• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #678742
    Anonim

      [TABLE=”align: center”]
      [TR]
      [TD] [/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]
      [TABLE=”align: center”]
      [TR]
      [TD]

      Yetimi gözetmek

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]


      Sual: Yetime iyilik etmenin veya onu dövmenin veya hakkını yemenin dindeki yeri nedir? Yetimlik kaç yaşında sona erer?
      CEVAP
      Akıl-baliğ olan çocuk, yetimlikten çıkmış sayılır. Yetime iyilik etmek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
      (Yetimi güzel terbiye ederek büyütenle Kıyamette beraber oluruz.) [Buhari]

      (Akraba veya yabancı bir yetimi kendisini kurtarana kadar bakana Cennet vacip olur.) [Ebu Davud]

      (Allahü teâlâ, yetim bulundurulan ve ona iyilik yapılan evi sever.)
      [Taberani]

      (Yetime yakın ol, ona acı, başını okşa, beraber yemek ye! Böyle yapanın, kalbi yumuşar ve ihtiyaçları karşılanır.)
      [Haraiti]

      (Sabredip sevabını umarak yetime bakanla, Cennette beraber oluruz.)
      [Taberani]

      (Cennetin kapısını ilk önce ben açacağım. Bu sırada, bir kadın, benden önce davranacak, buna kim olduğunu soracağım, o da,
      “Yetim kalan çocuklarıma bakan biriyim” diyecektir.) [Ebu Ya’la]

      (Evlerin en iyisi, yetime iyilik yapılan evdir. En kötüsü de yetime kötülük edilen evdir.)
      [İbni Mace]

      (Çocuklarının hepsini aynı derecede tutup, yetime haksızlık eden Allah’tan uzaklaşmış olur.)
      [İbni Asakir]

      (Yetimlerin, fakirlerin geçimini üstüne alan, Allah yolundaki bir mücahid gibi veya gündüz saim, gece kaim sevabına kavuşur.)
      [Buhari] [Saim, oruç tutan, kaim, gece ibadet eden]

      (Cennette “Dar-ül-ferah” denilen köşke, ancak, müminlerin yetimlerini sevindiren girer.)
      [İ.Neccar]

      (Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini istersen, yetime acı, onun başını okşa ve ona yediğinden yedir.)
      [Taberani] [Yetimin başını okşayana, hac sevabı verileceği de bildirilmiştir.]

      (Yetimi ağlatmaktan sakının!)
      [İsfehani]

      (Şu iki zaif hakkında Allah’tan korkun! Dul kadın ve yetim çocuk.) [Beyheki]

      (Yetim talebesine gücünün yetmediği işleri teklif eden hocaya elim bir azap vardır.) [İ.Rafii]

      Yetimi sevindirmek
      Sual:
      Yetimin başını sıvayana çok sevap verileceği bildiriliyor. Yaş sınırı var mı?
      CEVAP
      Evet yaş sınırı var. Akıl baliğ olunca yetimlik biter. Sıvamaktan kasıt, her ne şekilde olursa olsun onu sevindirmektir. İlla başını sıvamak demek değildir. Mesela onun bir ihtiyacını alıp vermek suretiyle onu sevindirmektir. Başını sıvayıp da, “Kerata sen ne yaramazsın” diyerek onu azarlarsak, başı sıvanmış olur ancak sevindirilmiş olmaz. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
      (Sırf Allah rızası için yetimin başını şefkatle okşayan, elinin değdiği saçlar sayısınca sevaba kavuşur.) [İ. Ahmed]

      Demek ki onun saçlarını okşarken Allahü teâlânın rızası düşünülmelidir.

      Herkesi sevindirmek sevap ama, yetimi sevindirmek daha fazla sevaptır. Herkesi üzmek günahtır ama yetimi üzmek daha çok günahtır. Herkesin malını haksız yere yemek haram ama yetiminkini yemek daha büyük günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
      (Büyük günahlar yedidir: Bunlardan biri de yetim malı yemektir.) [Bezzar]

      (Kıyamette, Allah katında büyük günahların en büyüğünden biri yetim malı yemektir.) [İbni Hibban]

      (Allahü teâlâ yetim malı yiyeni Cennete koymaz.)
      [Hakim]

      (Kıyamette bir topluluk ağızlarından alevler çıkar vaziyette kabirlerinden kalkarlar. Allahü teâlâ,
      [Nisa suresinin onuncu âyetinde mealen]

      “Haksız yere yetim malı yiyenler, karınlarına ancak ateş sokmuş olurlar. Bunlar, alevli, çılgın bir ateşe sokulacaktır” buyuruyor.) [Ebu Ya’la]

      Yetimlere iyilik edilmesi ve infakta bulunulması emrediliyor. (Bekara 83, 215)

      Yetimi sitemle defedip hakkını gasp edene şiddetli azap vardır. (Maun 2)

      Hazret-i Yakub ve bir yetim
      Bir kimse, Yakub aleyhisselama sual etti:
      – Gözün niçin görmüyor, belin niçin büküldü?
      – Gözüm, Yusuf’a ağladığım için görmüyor. Bünyamin’e üzüldüğümden dolayı da belim büküldü.

      Bu sırada Cebrail aleyhisselam gelip dedi ki:
      – Halinden şikayet mi ediyorsun?
      – Ben sadece kederimi Allahü teâlâya arz ediyorum. Ya Rabbi, gözleri görmez, beli bükülmüş şu çok yaşlı ihtiyara merhamet eyle! İki oğlumu bana geri ver!

      Cebrail aleyhisselam dedi ki:
      – Allahü teâlâ selam ediyor ve buyuruyor ki:
      İki çocuğun ölü bile olsaydı, seni sevindirmek için onları diriltirdim. Gözünün görmemesi ve belinin bükülmesinin sebebi şudur. Bir gün oruçlu, aç, fakir bir yetim sana gelmişti. Sonra bir koyun kesip ailenle yediğin halde ona da göndermeyi hatırlayamadın. Ben yetim ve fakirleri sevdiğim kadar hiçbir şeyi sevmem. Haydi bir yemek hazırla, fakirleri davet et!

      Yakub aleyhisselam da, oruçlu olanları akşam, oruç tutmayanları da sabah yemeğe davet etti. (Hakim)

      Bilindiği gibi, nihayet iki çocuğuna kavuştu. Şu halde, yetime merhamet etmeli, ona zulmetmemeli, hakkını yememelidir!
      Yetimlik olur yaman
      Ona dokunma aman

      Bir başkadır dünyası
      Çok hassastır yapısı

      Yaşı daha küçüktür
      Sözü bölük pörçüktür

      Sorsan sıkılır hemen
      Vursan yıkılır hemen

      Gözleri buğulanır
      Hemencecik sulanır

      Yaralıdır hep eli
      Tutulur bazen dili

      Kalbi hemen kırılır
      Sanma kolay sarılır

      Ona buna yanaşmaz
      Garip durur konuşmaz

      Her an boynu büküktür
      Elbisesi söküktür

      Der ki babam olsaydı
      Bana cici alsaydı

      Dertlerini diyemez
      Yeni şeyler giyemez

      Biri babacığım der
      Onun içi cız eder

      Sevgiden mahrum yaşar
      Bu hayata hep şaşar

      Canı çekse yiyemez
      Bunu alın diyemez

      İstese arsız derler
      Üstelik hırsız derler

      Yetimsin de üzülür
      Gözünden yaş süzülür

      Hâlinden hep sezilir
      Hor görülür ezilir

      Mahzundur onda gözler
      Dertlerini hep gizler

      Sıkıntıdan tırnak yer
      Acıyı kalbe gömer

      Öne eğer başını
      Tutamaz gözyaşını

      Hep suçlu gibi durur
      Gelen giden hep vurur

      Alıngan olur her an
      Yetime dokunma aman

      Verseler şunu bunu
      Avutamaz hiç onu

      Artık hayattan bıkar
      Üf demen onu yıkar

      Kötülenir, horlanır
      Yapma diye zorlanır

      Kırık kolu kanadı
      Yaramazdır hep adı

      Gelen giden takılır
      Bazen itip kakılır

      Anlaşılmaz feryadı
      Sevgidir tek muradı

      Onu kimse anlamaz
      Anlayan dayanamaz

      Yetimler üzülmesin
      Sinmesin, büzülmesin

      [/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.