gelde arın al sana fırsat..Dediğin duyar gibi olursunuz ..Yeter ki niyet edin ben arınmak istiyorum ey Alemlerin Rabbi…
Bu günler fırsat günleridir. Bugünlerde her şeyi biraz daha sıkı tutalım.
Zünnun-i Mısri’nin dediği gibi: “Recep tohum ekme, şaban sulama, ramazan ise hasat zamanıdır.” Denir ki, recep ayında Hz. Nuh gemiye bindirildi. Ve yine denir ki, bu ayda yedi gün oruç tutana cehennemin yedi kapısı kapanır. Cennetin kapıları açılır (Taberani).
Manevi durulmanın, nefis muhasebesinin, iyi işlere devam etmenin, hayattaki menfilikleri çizmenin, küsleri barıştırmanın, kardeşlik hukukunu yeniden kontrol etmenin, uzun bir koşudan sonra soluklanmanın, manevi bütçeyi denkleştirmenin, bu muhteşem káinatta ben neyim, neredeyim, bugüne kadar ne yaptım sorularına cevap vermenin zamanıdır.
Gelin bu önemli zaman diliminde fırsatı değerlendirelim ve Hz. Peygamber’in çok önemsediği ve yapılmasını sıkça tavsiye ettiği oruç tutma, bolca Kur’an okuma ve Allah’ı sıkça anma gibi ibadetleri yapalım.
Bu vesileyle tüm ehli forumun üç aylarını tebrik ediyorum vesselam
26 Haziran 2011: 11:54 #793871Anonim
Şuhur-u selase (üç aylar) belki de bir daha elimize geçmeyecek fırsatları bize sunuyor. Bir ekip yüzlerce, binlerce, onbinlerce mahsul alma fırsatını bahşediyor Rabbimiz bize. Bu mübarek aylarda yapılabilecek çok ibadetler var. Bunlara diğer derslerimizde de zaman zaman yer vereceğiz. Bilhassa Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimle ilgili meşgalelerimizin, bu dönemde çok mühim bir yeri olsa gerek. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin’de dikkat çektiği şu cümlelere nazar edelim.
“Fakat bu şuhûr-u selâse çok kıymettardır;
leyle-i Kadrin sırrıyla seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte,
en iyi, en efdal şeylerle meşgul olmak lâzım geliyor.
İnşaallah, Kur’ân’a ait mesâille iştigal, bir nevî mânevî mütefekkirane Kur’ân okumak hükmündedir.
Hem ibadet,
hem ilim,
hem marifet,
hem tefekkür,
hem kıraat-i Kur’ân mânâları risâlelerin istinsah ve mütalâalarında vardır itikadındayız.“Barla Lahikası
26 Haziran 2011: 12:46 #793874Anonim
@HuSeYni 255499 wrote:
Şuhur-u selase (üç aylar) belki de bir daha elimize geçmeyecek fırsatları bize sunuyor. Bir ekip yüzlerce, binlerce, onbinlerce mahsul alma fırsatını bahşediyor Rabbimiz bize. Bu mübarek aylarda yapılabilecek çok ibadetler var. Bunlara diğer derslerimizde de zaman zaman yer vereceğiz. Bilhassa Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimle ilgili meşgalelerimizin, bu dönemde çok mühim bir yeri olsa gerek. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin’de dikkat çektiği şu cümlelere nazar edelim.
“Fakat bu şuhûr-u selâse çok kıymettardır;
leyle-i Kadrin sırrıyla seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte,
en iyi, en efdal şeylerle meşgul olmak lâzım geliyor.
İnşaallah, Kur’ân’a ait mesâille iştigal, bir nevî mânevî mütefekkirane Kur’ân okumak hükmündedir.
Hem ibadet,
hem ilim,
hem marifet,
hem tefekkür,
hem kıraat-i Kur’ân mânâları risâlelerin istinsah ve mütalâalarında vardır itikadındayız.“Barla Lahikası
Allah (c.c) razı olsun hocam..Üç ayların kıymetini bilenlerden eylesin Rabbim;Çok güzel bir mes’eleye dikkat çekmişsiniz;Kuranı Kerimle daha çok vakit geçirmemiz her anlamda karımız olur inşl;
Hep dikkatimi çeken bir husustur;Ashab hayatlarını incelediğimizde o mubareklerin kuranı kerimi sadece okumakla kalmadıklarını adeta onunla yaşadıklarına şahid oluyoruz;
Gelen her yeni vahiyi önce Hz Resul den (sav) dinleyip sonra ezber ederlermiş akabindede hiç vakit kaybetmeden İlahi emri hayatlarına tatbik ederlermiş.hatta o kadar iç içe yaşamışlar ki İlahi kelamla yatarkende başlarının altına yastık diye koyarlarmış..işte bu kadar bütünleşmişler mubarekler;
Asrımızda nasıl ?tozlu kütüphane raflarında bekler durur ilahi kitap;
İşte bu mubarek üç aylar bize fırsat olsun..Her gün bir tane okuyup ezber edelim
inşl..şu bir gerçekki bu asırda başımıza gelen her türlü bela musibet girdabında debelenmemiz Kuranı kerimden milletçe uzaklaştığımız içindir;Ha gayret biz ona iltica edelim ..Kuranı kerim sahilinde kurtuluşa doğru adım atalım cümleten…
27 Haziran 2011: 15:39 #793922Anonim
Bu mübârek aylar içerisinde öyle feyizli geceler vardır ki, Yüce Allah’ın rahmet ve mağfireti bu gecelerde müminler üzerine yağmur gibi yağar. Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regaib kandili, Allah Teâlâ’nın kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az ibâdetlerine karşılık çok ecir verdiği bir rağbet gecesidir.
Regaib gecesi, duâların kabul olunduğu ve Allah’ın, isteyen kullarına ihsan ve ikramının bol bol olduğu bir gecedir. Regaib Kandili, Recep ayının 27. gecesindeki Mirac ve Şâban ayının 15. gecesindeki Berat Kandillerini, Ramazan ayını, Kadir Gecesini, Ramazan ve Kurban Bayramlarını müjdeleyen mübârek bir gecedir.
30 Haziran 2011: 16:26 #793997Anonim
Son günlerini gecerdigimiz Recep ayinin faziletine dair degerlendirmek adina bir günümüz kaldi degerli kardeslerim ;
[NOT]
Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise, senin elinde senet yok ki ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil
Yirmiikinci Söz
[/NOT]
Recep ayı, Allah’ın (cc) ayıdır“Recep ayında Allah’ın (cc) hiçbir kavmi gazabına uğrattığı duyulmamıştır. Zira Allah (cc) geçmiş ümmetlere sair aylarda azap etmiştir.” (Gunyet’üt Talibin)
Recep ayı, tövbe ayıdır
“Recep ayında Allah’tan (cc) çok istiğfar edin. Çünkü Allah’ın (cc) Recep ayının her vaktinde cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Recep ayında oruç tutanlar girer.” (Deylemi)
Recep ayı, ibadet ayıdır
“Receb-i Şerif’in bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Recep’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir.” (Miftah-ül-Cenne)
“Recep, suyu sütten ak, baldan tatlı ve buzdan soğuk cennette bir nehrinin adıdır. Bu sudan, sadece Recep ayında oruç tutanlar içebilir.” (İmam-ı Gazali)Recep ayı, mağfiret ayıdır
“Allah (cc), Recep ayında oruç tutanları affeder.” (Gunyet’üt Talibin)
Recep ayı, günahları terk etme ayıdır
Recep ayına “mutahhar (temizleyici)” denmesinin sebebi ise; bu ayda tutulan oruçların, hataların ve günahların temizlenmesine vesile olduğu içindir.
Recep ayı, seçkin olanların ayıdır
Mübarek zatlar, ancak Allah’ın (cc) rızasını her şeyden üstün tutan kimselerin Recep ayını değerlendirdiklerini söylemişlerdir.
Recep ayı, yardımlaşma ayıdır
“Bir kimse, Recep ayında bir kulun sıkıntısını giderecek olsa Allah (cc) ona, kıyamet günü Firdevs cennetinde gözünün görebildiği kadar uzunlukta büyük bir saray verir.” (Gunyet’üt Talibin)
Recep ayı, şeytanın recmedildiği aydır
Recep ayı, Şaban ve Ramazan ayları ile beraber, -Müminlere eziyet ve sıkıntı vermemeleri için- şeytanların taşlanıp kovulduğu aylardır.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.