• Bu konu 11 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Yazar
    Yazılar
  • #674135
    Anonim

      …..

      #798795
      Anonim

        Tam anlayamadım .. kim kimi aldatiyor, kiminle evleniyor?

        #798682
        Anonim

          Cok karisik bir durum

          Bence gecmisi kurcalamadan tövbe etmek lazim..burda haklar bir birine girmis hakli yok gibi…
          En iyisini Rabbim bilir…

          bir kardesimizin acmis oldugu bu linkdeki yaziyi okumanizi isterim..

          http://www.risaleforum.net/islamiyet/islam-akaidi-ve-fikih/sorularla-islamiyet/63087-gunahlar-nasil-kara-donusur.html#post268022

          #798798
          Anonim

            ……

            #798804
            Anonim

              Ustadımız Bediüzzaman r.a. hazretleri tesettür risalesinde kadının kocasına karşı sorumlulukları arasında sadakati ifade ediyor. Ve ayrıca Resulu zişan a.s.v efendimiz bizi aldatan bizden değildir demekte.Ve ayeti kerimede Allahu teala buyuruyor ki:

              5. Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılındı. Ehl-i kitabın kestikleri ve diğer yiyecekleri size helâldir. Sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Namuslu, zinaya girmemiş ve gizli dostlar edinmemiş insanlar halinde yaşamanız şartıyla, müminlerden hür ve iffetli kadınlarla, sizden önceki Ehl-i kitaptan hür ve iffetli kadınlar da, mehirlerini verip nikâhladığınızda size helâldir. Kim imanı inkâr ederse bütün yaptığı işler boşa gider ve o, âhirette de ziyana uğrayanlardan olur. Maide Süresi [2,236; 4,24-25]

              Ehl-i kitabın besmele çekerek kestikleri temiz hayvanın eti helâldir. Ehl-i kitabın namuslu kadınları da müslüman erkekle evlenebilir. Âyetin sonu müslümanı uyarmaktadır.

              Eğer aldatmakta ki maksadınız zina ise ki buna ancak aldatma denilebilinir, bir erkeğin bunu bilmesi ve o şekilde evlenmesi gerekir ki ayeti kerime bunu emrediyor.. Ancak evlendikten sonra bunu itiraf etmek belki evliliğini bitirebilir. Tevbe istiğfar ederek taki bu günahından aff olduğundan emin olana kadar iffetini ve sadakatini daim etmelidir.. Ayrıca şunu da söylemek gerekirse bu duruma fetva verilecek bir husus bulunmayabilir, kendi içini rahatlatmak için fetva aramak yerine sadakatini daim iffetini muhafaza ve günahının affına gayret etmesi onun hayrına olacaktır.

              #798836
              Anonim

                …….

                #798839
                Anonim

                  @aleyna_1 268116 wrote:

                  yani evlendikten sonra tövbe etsem herşeye , aynı şeyler tekrarlanmazsa söylemem gerekmez değilmi? yanlış anlamadım umarım

                  Tövbede acele etmeli ve hemen tövbe etmeli Bir saniye sonrasina yasayacagimiza dair bir garantimz yoktur..

                  #798840
                  Anonim

                    @aleyna_1 268116 wrote:

                    yani evlendikten sonra tövbe etsem herşeye , aynı şeyler tekrarlanmazsa söylemem gerekmez değilmi? yanlış anlamadım umarım

                    ayeti dikkatle okumanızı tavsiye ederim.
                    ayrıca bu şekilde yaparsanız, eşiniz olacak kişiye söylemediğiniz için vicdanınız rahat olacak mı?

                    #798842
                    Anonim

                      hakkına girmiceksem rahat olucak vicdanım . onunla yüzleşmektense günahımı çekmeyi tercih ederim onun hakkı bana geçmesin yeter

                      #798866
                      Anonim

                        @aleyna_1 268124 wrote:

                        hakkına girmiceksem rahat olucak vicdanım . onunla yüzleşmektense günahımı çekmeyi tercih ederim onun hakkı bana geçmesin yeter

                        Başta zina olmak üzere kul hakkına da girmişsiniz. Bundan dolayıda vicdanınızbu günahlardan dolayı rahatsızlık duymakta..

                        #798867
                        Anonim

                          ne yapmam lazım bu durumda 🙁

                          #798876
                          Anonim

                            taki bu günahından aff olduğundan emin olana kadar Tevbe istiğfar ederek iffetini ve sadakatini daim etmelidir..

                            Zinanın hükmü İslam’da açıktır. Suçunu hakimin huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, bekar bir insan için ise verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

                            Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise, bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir.

                            Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur. Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır; varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

                            İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de,

                            “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar.”(Nisa, 4/48,116)

                            buyurarak, hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

                            Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala,

                            “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim, 66/

                            buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

                            1. Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
                            2. Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
                            3. Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
                            4. Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

                            Bir rivayette de “Nasuh Tövbe” şöyle tarif edilmiştir:

                            “- Günahlara pişmanlık.
                            – Farz ibadetleri yapmak.
                            – Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
                            – Kırgın ve küskünlerle barışmak.
                            – Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek.”
                            (bk. Kenzü’l-ummal, 2/3808)

                            İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz.

                            Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz, ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. “Ben çok iyiyim, bu işi hallettim.” demek ne kadar yanlışsa; “Ben bittim, beni Allah kabul etmez.” demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.

                            Sorularla İslamiyet

                            #798886
                            Anonim

                              çok teşekkür ederim bilgiler için 🙂

                            13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
                            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.