• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #673433
    Anonim

      Gözyaşından iftar Dağ gibi bir adamdı Elli yaş civarında Kara palabıyıkları ve dadaş şalvarı ile kapının önünde bekliyordu
      Açıldı kapı Biraz önce çalınmış olan
      Adam hayırlı ramazanlar dedi Ben ramazan davulcu…su…
      Daha cümlesini tamamlamamıştı bile
      Kapının bu tarafındakiYani kadınYani kapıyı gönülsüz açmış olan Davul çalınsın istemiyorum ki! dedi
      Keskin bir bıçak hükmündeydi cümle ve önce sahibini kesti Sonra dadaş şalvarlı adamı
      Adam kapının eşiğinde öylece dikildi kaldı
      Hiçbir sukut;
      bu kadar uzun,
      bu kadar anlamlı,
      bu kadar imha eden
      OLMAMIŞTIR!
      Bundan böyle de ihtimal olmayacaktır
      Kadın, bu sükutun kendisini nasıl vuracağından habersizdi
      Kapadı kapıyıYaralanmış olduğunu henüz bilmiyordu Ama, kendi ağzından çıkmış cümlenin nasıl yabancı ve yaralayıcı bir şeye dönüşmekte olduğunu çok değil on beş dakika sonra, yani iftar vaktinde anlayacaktı
      Şimdi kendince bahaneler üretiyor hançer hükmündeki cümlesi için
      Saat üç buçukta sahura kalkan var sanki
      Mahallenin arabaları uzay savaşlarının askerleri gibi davulun tokmağı ile taaruza geçiyor zaten
      Davulmuş! Davul mu kaldı!
      Kime çalıyorsun ki davulu!
      Hadi çalıyorsun bari vaktinde çal
      Sinir olmakta haksız mıydı…?
      Nafile Kendini ikna edemiyorNe oldu!Nasıl oldu!Kendi ağzından çıkan cümle nasıl un ufak ediyor bilincini! Ama o, henüz doğranmakta olduğunu bilmiyor
      Kadın, kafası ile kalbinin birbirine uzak düşmekte olduğunu idrak edemiyor henüz
      Bir başına Suyu çekilmiş değirmenler kadar yalnız
      Oğlan yedi oyuna, çoban yedi koyuna gitti misali
      Herkes bir yere iftara davetli Kadın yalnızBeraberinde, biraz önce kendinden çıkarak kendini paralayan hançer cümle Büyüyor yavaş yavaşBütün evi ele geçiren olacak biraz sonra
      Cümle büyüdükçe, kadının içindeki sıkıntı da büyüyorYalnız iftar edeceğine veriyor
      Deniz gamı alır mı? Suyu çekilmiş değirmen taşı misali duran kadın,denizden su toplamaya çalışıyor beyhude Burgaz’ın ışıkları içindeki yangını arttırıyorTaş kıpırtısız
      Ezanın eli kulağında
      Hiç mutadı olmadığı halde televizyonu açıyor Açtığı gibi bir duanın içinde buluyor kendini Önce iyi geliyor duaAmin amin dedikçe yüreğinden yürek sökülüyorAma sonra ne olursa oluyor,kadın Rabbinin huzurunda biraz önce ben senin bir kulunu nasıl hoyratça gönderdim diyen kendisiyle yüzleşiyorKendi istekleri için amin amin derken, daha demin nasıl hoyratça geri çeviren olduğunu fark ediyor
      Amin dedikçe her aminin Rabbinin huzurundan geri döndürülmekte olduğunu GÖRÜYOR o an Ağlamaya başlıyor Ama ne ağlama
      İftar gözyaşından geliyor
      Sonra Saatler boyu o davulcu için dua ediyor
      Gidenler dönmüş oluyor Gözleri şişmiş kadına bakıyorlar ne oldu demekten korkarakKapıya gelen davulcu için dua ettim diyor kadınDua ettim Dua ettim Hala dua ediyorHarf harf
      İçinde Hızır kıssaları Dua hafiletmiyor lakin Bir kulunu nasıl geri çevirdim Bir kulunu nasıl Bir kulunu…Bir…Ahenk gittikçe hızlanıyor

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.