• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #674750
    Anonim

      Namaz nasıl az masrafla kazanılır bak, gör
      19 Kasım 2011 / 00:01
      Günün Risale-i Nur dersi

      بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
      اَلصَّلاٰةُ عِمَادُ الدِّينِ (“Namaz dinin direğidir.” (Tirmizi, İmân: 8; İbni Mâce, Fiten: 12; Müsned, 5:231, 237; el-Hâkim, el-Müstedrek, 2:76.)
      Namaz ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masrafla kazanılır; hem namazsız adam ne kadar divane ve zararlı olduğunu iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, gör:
      Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, herbirisine yirmi dört altın verip, iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: “Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bazı şeyleri mübâyaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir.”
      İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat o masraf içinde, efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki, sermayesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan, istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara mumara verip zayi eder. Birtek altını kalır. Arkadaşı ona der: “Yahu, şu liranı bir bilete ver, ta bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder. Seni de tayyareye bindirirler; bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa, iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun.”
      Acaba şu adam inat edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip muvakkat bir lezzet için sefahete sarf etse, gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam dahi anlamaz mı?
      İşte ey namazsız adam! Ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
      O hâkim ise, Rabbimiz, Hâlıkımızdır.
      O iki hizmetkâr yolcu ise: Biri mütedeyyin, namazını şevkle kılar; diğeri gafil, namazsız insanlardır.
      O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür.
      O has çiftlik ise Cennettir.
      O istasyon ise kabirdir.
      O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat’ ederler. Bir kısım ehl-i takvâ berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. Bir kısmı da hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat’ eder. Kur’ân-ı Azîmüşşan şu hakikate iki âyetiyle işaret eder.
      O bilet ise namazdır. Bir tek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen, ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder! Zira, bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek akıl kabul ederse -halbuki kazanç ihtimali binde birdir- sonra yirmi dörtten bir malını, yüzde doksan dokuz ihtimalle kazancı musaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?
      Halbuki namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah, dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette ibkà eder. (Sözler, 4.Söz)
      Bediüzzaman Said Nursi
      SÖZLÜK:
      bahtiyar : talihli
      bedbaht : talihsiz, kötü talihli
      define : hazine, gizli servet
      divane : akılsız, deli
      hâkim : idareci
      has : özel
      hizmetkâr : hizmetçi
      ikamet etmek : oturmak
      kat’î : kesin
      kerîm : ikram sahibi, cömert
      kıymettar : kıymetli, değerli
      mahall-i ikamet : kalınacak yer
      mesken : ev, yer
      muvakkat : geçici
      mübâyaa etmek : satın almak
      mühim : önemli
      nefis : kişinin kendisi; insanı maddî zevk ve isteklere sevk eden duygu
      sarf etmek : harcamak
      sefahet : yasak zevk ve eğlencelere düşkünlük, bilnçsizcesizce davranış, budalalık
      şimendifer : tren
      tayyare : uçak
      temsilî : kıyaslamalı benzetme şeklinde, analojik
      zayi etmek : kaybetmek
      âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki hayat
      âkıl : akıllı
      amel : iş, davranış
      berk : şimşek
      beşer : insan
      dünyevî : dünyaya ait
      ebed : sonsuzluk
      ehl-i takvâ : takvâ sahipleri
      fani : ölümlü, geçici
      gafil : duyarsız, sorumsuz, âhiretten ve Allah’ın emir ve yasaklarından habersiz davranan
      hakikat : gerçek, doğru
      hâkim : idareci, yönetici
      Hâlık : herşeyi yaratan Allah
      has : özel
      haşir : öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma
      hayat-ı dünyeviye : dünya hayatı
      hayat-ı ebediye : sonsuz âhiret hayatı
      hazine-i ebediye : sonu olmayan, sonsuz hazine
      hilâf-ı akıl ve hikmet : akla ve ilme aykırı
      hilâf-ı akıl : akla aykırı
      hizmetkâr : hizmetçi
      ibkà etmek : devamlı ve kalıcı hale getirmek
      iştirak etmek : katılmak
      kâfi : yeterli
      kat’ etmek : aşmak, kesmek
      Kur’ân-ı Azîmüşşan : şanı yüce Kur’ân
      musaddak : doğrulanan
      mübah : sevap veya günah olmayan günlük işler
      mütedeyyin : dindar
      mütefâvit : farklı
      nefis : insanın kendisi
      Rab : herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah
      sarf etmek : harcamak
      sermaye-i ömür : ömür sermayesi
      suret : şekil
      şevk : çok istek ve arzu, coşku
      takvâ : Allah’tan korkup emir ve yasaklarına titizlikle uyma
      zulmetmek : haksız yere kötülük etmek

      #799974
      Anonim

        Ayasofya’yı görmeden ölünmez
        19 Kasım 2011 / 08:14
        İstanbul’un en önemli tarihi eserlerinden biri olan Ayasofya, ölmeden önce mutlaka görülecekler listesine girdi

        Ünlü haber sitesi Huffington Post tarafından düzenlenen ‘Ölmeden önce görülecek 1000 yer’ anketinde ilk 16’ya giren Ayasofya, eleme usulüyle süren oylamada bir üst tura çıkabilir. Elemenin ilk turunda Ayasofya’nın rakibi, Şili’ye ait Paskalya Adası.
        Üç turdan sonra finale kalacak olan iki yer yarışacak ve yapılacak son oylamayla, ölmeden önce görülmesi gereken yerler arasında en başta yer alacak olanı 28 Kasım günü belirlenecek. Listede Kahire’deki Keops Piramidi, Moskova’daki Kızıl Meydan, Peru’daki Machu Picchu antik şehri, ABD’deki Yellowstone Milli Parkı ve İtalya’daki Vatikan bölgesi de var.
        Hürriyet

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.