• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #680391
    Anonim

      Son on güne girdik
      Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
      Şanı büyük, rahmeti büyük, mağfireti büyük,
      makbuliyeti büyük, itibarı büyük, şefaati büyük, şefkati
      büyük Ramazan-ı Şerif ayının son on gününe girdik.
      Cehennemden azat olma günlerine geldik.
      Elhamdülillah, rahmet ve mağfiret denizinde yüzmeye
      devam ediyoruz.
      Az bir gayretimiz, çok rahmeti celp ediyor.
      Az bir adımımız, büyük mağfirete vesile oluyor.
      Şimdi de, bu günlerde, az bir itikâf niyetimiz, bizi
      inşallah annemizden doğduğumuz gün gibi arındıracak.
      Kadir Gecesi bu son on günün gecelerinin birinde. Bin
      aydan daha hayırlı bir gece! Seksen senelik bir ömre
      bedel!
      İnşallah bulanlardan ve kazananlardan oluruz. En
      azından duâmız bu yönde olsun.
      İtikâf Nedir?
      İtikâf, ibadet için bir mabette inzivaya çekilmektir.
      Lügatte bir şeye devam etmek demektir. Ezan okunan
      ve kamet getirilen bir mescitte, bir camide veya ibadet
      yapılan bir mabette itikâf niyeti ile ikamet etmekten
      ibarettir.
      Zamanı, Ramazan ayının son on günüdür.
      Hükmü kifâî nitelikte bir sünnet-i müekkededir. Yani bir
      beldede itikâf sünnetini bir Müslüman yerine
      getirdiğinde diğer Müslüman’lardan bu mesuliyet
      düşer. Ama hiç kimse yapmazsa bütün Müslümanlar
      sorumlu olurlar.
      Hicretten sonra her yıl Ramazanın son on gününde
      Peygamber Efendimiz (asm) itikâfa çekilir, bütün geceyi
      ve gündüzleri ibadetle ihya ederdi. Resul-i Ekrem’le
      (asm) birlikte mübarek hanımları da hane-i
      saadetlerinin bir odasında itikâf yaparlardı. Hazret-i
      Âişe validemiz (ra) Ramazanın son on günü Peygamber
      Efendimiz’in (asm) itikâfa girdiğini, ibadetle meşgul
      olduğunu ve ailesini namaz için uyandırdığını
      bildiriyor.
      Ramazanın son on günü içerisinde itikâfın sünnet-i
      müekkede olmasının hikmeti, Kadir Gecesini ihya
      etmektir. Çünkü Kur’ân’ın beyan buyurduğu gibi, bin
      aydan daha hayırlı1 olması hasebiyle Kadir Gecesi,
      gecelerin en faziletlisidir. İtikâfın bu geceye
      rastlamasının feyiz ve sevabı hadsiz ve hesapsızdır.
      İtikâfın Şart ve Rükünleri
      İtikâfın şart ve rükünleri şunlardır:
      1- Niyet yapılmalıdır.
      2- Gündüzü oruçlu olmalıdır.
      3- İtikâf bir mescitte yapılmalıdır,
      4- İtikâfa niyet eden Müslüman olmalı ve dinî emirler
      hususunda mükellef bulunmalıdır.
      İtikâfın En Az Süresi
      Hanefîlerden İmam Ebû Yusuf’a ve Malikîlere göre
      itikâfın en az süresi “bir gün”dür. İmam Muhammed ile
      Hanbelîlere göre itikâfın en az süresi, kişiye bağlı
      olarak “bir andır”. Şafiîlere göre ise itikâfın en az
      süresi “Sübhânallah” diyebilecek kadar bir zamandan
      biraz fazla olmalıdır.
      Demek oluyor ki bir Müslüman, Ramazanın son on
      günü girdiğinde, itikâf niyetiyle, bir mescitte veya bir
      camide, “bir an” veya “Sübhânallah” demek süresinden
      daha fazlaca bulunursa, bu sünneti yaşamış olur. Bir
      diğer ifadeyle, bir Müslüman, Ramazanın son on günü
      içerisinde bir mescide vakit namazı kılmak için girerken
      aynı zamanda “vakit namazı kılma süresince” itikâfa
      niyet etse, namazı kılıp camiden çıkarken bu sünneti
      ihya etmiş olarak çıkar.
      Başka bir ifadeyle, Ramazanın son on günü içinde,
      istenilen vakitlerde itikâf yapılabilir. Meselâ yalnız
      gündüzlerde veya bu günlerin belli vakitlerinde itikâfta
      bulunmaya niyet etmek sahihtir. Bu durumda niyet
      edilen süre bitince, itikâftan çıkılmış olur.
      İtikâfın En Uzun Süresi
      Ramazan itikâfının en uzun süresi ise, Ramazanın
      sonuna denk getirmek suretiyle on gündür.
      Aralıksız on gün süreyle itikâfta bulunmaya niyet eden
      birisi:
      * Bu süre içinde mecbur kalmadıkça itikâf yaptığı
      mescitten çıkmaz. Yalnız abdest almak, tuvalete girmek
      veya ölüm gibi zarurî bir ihtiyacı için çıkar ve hemen
      geri döner.
      * İtikâf süresince hanımına yaklaşmaz. Çünkü Kur’ân,
      “Mescitlerde itikâfa girdiğiniz zaman kadınlarınıza
      yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Onlara
      yaklaşmayın.”2 buyuruyor.
      Dünya meşgalelerinden sıkılan ruhumuzun, hususî
      vakitlerde bütün zamanını ibadete ve tefekküre
      ayırması, önemli bir ruhî teneffüs ve istirahat olarak
      değerlendirilmelidir.
      Dipnotlar:
      1- Kadir Sûresi, 97/3.
      2- Bakara Sûresi, 2/187.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.