- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
2 Nisan 2012: 21:39 #676606
Anonim
Uluslararası Yargı Reformu Sempozyumunda konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yargının hesabını veremediği sınır tanımaz uygulamalarının ağır bedeller ödenmesi sonucunu doğurduğunu, anayasa ve yasalarda radikal değişimlerin yapılmasının haklı sebebini oluşturduğunu belirterek, ”Dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığımız gibi, bugün de siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
REFORMLAR, GEÇMİŞTEN İNTİKAM ARACI OLMAMALI
Türkiye’de hak ve özgürlükler konusunda yükselen bir bilincin varlığının görüldüğünü söyleyen Başkan Kılıç, yargıda yapılacak reformların geçmişten intikam alma aracı olarak kullanılması gibi bir yanlışlığa düşülmemesi gerektiğini belirtti. Kılıç, halkın mutluluğu adına, evrensel değerlerle bütünleşmiş, her türlü siyasî ve ideolojik etkiden arındırılmış, hızlı ve etkin bir yargı ihti-yacının reform projelerini gerçekleştirmeyi zorunlu kıldığını ifade etti.Herkes işini yapsın
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yargının hesabını veremediği sınır tanımaz uygulamalarının, ağır bedeller ödenmesi sonucunu doğurduğunu, anayasa ve yasalarda radikal değişimlerin yapılmasının haklı nedenini oluşturduğunu belirterek, ‘’Dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığımız gibi bugün de siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz’’ dedi.
Uluslararası Yargı Reformu Sempozyumu’nun açılışına, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Martin Raiser, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Abdullah Arslan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ali Em ile yüksek yargı organları mensupları ve çok sayıda hakim, savcı katıldı.
Açılışta konuşan Kılıç, yargı organları ve Adalet Bakanlığı’nın son yıllarda uluslararası düzeyde yaptıkları bu tür başarılı organizasyonların dikkati çekici şekilde artmasının, Türkiye için umut verici bir gelişme olduğunu söyledi. Sempozyumun konu başlıklarına bakıldığında, Türkiye’de hak ve özgürlükler konusunda yükselen bir bilincin varlığının görüleceğini ifade eden Kılıç, ‘’Bu bilincin doğurduğu sorunları çözüm yolları arama çabasını, ülke ve dünya barışına katkı verecek projeler kapsamında değerlendirmek gerekir. Din, dil, ırk farkı gözetilmeksizin yargı dünyasının sorunlarına derman olacak, çareleri konuşmak üzere bizleri bir araya getiren gücün sahip olduğumuz ortak insanlığın onur ve bilincinden kaynaklandığı açıktır’’ diye konuştu.
Yargıyı ‘’bir cümle ile yaşanmış gerçeklere ulaşma sanatı’’ olarak tanımlayan Kılıç, şöyle devam etti:
‘’Bu gerçeklere ulaşmakla hak ve özgürlükleri ihlal edilmiş olanların, haklarını zamanında ve adilce teslim etmiş oluruz. İşte bugün, bu sanatın icrası sırasında ortaya çıkan engellerin kaldırılması için gelişen teknikler konuşulacak. Böylece yargının asli görevi olan yaşanmış hak ihlallerini ortadan kaldırmak için vicdan birliğini sağlamış olacağız.Yargının topluma sunduğu yegane ürün adalettir. Ve bu ürünün alternatifi de yoktur. Adalet hizmetlerinin onarıcı niteliği, üretim kalitesi ve zamanında dağıtımın varlığı ile güç kazanır. Aksi durum bunalım, kaos ve vicdanları isyana sürüklemekten başka sonuç doğurmaz. İşte hukukun haksızlığı olarak da tanımlayacağımız bu kaotik duruma çözüm bulmak zorundayız.’’
“REFORMLAR İNTİKAM ARACI OLMASIN”
Haşim Kılıç, Türk yargı dünyasında yaşanan büyük sorunların, uygulama sürecinde yaşanan olumsuzluklardan kaynaklandığını ifade ederek, hakimin tarafsızlığının sağlanamaması, mesleki eğitimdeki eksiklikler, evrensel değerlere uzaklak gibi nedenlerin uygulamada toplumu ikna edecek güçlü kararların çıkmasına imkân vermediğini kaydetti. Doğan bu boşluğun, her seferinde siyaset kurumlarınca yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle doldurulduğunu ve yargının yorum alanının daraltıldığını belirten Kılıç, bunun bir şekilde yargıya olan güvensizlik olarak da tanımlanabileceğini kaydetti.Kılıç, ‘’Yargının hesabını veremediği sınır tanımaz uygulamaları, ağır bedeller ödenmesi sonucunu doğurmuş, anayasa ve yasalarda radikal değişimlerin yapılmasının haklı nedenini oluşturmuştur. Dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığımız gibi bugün de siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz’’ diye konuştu.
Hakimlerin, yasaların ve kuralların dili olduğunu vurgulayan Kılıç, şunları kaydetti:
‘’Bu dili nasıl kullanırsanız, hukuk devleti ona göre oluşur ve gelişir. Hakimin iç dünyasındaki endişe, kaygı, korku, ideolojik baskı, dostluk ve düşmanlık duygularından arındırılması, tarafsızlığının olmazsa olmaz koşuludur. Vicdanlar üzerinde oluşan bu işgaller kalkmadıkça, bağımsız ve tarafsız bir yargının oluşumunu sağlamak mümkün değildir. Hukuk, siyasal, kültürel ve sosyal hayatı dönüştüren çok güçlü bir araçtır.Bu aracın dönüştürücü gücünü, toplumu hizaya sokan vesayetçi bir anlayış için değil, insan onurunu huzura erdiren hak ve özgürlüklerin adil dağıtımında tüketmeliyiz. Yapılacak reformların, geçmişten intikam alma aracı olarak kullanılması gibi bir yanlışlığa da düşülmemelidir. Aktörleri değişmiş yeni vesayet odaklarının oluşmasına imkân vermeyen samimi değişimlere inanmak istiyoruz. Toplumun ve dünya barışının buna ihtiyacı vardır.
Bağımsızlık ve tarafsızlık sorunların çözmüş bir yargının, adil, makul ve ölçülü kararlarıyla uygulama sorunları ortadan kalkacak, oluşan bu güven ikliminde hak ve özgürlüklerin daha rahat yaşanması sağlanacaktır. Halkımızın mutluluğu adına evrensel değerlerle bütünleşmiş, her türlü siyasi ve ideolojik etkiden arındırılmış, hızlı ve etkin bir yargı ihtiyacı, konuşacağımız reform projelerini gerçekleştirmeyi zorunlu kılmaktadır.’’
Kılıç, uyuşmazlıklar için yargıya intikal etmeden önce yeterli çözüm yollarının öngörülememesi, yargılama aşamalarında ara kademelerin hayata geçirilemeyişinin, yaşanan tıkanıklıkların sebeplerinden bazıları olduğunu ifade etti.
Yeni Asya Gazetesi -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.