• Bu konu 15 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 17)
  • Yazar
    Yazılar
  • #677290
    Anonim

      “Allah’a hizmet etmekle mutlu olana, bütün varlıklara hizmet etmekten mutluluk duyar.
      Kimin gönlü Allah ile mutlu olursa, onu gören herkesin gözü aydın olur.”

      — Yahya b. Muâz rh.a.

      #805648
      Anonim

        Hak şerleri hayr eyler
        Zannetme ki gayr eyler
        Arif anı seyr eyler
        Mevla görelim neyler
        Neylerse güzel eyler

        Sen Hakk’a tevekkük kıl
        Teslim ol ve rahat bul
        Her işine razı ol
        Mevla görelim neyler
        Neylerse güzel eyler

        Bir işi murad etme
        Olduysa inad etme
        Hak’tandır o reddetme
        Mevla görelim neyler
        Neylerse güzel eyler

        Sen halk ile yarılma
        Bu nefs ile hem kalma
        Kalbinden ırağ olma
        Mevla görelim neyler
        Neylerse güzel eyler

        Erzurumlu İbrahimHakkı Hazretleri

        #805853
        Anonim

          Özini gözleyen kimseye bakmaz
          Dahı iş dirisen ol yana akmaz

          Sözi kes söyleme gel sen seni güt
          Kakıma kimseyi sen işit öğüt

          Yunus EMre

          #805862
          Anonim

            İnsanda göz, kulak, el, ayak, söz, şuûr, vicdân gibi maddî ve mânevî techîzât, öncelikle fıtrî gâyeye mebnî olarak, yâni kulu ilâhî hakîkate mazhar kılmak için verilmiş Rabbin yüce ihsânlarıdır.
            Göz, âfâkî hak parıltılarını görmek;
            Kulak, ilâhî irşâd seslerini duymak;
            El, hayırlara mecrâ olmak;
            Ayak, hasenâta ve hizmete seferber olmak;
            Söz, gönül akışlarını dile getirmek ve ilâhî kelimeleri okuyup kalbin zikrullâh ile itmi’nâna ermesini sağlamak;
            Şuûr, dış âlemdeki kudret akışlarını idrâk etmek;
            Vicdân, iç âlemdeki kudsî parıltıları, rûhânî temasları derlemek için verilmiştir.

            Bu nûrânî teşkilâtı, fısk u fücûrda kullanmak, fıtrî gâyeye ihânet, Yaradanına isyândır. Bunları yerli yerinde kullanmak da fıtrata dönmek, kalbini rûhânî hayâtla gıdâlandırmaktır.

            Dîni himâyesi altına almış olan Allâh -celle celâlühû-‘nun, kudret ve azameti karşısında müslümanlara ve Kur’ân’a tasallut teşebbüslerinde bulunanların er-geç ilâhî intikâma dûçâr olacakları muhakkaktır.

            Sînelerde zehirli bir yılan gibi çöreklenen, zaman zaman da iz’aç halkaları ile kımıldayan zehirli ağızların ve şuûrsuz kalemlerin temiz dindarları ne kadar rencide ettiği mâlûmdur.

            Şunu iyi bilmek îcâb eder ki, fıtrî asâleti bozmak, Allâh’ın yarattığını değiştirmek imkâsızdır. Dînsizlik, ne kadar zulümle yaygınlaştırılmaya çalışılsa da, dînin, rûhî ve vicdânî derinliklere yerleştirilmiş ulvî köklerinin yeşermesine mânî olunamaz. Kulun, Rabbine yakınlaşmak ihtiyâcı durdurulamaz. Yaradılışdaki bu ulvî neş’eler önlenemez. Çünkü ilâhî kudret, dîn ihtiyâcı ve Rabbe yakınlaşmayı sünnetullâh olarak takdîr buyurmuştur.

            “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök! Ayaklarımızı (dîninde ihlâs üzere) sâbit kıl ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!..” (el-Bakara, 250)

            “Ey Rabbimiz! Bize, rasûllerine va’dettiğini lutfeyle; kıyâmet günü bizleri rezîl ve perîşân eyleme!..” (Âl-i İmrân, 194)

            Âmîn…

            #805971
            Anonim

              Cihan, ilâhî muhabbetin tezâhürüdür. Bu tezâhürün öz cevherini de Muhammedî nûr teşkil eder.
              #805972
              Anonim

                Erişilmez incelikler, bediî güzellikler ve dibi görünmez derinlikler istidâdı içinde yaratılan

                biz insanlar;

                İnsânî kıymetimizi, ancak Allâh -celle celâlühû-‘ya kul olabildiğimiz ve O’nun Habîbinin

                davranış ve zirve ahlâkından hisse alabildiğimiz nisbetle muhâfaza edebiliriz.

                #805973
                Anonim

                  Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e ve O’nun vârisleri olan,

                  Ehlullâha

                  Muhabbette; bereket

                  Buğzda ; ise dünya ve ahirette nedamet vardır…

                  #805976
                  Anonim
                    “Eğer bir gün dünyaya âit çok büyük bir derdin olursa;

                    Rabbine yönelip:

                    «−Yâ Rabbi! Benim çok büyük bir derdim var.» diye sızlanma!

                    Tam bir tevekkül ve teslîmiyet içerisinde derdine dön ve ona de ki:

                    «−Benim çok büyük bir Rabbim var!»”

                    #806050
                    Anonim

                      “Kul;

                      ‘yediğini ve giydiğini nereden karşılıyor?’

                      diye ortağını gözetleyip durduğu gibi,

                      kendi öz nefsini denetlemedikçe aslâ takvâ sahibi olamaz.”

                      Meymûn ibni Mihrân

                      #806057
                      Anonim

                        “Yapacağın işlerde nefsine danışmak ve ne derse onun aksini yapmak kemâldir, olgunluktur.”

                        Mevlana

                        #806122
                        Anonim

                          “Gündüz gibi ışık saçmak istiyorsan, geceye benzeyen nefsini yakmalısın.”
                          #806206
                          Anonim

                            Kendi yaratılışını gördüğü halde yüce Allah’ın varlığı hakkında şüpheye düşenlere şaşıyorum.” -İmam Zeynelâbidin k.s.
                            #806749
                            Anonim
                              “Bu dünyaya kalmayalım, fanidir aldanmayalım

                              Bir iken ayrılmayalım gel dosta gidelim gönül.”

                              — Yunus Emre k.s.

                              #807571
                              Anonim
                                “(Ey İnsanlar!) Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan, Allâh’ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.”

                                (Lokmân, 33)

                                #807578
                                Anonim
                                  Bir gözsüz akrep ve ayaksız bir yılan gibi haşerata mağlup olan insana ,

                                  bir küçk kurttan ipeği giydiren

                                  ve

                                  zehirli bir böcekten balı yediren ;

                                  onun iktidarı değil, belki onun zaafının semerei olan;

                                  teshir-i Rabbani ve ikram -ı Rahmanidir.

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 17)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.