- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
25 Aralık 2012: 19:24 #678940
Anonim
JOKERİNİZİ ZAMANINDA KULLANIN!
Çocukluk ve gençlik güçlü bir jokerdir. İnsan, bu kadar varlık arasında, hayat yolculuğuna güçlü bir jokerle başlar. Çocuk, yorulmak bilmeden oynar. Annesinin, babasının göz kapakları kapanırken, onunki inadına açılır. Gece yarılarına kadar uyumaz. Suyu, ekmeği oyun olur. Nereden gelir o enerji anlayamazsınız? Hayat, bir müddet böyle devam eder. Sonra okul hayatı başlar. Çocuk yeni bir dünyaya girer. Akranlarıyla birlikte, yürüyeceği hayat yolunun bilgilerini öğrenir.
Gücünü çocukluğundan alır, ağlamayla isteklerine ulaşır. Gözyaşları karşısında herkesi pes ettirir. Acziyeti insanların şefkat ve merhametini celbeder. Herkesi kendine hizmet ettirir. Birinci jokerini kullandıktan sonra sıra gençlik jokerine gelir. Gençlik jokeriyle yeniden güçlenir. Yorulduğunu, acıktığını, susadığını, uykusuz kaldığını, üşüdüğünü anlamaz. Beli, dizleri ağrımaz. Gözleri her şeyi iyi görür. Az hastalanır, çabuk şifa bulur. Atılgandır, hedefleri vardır. Heyecanlıdır. Üretken ve verimlidir. Başarılıdır.
Bu tempo ile belli bir zirveye çıkar. Sonra oradan inmeye başlar. Yürüdüğü hayat yolunda sağlığı kendini ikaz etmeye başlar. Dizlerinde gıcırtılar, belinde ağrılar, başında dönmeler, gözlerinde fersizlik, dizlerinde dermansızlık baş gösterir. Boynunda fıtık, midesinde hazımsızlık derken, kürek kemiğinin altına bir sızı girer. Mana veremeyeceği ağrılar sarar bedenini. “Durup dururken nereden çıktı bu istenmeyen olumsuzluklar” deyip, düşünür. İster istemez bunları sahiplenir. Kimi zaman bir sızı, kimi zaman bir bel tutulması gelip yerleşir vücut evine. Hastalıklarla yaşamaya alışır. Öyle veya böyle yine yaşamaya çalışır. Üzerine bir dağ yıkılsa, yine de kaybetmez yaşama isteğini insan. Bu şiddetli istek, insanı terk etmez! Demek ki; insan bildiklerine bağlanıyor ve bildiklerini seviyor. Dünyayı öğrendikçe sevgisi de artarak devam eder. Ne yazık ki Allah’ın kanunu değişmez. İhtiyarlık ve hastalıklar insanı rahat bırakmaz. Bir yanda dünya diğer yanda ahiret. Dünyayı biliyor ve yaşıyor. Ahiret nazariyede kaldığı için iş bilgide, imanda ve amelde düğümleniyor. O da gençlik jokerini iyi kullanmaya bağlanmış.
Mesele böyle olunca gençlik jokerini zamanında kullanan, karlı çıkabileceğini düşünür ve şükrü artar. Nimeti vereni öğrenmişse kulluk yapar, hamdeder. Her şey açık seçik görünüyor. İstesek de istemesek de bizim dediğimiz nimetlerin bizim olmadığı görünüyor. Nimet elimizden alınmadan onu iyi değerlendirmeliyiz. Gençlik dönemi büyük bir nimet. Değeri çok iyi bilinmeli. Atalarımız; “demir tavında dövülür” diyerek işi, zamanında yapmanın önemini anlatmışlar. Zamanı geçince o iş yapılamayabilir. Buğdayı zamanında ekmezsen ne olacağı belli olmaz. Gençlikte yapılmayanlar ihtiyarlıkta istense de yapılamaz. Güçsüz, takatsiz, hastalıklı, sağlıksız bir insanın yapabilecekleriyle sağlıklı genç bir insanın yapabilecekleri karşılaştırıldığında; hangisinin ne kadar neyi yapıp yapamayacağı anlaşılır. İhtiyarlık gelmeden gençlik jokerini iyi kullanmalı. Yoksa pişmanlık ateşi sahibini yakmaya devam eder. O bakımdan siz jokerinizi zamanında kullanın
24. 12. 2012
Durmuş Göktekin25 Aralık 2012: 22:04 #811066Anonim
Yazı çok güzel.. Ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukken şekillenenler genelde o istikamette büyüyorlar. Tv başında büyümüş gençliğinde de alışkanlıklarından kurtulamayan biri olarak vicdanımın konuştuğunu hissettim.
“Eğer gençliğim geri gelseydi ihtiyarlık başıma ne haller açtı şekvâ edecektim” sözü de buraya tam uyuyor. Zaman ve sağlık en büyük nimetlerden. Allah’ım bizleri gafletten uyandır bir daha da düşürme…dilimizden ah kelimesi çıkmasın daim sana şükreyleyelim ya Rabbim. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.