• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #680543
    Anonim

      Kıyâmete kadar olacak önemli hadiseler
      Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
      İzmir’den Salih Sütçüoğlu: “Hazret-i Peygamber (asm)
      son peygamberdir. Kıyâmete kadar olacak önemli
      hâdiseleri nübüvvet gözüyle görüp haber vermiştir.
      Âlem-i İslâm’a yapılan bu fecî taarruzdan haber vermiş
      midir? Bu konuda hadisler var mıdır?”
      Söz, Peygamber Efendimiz aleyhissalâtu vesselâmın:
      Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah
      aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
      “Nefsim kudret elinde bulunan Allah’a yemin olsun ki,
      îmâmınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize
      kullanmadıkça, dünyanıza kötüleriniz varis olmadıkça
      kıyamet kopmayacaktır.” (1)
      Ebû Mûsâ radiyallahü anh anlatmıştır: Resûlullah
      Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdu:
      “Sizden sonra gelecek günler vardır ki, o günlerde ilim
      kaldırılacak ve herc çoğalacaktır!”
      Ashab-ı Kirâm (ra):
      “Yâ Resûlallah! Herc nedir?” dediler.
      Resûl-i Ekrem aleyhissalâtu vesselâm: “Öldürmektir.
      Öldürmektir. Öldürmektir.” Buyurdu. (2)
      Hz. Ebû Hüreyre (ra) ve Hz. Enes radıyallahu anh
      anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm
      buyurdular ki:”Kıyamet kopmazdan önce gece
      karanlığının parçaları gibi fitneler olacak. O vakit kişi
      mü’min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama
      kavuşur. Mü’min olarak akşama erer, kâfir olarak
      sabaha kavuşur. Birçok kimse azıcık bir dünyalık
      mukabilinde dinlerini satarlar.” (3)
      Ömer ibn-i Hamza (ra) bildirmiştir: Resulullah
      aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Sizler
      Yahûdîlerle muhakkak savaşacaksınız! Harp o kadar
      şiddetli olacaktır ki, hattâ taş: “Ey Müslüman! Şu
      arkamdaki bir Yahûdî’dir! Gel de onu öldür!”
      diyecektir.” (4)
      Abdullah bin Ömer (ra) bildirdi: Resûl-i Ekrem
      Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdu:
      “Yahûdîler sizinle savaşacaktır! Fakat netîcede siz
      onlara musallat kılınacaksınız! Öldürme o kadar
      şiddetli olacak ki. Bir kaya parçası: “Ey Müslüman! Şu
      arkamda duran kişi bir Yahûdî’dir. Onu öldür!” diye
      haber verecektir.” (5)
      Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir: Resûl-i Ekrem Efendimiz
      aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdu: “Müslümanlarla
      Yahudiler harb etmedikçe kıyâmet kopmayacaktır. O
      harpte Müslümanlar (gâlip gelerek) Yahudileri
      öldürecekler. Öyle ki, Yahudi, taşın ve ağacın arkasına
      saklanacak da, taş veya ağaç; ‘Ey Müslüman, Ey
      Allah’ın kulu, şu arkamdaki Yahudi’dir, hemen gel de
      öldür onu!” diye haber verecektir. Sadece Garkad ağacı
      müstesna, çünkü o, Yahudilerin ağaçlarındandır.” (6)
      Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir: : Resûl-i Ekrem Efendimiz
      aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdu: “İlim inkırâza
      uğramadıkça, depremler çoğalmadıkça, zaman yaklaşıp
      gece ile gündüz bir olmadıkça, fitneler meydana
      çıkmadıkça, adam öldürme olayları artmadıkça,
      aranızda mal çoğalıp sel gibi akmadıkça, halk yüksek
      kâşâneler yapma yarışına girmedikçe kıyâmet
      kopmayacaktır. Kıyâmet öyle bir ansızın kopacaktır ki,
      sağmal devenin sütünü sağıp gelen kişiye sütü içmek
      nasip olmayacaktır. Yemek yiyen kişi lokmasını ağzına
      götürecek, fakat yemek nasip olmadan kıyamet ansızın
      kopacaktır.” (7)
      Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah
      aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ümmetimden
      bir kısım insanlar Dicle denen bir nehir yanında, Basra
      denen geniş bir düzlüğe inerler. Nehrin üzerinde bir
      köprü vardır. Oranın halkı kısa zamanda çoğalır ve
      Müslümanların beldelerinden biri olur. Ahir zamanda
      geniş yüzlü, küçük gözlü olan Benî Kantûra gelip nehir
      kenarına inerler. Bura halkı üç fırkaya ayrılır:
      “-Bir fırka sığır ve kır develerinin peşlerine takılırlar
      (dünya işlerine çok dalarlar, bunlar) helak olurlar.
      “-Bir fırka nefislerini(n kurtuluşunu esas) alırlar (ve
      Benî Kantûra ile sulh yolunu) tutarlar. Böylece bunlar
      küfre düşerler.
      “-Bir fırka da çocuklarını geride bırakıp onlarla
      savaşırlar. İşte bunlar şehit olurlar.” (
      Bu hadislerin açıklamalarına gelince: Allah Resûlü
      (asm) bu hadislerinde, Müslümanların kıyâmete yakın
      zamanlarda,
      1-Îmân zaafına düşeceklerini, 2-İyiliği emredip,
      kötülükten sakındırma işini ihmal edeceklerini, 3-Îmân
      zaafından dolayı yer yer iç kargaşaya ve iç kavgalara
      sürükleneceklerini, 4-Kötülerin ve zâlimlerin mâsûmlar
      üzerinde hâkimiyet kuracaklarını, 5-Dünyada kötülerin
      ve şerirlerin şiddetli rahatsızlık unsuru olacaklarını
      haber vermiştir.
      Hadislerde Müslüman’ların Yahûdîlerle savaşacakları
      açık bir dil ile bildirilmiştir. Bu savaşta Müslüman’ların
      saldırgan taraf olmayacağını da hadîslerin metninden
      anlamak mümkündür. Müslüman’lar savunmada
      olacaklar ve dâvâlarında haklı bulunacaklardır. Bundan
      dolayı; Müslüman olsun gayr-i Müslim olsun dünya
      kamu oyunu arkalarına alacaklardır. Hadiste taş ve
      ağacın konuşmasıyla teşbih edilen ses, insanlığın ortak
      vicdanıdır, yani dünya halklarının ortak sesidir.
      Demek, dünya kamu oyu Yahûdî’leri tasvip
      etmeyecektir. Ancak Yahûdî’leri saldırganlıklarında
      tasvip eden, onlara destek veren, onları koruyan ve
      kollayan ve onlar adına savaşan bir kavim olacaktır.
      Bu kavim, istikbali çok net gören Peygamber Efendimiz
      (asm) tarafından “Garkad Ağacı” olarak tasvir ve teşbih
      edilmiştir.
      O zaman henüz kurulmamış olan Basra ve Bağdat
      kentlerinin kurulacağını ve buralarda Müslüman halkın
      yaşayacağını Allah Resûlü (asm) mu’cizevî bir şekilde
      haber vermiştir. Nitekim bu hadis-i şerife Üstad
      Bedîüzzaman Hazretleri de temas etmiştir. (9)
      Bu kente saldıracağı bildirilen Benî Kantûra, hadis
      yorumcuları tarafından “Türkler” olarak
      yorumlanmıştır. Bilindiği gibi hicrî 656 tarihinde Bağdat
      bir kez de Hülâgu tarafından yakılıp yıkılmıştır. Böylece
      Benî Kantûrâ’nın yorumu çıkmıştır. Fakat günümüzde
      Yahûdîlerle dirsek teması bulunan Amerikan ve
      İngiliz’in Bağdat’ı ve Basra’yı yeniden yakıp yıkması,
      Benî Kantûrâ zulmünü, bu defa Yahûdî’lere destek
      veren Garkad Ağacı teşbihiyle birlikte, bir defa daha
      gündeme getirmiştir.
      Günümüzde Yahûdî fitnesinin Orta doğuyu ne derece
      ateş Cehennemine çevirdiği mâlûmdur. Hadislerden
      anlaşılan odur ki, Yahûdî’ler bozguna uğratılıncaya
      kadar bu savaş âhir zamanın acı bir musîbeti olarak
      devam edecektir. Allah hayıra tebdil eylesin. Âmîn.
      Dipnot:
      (1) Tirmizî, Fiten 9, (2171).
      (2) Bakınız: Müslim, Fiten 18, (157);Tirmizî, Fitne, 28;
      (3) Tirmizî, Fiten 27, 30, (2196);
      (4) Müslim, Fiten, 80;
      (5) Müslim, Fiten, 81;
      (6) Müslim, Fiten, 82;
      (7) Buhârî, 12/2123;
      ( Ebu Davud, Mehalim 10, (4306).
      (9) Mektûbât, s. 112

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.