• Bu konu 9 yanıt içerir, 8 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Yazar
    Yazılar
  • #673293
    Anonim

      Bu dersimizde dostluğun manasını ve ihtiyacımız olan dostu sizlerinde katılımlarıyla bulmaya çalışacağız.

      [NOT]Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur.

      Mektubat – Yirmiüçüncü Mektup[/NOT]

      #797264
      Anonim

        Evet hocam şimdi burdaki hakiki dostumuz allah cellecelalühü’dür..gerisi fani dünyada zaten kimse hakiki dost olmaz olamaz insanoğlunu zor günlerinde bütün dostları insanı satabilir en yakın has kadim dostu bile insanı çok zor çetin günlerde satabilir yaniki ama allah c.c. Sonsuz rahmetiyle tövbe et ey kulum der bende seni affedeyim der büyüklüğünü şanını her daim her zaman kullarına gösterir..evet şimdi ayrıca bu hakikatende böyle gerçektende böyle.benimde eskiden çok dostum vardı şimdi çoğu bizi unuttu.kimisi sattı gitti.ama yalnız değiliz allah var o bana yeter dedim hasbünallahi veniamel vekil veniamen mevlaveniamennasir dedim yürüdüm gittim hak yolunda cihada aslanlar misali tek başıma devam ettim..yaniki zaten herşey fani şu dünyada.baki olan işler ise şu dünyada sadece yaptığımız ibadetler olacaktır olmuştur inş..bunu da hep bir tarihçi yazar hocamız söylemişti hakikatende öyle……her zaman söylerdi……..faniyim fani olanı istemem.acizim aciz olanı istemem.isterim fakat bir yarı baki isterim.o yarda bizi yaratan allahtan başkası değildir….inş. Kurtuluşa erenlerden oluruz…..amin ecmain.inş….allah hepinizin ve hepimizin yar ve yardımcısı olsun inş. çok değerli dostlarım……selametle ve dua ile.saygılarımla…….hakka emanet olun inş. Her daim…….

        #797434
        Anonim

          iNCE VE NAİF BİR MESELEDİR DOST MESELESİ;
          ;
          Ku’anı Kerimde buyrulduğu üzere
          Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter.
          (NİSA/45)

          Hakk’ın sözünün üstüne söz mü olur ? Sümme haşa !!!!

          Kainatta tüm varlıkların dönüşü Ona’dır..Ve Adildir..Bu dostlukta menfaat aranmaz Haşa!!!

          Hani dünyalık dosta benzemez..Sadece Dostluğunu ihlasla ispat et yeter..Ve ihlasta senin ahiret yatırımın ,Yani demem o ki o dost yine kendisi için bir şey istemiyor..Karşılığı engin müjdeler ve mükafatlar la seni bekliyor mehşeri kubrada..
          .
          Allah’ı sevmek, her türlü alâkanın ötesindedir. Bu sevgiyi vicdanında biraz olsun hisseden neler neler duyar… Cenâb-ı Hakk’ı sevmenin başladığı andan itibaren her sevgi dolaylılık rengine bürünür. Ayrıca Allah’ı sevdiğiniz nispette mâsivâya karşı aşk u alâkanız yavaş yavaş küsuf tutmaya yönelir. Siz artık her şeyi ondan dolayı sevmeye başlarsınız.

          velhasıla İbrahimi edayla yönelmek ister gönlümüz ;

          Hasbinnallahi ve nimel vekil ………………………..


          #797470
          Anonim

            Rabbe dost olana bütün kainat düşman olsa ne çıkar, Rabbi ona düşman bütün kainat dost olsa ne çıkar…

            Rabbini bulan neyi kaybetmiştir, Rabbini kaybeden neyi bulmuştur?

            Hocaefendinin dediği gibi, top onun tüfek onun, kev onun kevkan onun, zaman onun arş onun, onu bırakıp neye gideceksin?? Gidemezsin ki zaten, çıkamazsın kudret dairesinin içinden..

            Bu bağlamda kalıcı olan baki ebedi dost ancak ve ancak Rabbimizdir, dost olarak bize bu dünyada da ahirette de o yeterlidir.. Dünyadaki dostlarımız bize ancak kabrin kapısına kadar eşlik edebilirler.. Bu dünyada da başımız sıkıştığında bir dua, bir münacaat bir yakarışımızı; tek başımıza bir mağaranın içinde karanlıkta mahsur kalmış olsak bile çölün ortasında gecenin karanlığında yalnız olsak bile o duyar, o görür ve dilerse o içimize surur verir ferahlık verir.. kurtuluş verir..

            #797566
            Anonim

              DOST
              Bilsem ki bu benim cânım hiç yol aldı mı dost!
              Almayıp yâd ellerde âvâre kaldı mı dost!
              Dağınık bitkin hâlim; derbeder, bîmecâlim;
              Yakup gibi melâlim beni inletsin mi dost!
              Dağa ulaşdı yollar; kesti önümü çöller,
              Elimde solgun güller; pörsüyüp gitsin mi dost!
              Vurdu yokuşa düzler; her yanımda pürüzler,
              Sönüp gitti gündüzler; böyle kalayım mı dost!
              Bir küçük inâyet; lutfeyle az siyanet,
              Etmezsen eğer himmet, hep ağlayayım mı dost!
              Budur Sana zannım tam, zannım o ki afvolam,
              Afvolmazsam ya n’olam, böyle yanayım mı dost!

              #797819
              Anonim

                Bu zamandaki dostluklar hep bir çıkar mihvalinde bir menfaat dairesinde, dostluğu bir ticaret bir çıkar olarak düşünmek ne kadar doğrudur? Dost denince akla hep manevi bir kuvvet ve destek gelmekte iken nasıl olurda dostluğu bu kadar ucuza satıp alabiliyoruz. Ahmet, mehmet ile parası olduğu için beraberler, veya arabası var diye bugün yanında veya onun evinde kalıyor diye ona hoş görünüyor. Peki ya öküz ölüp ortaklık biterse ne olacak? Mehmet, ahmetin niyetini anlarsa ne olacak? Dostluğumuzu bu kadar ucuza mı vereceğiz?

                Yoksa bu dostluk hissiyatını duygusunu ihtiyacını bizim içimize koyan ve Ona vermemiz için ihtiyaçlı yaratana mı vermeliyiz? Bir çiçek nasıl ki güneşe ve suya ihtiyacı var ise nasıl ki bizlerin havaya, beslenmeye ihtiyacımız var ise ruhumuzunda ihtiyacı olan bu acizliğini, kuvvetsizliğini, bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek içinde dostluğa ihtiyacı vardır. Avrupalıların evlat sevgisini hayvanlara bakmakla gidermesi o ihtiyacı hiç karşılayabilir mi? Nihayetsiz bir dost hissiyatı hiç aynı nevinden biri ile giderilebilir mi? Ancak o istek gibi nihayetsiz bir his o duyguyu tatmin edebilir..

                #797823
                Anonim

                  Peki ya öküz ölüp ortaklık biterse ne olacak?

                  evet kurt öküz çakal yada sırtlan aslan kaplan puma yada pars ölünce gerçekten ortalıkta bitiyor tabikide bunu yapmamak lazım gerekiyor karşılıksız bir dostluk sadece yalnızca ALLAH’IMIZLA RABBİMİZLE OLAN DOSTLUĞUMUZDUR…NEYE YAKLAŞSAM SONU UZAKLIK AYRILIK VE KIRGINLIK ANLADIM Kİ MEVLAM’DAN GAYRİSİYLE YOKMUŞ YAKINLIK….YAHYA KEMAL BEYATLI NE KADAR GÜ

                  #804325
                  Anonim

                    İsterim fakat bir Yar-i Baki İsterim

                    #804487
                    Anonim

                      YİRMİ BİRİNCİ DEVÂ
                      Ey hasta kardeş! Senin hastalığında maddî elem var. Fakat o maddî elemin tesirini izale edecek ehemmiyetli bir mânevî lezzet seni ihata ediyor.
                      Çünkü, peder ve validen ve akraban varsa, çoktan beri unuttuğun gayet lezzetli o şefkatleri senin etrafında yeniden uyanıp, çocukluk zamanında gördüğün o şirin nazarları yine görmekle beraber; çok gizli, perdeli kalan etrafındaki dostluklar, hastalığın cazibesiyle yine s neviyeyi kendine celb ettiğinden, hiçten, çok yardımcı ahbap ve şefkatli dost buldun.
                      Hem çok meşakkatli hizmetlerden paydos emrini yine hastalıktan aldın, istirahat ediyorsun. Ebette senin cüz’î elemin, bu mânevî lezzetlere karşı seni şekvâya değil, teşekküre sevk etmelidir.

                      LEMALAR

                      #804486
                      Anonim

                        ……. hayat-ı içtimaiyenin bir temel taşı; ve fıtrat-ı beşeriyenin bir hâcet-i zaruriyesi; ve aile hayatından tâ kabile ve millet ve İslâmiyet ve insaniyet hayatına kadar en lüzumlu ve kuvvetli râbıta; ve her insanın kâinatta gördüğü ve tek başına mukabele edemediği medâr-ı zarar ve hayret ve insanî ve İslâmî vazifelerin ifasına mâni maddî ve mânevî esbabın tehacümatına karşı bir nokta-i istinat ve medar-ı tesellî olan dostluk ve kardeşâne cemaat ve toplanmak ve samimâne uhrevî cemiyet ve uhuvvet, hem siyasî cephesi olmadığı halde ve bilhassa hem dünya, hem din, hem âhiret saadetlerine katî vesile olarak İmân ve Kur’ân dersinde hâlis bir dostluk ve hakikat yolunda bir arkadaşlık ve vatanına ve milletine zararlı şeylere karşı bir tesanüt taşıyan Risale-i Nur şakirtlerinin pek çok takdir ve tahsine şâyân ders-i imanda toplanmalarına, “cemiyet-i siyasiye” nâmını verenler, elbette ve herhalde, ya gayet fena bir surette aldanmış veya gayet gaddar bir anarşisttir ki, hem insaniyete vahşiyâne düşmanlık eder, hem İslâmiyete nemrudâne adâvet eder, hem hayat-ı içtimaiyeye anarşiliğin en bozuk ve mütereddî tavrıyla husumet eder ve bu vatana ve millete ve hâkimiyet-i İslâmiyeye ve dinî mukaddesata karşı mürtedâne, mütemerridâne, anûdâne mücadele eder. Veya ecnebî hesabına bu milletin can damarını kesmeye ve bozmaya çalışan el-hannâs bir zındıktır ki, hükümeti iğfal ve adliyeyi şaşırtır, tâ o şeytanlara, firavunlara, anarşistlere karşı şimdiye kadar istimal ettiğimiz mânevî silâhlarımızı, kardeşlerimize ve vatanımıza çevirsin veya kırdırsın. Mevkuf
                        Said Nursî

                      10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
                      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.