• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #678223
    Anonim

      Kimse Nerede Öleceğini Bilemez

      Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede şöyle buyurur:

      Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.

      (Lokman, 31/34)

      Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyururlar:

      Allah Teâlâ bir kimsenin herhangi bir yerde ölmesine hükmettiğinde, o kimse için o yerde bir ihtiyaç zuhur ettirir.

      (Tirmizî, Kader, 11/2146, 2147; Hâkim, Müstedrek, I, 102/127; Buhârî, el-Edebü’l-müfred, no: 780)

      Ölüm Meleği bir gün, Hazret-i Süleyman (aleyhisselâm)’ın yanına uğramıştı. Meclisinde bulunan bir kişiye dikkatle baktı. O zât bir ara Hazret-i Süleyman (aleyhisselâm)’a:

      “–Bu kim?” diye sordu. Süleyman (aleyhisselâm) da, Ölüm Meleği olduğunu söyledi. Adam:

      “–Sanki benim canımı almak istiyormuş gibi bakıyordu, rüzgâra emretsen de beni götürüp Hind diyârına bıraksa” diye ricâda bulundu. Süleyman (a.s) adamın isteğini yerine getirdi. Daha sonra Ölüm Meleği, Hazret-i Süleyman (aleyhisselâm)’a:

      “–Ona dikkatlice bakmam taaccübüm sebebiyle idi. Çünkü onun canını Hindistan’da almam emredilmişti ve o hâlâ senin yanındaydı” dedi.

      (Ebu’s-Suûd, Tefsîr, VII, 78, [Lokmân, 34])

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.