• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #678906
    Anonim

      Şimdiye kadar hiç öldünüz mü?

      Musalla taşı üzerine konulup er kişi niyetine,
      namazınız kılındı mı hiç?
      Ve hoca efendinin; Merhumu nasıl bilirdiniz?
      Sorusuna verilen(soğuk ve içten olmayan)
      “iyi bilirdik iyii…

      ” Cevabını, kulaklarınızın zarlarını çınlatırcasına
      duydunuz mu hiç … Ne o ! ürperdiniz mi?
      niye öyle renginiz attı?
      Efendim; Ölüm sizin için değil mi?

      Öldüğümüzde sorulacak o bizi ürperten soruyu,
      niçin ölmeden önce kendimize sormuyoruz
      -Merhumu nasıl bilirdiniz?
      Veya
      Bir merhumun nasıl bilinmesi gerektiğini biliyor musunuz?

      Peki, “ÖLÜMÜN SIRRINA ERENLERDEN OLUNUZ” buyruğuna ne dersiniz.
      Ölümü bir yok oluş değil.
      Bir diriliş, bir var oluş ve o özlenen,
      beklenen sevgiliyle kavuşma anı ve
      ölümü bu dünyanın sigortası olarak görmeye ne dersiniz
      Zaten başka bir yolumuzda yok galiba

      Mü’min kefeni sırtında taşımalı
      hayatı ölümüne yaşamalı ve ölüm,
      onun için esaretin ve zulümlerin sona erişi
      özgürlüğün ve saadetin başlangıcı olmalı

      Ölünerek dirililen
      ve yaşamaya yeniden başlanılan bir ortamda
      güler bir yüzle buluna bilmek dileğiyle
      “İnne lillah ve inne aleyhi raciun”

      Mehmet Deveci

      #811603
      Anonim

        Ne güzel söylemiş Necip Fazıl

        ÖLÜM GÜZEL SEYDİR; BUDUR PERDE ARDINDA HABER!
        HİÇ GÜZEL OLMASAYDI, ÖLÜR MÜYDÜ PEYGAMBER?

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.