- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
22 Ağustos 2013: 10:54 #680542
Anonim
Şeytanın güçsüzlüğü
Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
Önder Bey: “Şeytan bu kadar güçlü ve kudretli mi ki
bütün insanlara yetişiyor? Onları yoldan çıkarmaya
çalışıyor? Aynı anda milyarlarca insana nasıl ulaşıyor?
Bundan dolayı büyük cezâ alacağını bilmiyor mu?
Biliyorsa neden yapıyor? Bunun hikmeti nedir?”
İnsanın hilâfet makamını kıskanıp gurura kapılarak
önce kendisini dalâlete atan Şeytan, ardından Allah’ın
emrine âsî olmakla dalâletini dehşetli bir boyuta
taşımış, daha sonra tövbe etmemekle ve Allah’ın bütün
emirlerine karşı tavır içine girmekle dalâletini
katmerleştirmiş ve nihâyet insanları saptırmak gibi
korkunç bir plânın kurucusu ve yöneticisi olmakla,
saptırdığı insan sayısınca dalâletini katlamış olan bir
ruh sahibidir.
Şeytan güçlü ve kudretli değildir. Kâinât mülkünde
tırnak kadar bir yere sahip değildir. Güçlü ve kudretli
gibi gözükmesi, sadece dalâletteki ısrarından ve
inadından ileri geliyor! Sâir cinlerden ve hattâ
insanlardan peşine taktığı bir sürü ehl-i dalâletin
yardımıyla da, bozguncu sesini ve fesatçı nefesini her
istediği insana ulaştırabiliyor. Anlaşılıyor ki, bunun bir
cezâsı olacağını düşünmüyor, yaptıklarını işin sonunu
düşünmeden ve yanına kâr kalacağını zannederek
yapıyor. Tıpkı her kötülük yapan insan gibi!
Şeytanın işi yıkmaktır, bozmaktır, var olanı alıp
götürmektir, şüphe ve vesvese atmaktır. Yapmak,
onarmak, var etmek, mevcudun üzerine koymak, binâ
etmek, vücut vermek değildir. Şeytanın işi onun için
kolaydır. Yıkmak için güçlü olmaya gerek yoktur. Üstad
Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, bütün hayırlar,
iyilikler, mükemmellikler, güzellikler, sevaplar, İlâhî
emirler vücûda aittirler, yapmakla ilgilidirler; özü,
mayası, hamuru varlıktır, yapmaktır, onarmaktır. Bütün
şerlerin, kötülüklerin, günahların, musîbetlerin,
dalâletlerin, belâların ve çirkinliklerin ise esası, özü,
özeti, mâyası, hamuru, harcı ademdir, inkârdır,
yokluktur.
Bir şeyi var etmek, bütün diğer varlık şartlarının bir
araya gelmesiyle mümkündür. Onun için zordur. Onun
için var etmek şeytanın harcı değildir. Fakat bir şeyi
yok etmek tek bir şartın yerine gelmemesiyle meydana
gelebilir. Bundan dolayı yok etmek var etmekten
kolaydır. Yıkmak yapmaktan kolaydır. Bozmak,
onarmaktan kolaydır. Güzel bir binâ, taşın, toprağın,
kumun, çakılın, demirin, suyun, çimentonun, mîmarın,
mühendisin, ustanın, işçinin… vs. bütün şartların bir
araya gelmesiyle meydana gelir. Fakat aynı binâyı
yıkmak ve bozmak, yapmak ile kıyaslanamayacak
kadar kolaydır! Bütün şartların bir araya gelmesiyle
yüz günde yapılamayan bir binâyı, bir kibrit çöpü ile bir
saniyede yakıp yıkabilirsiniz!
İşte bundandır ki, insanî ve cinnî şeytanların dünyada
müthiş bozgunculuk ve fesatçılık çıkarmaları, insanları
dalâlete ve günaha atmaları kolaydır, çünkü işleri bir
güce ve kudrete dayanmıyor. İşlerini güçle ve kudretle
yapmıyorlar! Tam tersine terk ile ve tembellikle
yaptırıyorlar! Meselâ, hayrı yaptırmaktan vazgeçirmekle
şer yaptırmış oluyorlar! İbâdete karşı gevşeklik veya
soğukluk vermekle, şer yaptırmış oluyorlar. Bir şartı
devreden çıkarmakla bütün bir çalışma sonucunu iptal
ettiriyorlar.1
Yıkmak kolaydır, fakat tehlikesi büyüktür. Bundan
dolayı bir yandan, “Muhakkak şeytanın hîlesi pek
zayıftır” 2 buyuran Kur’ân, diğer yandan insanları
şeytanlara karşı çok sık uyararak, “Şeytandan sana bir
vesvese geldiği zaman Allah’a sığın!” 3 buyuruyor, “Ey
Âdem oğulları! Ben size emretmedim mi, ‘Şeytana
kulluk etmeyin! O sizin apaçık düşmanınızdır’ diye” 4
buyuruyor.
İnsanlar ve cinler bir imtihan dünyasında
yaşamaktadırlar. Yaptıkları her şeyden birinci şahıs
olarak kendileri sorumludurlar. Her yaptıkları işten
Mahşerde hesaba çekileceklerdir. Şeytanların bunca
dalâlete çekmelerine rağmen, iyilikten, salih
amellerden, îmândan, Allah’a itaatten, ibâdetten ve
kulluktan ayrılmayan insanlar ve cinler, şeytanların
kendilerine baskı kurmaları oranında değeri arttırılmış
sevaplarını İnşallah âhirette karşılarında bulacaklardır.
Yani bir bakıma şeytanların işleri, şeytanların
vesveselerinin farkında olan ve şeytandan her zaman
Allah’a sığınan insanların sevaplarını arttırmaya
yarıyor! Çünkü insan, şeytanın her şerre davetine
yüksek bir îmân ve mücâhede ile karşı duruyor! İşte bu
îmân ve mücâhede insanın derecesini fevkalâde
artırıyor.
Hattâ Üstad Bedîüzzaman’a göre, insan sâbit makamlı
yaratılmamıştır. İnsana yükselmeye, gelişmeye ve
kemâle ermeye istidatlı bir ruh verilmiştir. İnsan
ruhunun yükselmesine, gelişmesine ve kemâle
ermesine hizmet eden sır ise, insan rûhunu şerden
şerre atan şer dâvetçileridir. İnsan, şeytan ile
boğuştukça ve şer dâvetçileri ile mücâhede ettikçe,
Allah katında derecesi ve makamı yükselmekte, değeri
artmaktadır.5 Şeytanlar aslında farkında olmadan
böyle bir sonuca hizmet etmektedirler. Nitekim Kur’ân
buyuruyor ki: “Allah hileleri ve tuzakları boşa
çıkaranların en hayırlısıdır.” 6
Dipnotlar:
1- Lem’alar, s. 77
2- Nisâ Sûresi: 76.
3- Fussilet Sûresi: 36.
4- Yâsîn Sûresi: 60.
5- Mektûbât, s. 47.
6- Âl-i İmrân Sûresi: 54. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.