Hz Allahtan gelen nurları alabilmek için,Allah’ı,Rasülullah’ı ve Rasülullah’ın varisi olan velileri sevmek şarttır.Bir kimsenin bu üçünden birini sevmemesi nurdan mahrum olmasına sebebtir.Çünkü Allah (c.c) nurun sahibi,diğerleride nuru insanlara ulaştıran oluklardır.
Sevgi hakkında Sünen-i Ebi Davud’da zikr edilen bir Hadis-i Şerif şöyledir;
Hz Ömer (r.a) rivayet ediyor;
-Allah Rasülü(s.a.v) buyurdu:”Allah’ın kullarından bir takım insanlar vardır ki ne peygamberdirler ve nede şehittirler.Lakin Allah katında mevkilerinden dolayı onlara hem peygamberler hemde şehitler kıyamet günü gıbta edeceklerdir.”
Dediler ki;
-“Ey Allahın Rasülü kimdir onlar bize bildirirmisin?” Buyurdular ki;
-“Akraba olmadıkları halde ve mali yönden hiç bir çıkarıda bulunmadığı halde birbirini sırf Allah için seven kimselerdir.Vallahi onların yüzleri nurdur.Şübhesiz onlar nur üzerine olacaklardır.Onlar,insanlar korktukları zaman onlar korkmayacaklar,üzüldükleri zaman onlar üzülmeyeceklerdir. Sonra şu ayeti kerimeyi okudu:<Haberiniz olsun Allah’ın velileri varya;onlar için ne korku vardır ve nede mahzun olacaklardır>(S.Yunus A.62)”
Yine sevginin insanı nerelere götürdüğüne dair bir hadis-i şerif:
Buhari,Müslim,Ebu Davud ve Tirmizi, Hz Enes(r.a)’dan fivayet ediyor:
“Bir adam Peygamber (s.a.v)’e :
-“Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sordu.Efendimiz:
-“Soruyorsun ama ona ne hazırladın?” buyurdu.
-“Bir hazırlığım yok.sadece Allah ve Rasülünü seviyorum” deyince P.E şöyle buyurdu:
-“El Meru mea men ehabbe=kişi sevdiği ile beraberdir.”
Bu Hadis-i Şerif’in ravisi Enes (r.a) buyurdu ki:
-İslamdan sonra artık Peygamber (s.a.v)’in “O halde sen sevdiklerinle berabersin” sözünden daha çok hiçbir şeye sevinmedik.İşte bende Peygamber(s.a.v)’i,Ebu Bekr’i ve Ömer’i seviyorum.Onlar gibi amelim yoksa da onları sevdiğim için, inşaallah onlarla beraber olurum.”