• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #680788
    Anonim

      Dinde güçlük yoktur
      Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
      Hüseyin Sönmez: “Bakara Sûresinin 286. âyetinde
      geçen ‘Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka
      yük yüklemez. Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere
      yüklediğin gibi ağır yük yükleme’ denmesinin hikmeti
      nedir?”
      Allah Dini Kolay Kılmıştır
      Allah dini ‘yaşanmaz ve zor’ emirlerle değil; ‘yaşanır,
      hayatın gerçeklerine uygun ve kolay’ emirlerle bize
      göndermiştir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle dinin
      emirlerinde “teklif-i mâlâyutak yoktur.”1
      Allah dinde insana güç yetirebildiği işleri emretmiştir.
      Veya kişiyi, güç yetirebildiği iş ve emirlerden sorumlu
      tutmuştur.
      İbadet emirlerini kişinin güç yetirebilme sınırına kadar
      indirgemiştir.
      Meselâ yolcu olana veya hasta olana orucu erteleme ve
      sonradan kaza etme izni vermesi2; oruç tutmaya güç
      yetiremeyen kişiye fidye verme yolunu göstermesi3;
      fidye verecek de gücü yoksa tamamen affetmesi; keza
      hasta olan kişinin namazını yapabileceği ölçüde
      kolaylaştırması4; yolcuya namazı kısaltma5 veya cem
      etme izni vermesi6 Allah’ın kullarına güç yetiremediği
      hususları emretmediğinin sadece görünen
      delillerindendir.
      Bu, Allah’ın şefkat ve merhametinin dindeki imzasıdır.
      Allah Dilerse Şüphesiz
      Zoru da Emreder
      Oysa Allah dilerse elbette kullarını zor imtihanla da baş
      başa bırakır.
      Allah yardım etmezse zor imtihanı başarmaya kulun
      gücü yetmez.
      Fakat zor imtihanlarda kendisine sığınan kullarına
      Allah hep yardım etmiştir.
      Meselâ Züleyha Yusuf Aleyhisselâm’a meylettiğinde,
      Yusuf Aleyhisselâm’ı bu şiddetli cazibeye kapılmaktan
      kurtaran Allah’ın burhanı ve rahmetidir. Kur’ân şöyle
      haber veriyor: “Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek
      duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı,
      Yûsuf da ona istek duyacaktı.”7
      Zor Bir İmtihan: İçimizden Geçenlerden Sorumlu
      Tutulmak
      Bakara Sûresinin 284. Âyeti zor bir imtihandan haber
      veriyordu.
      Âyet şöyledir: “İçinizdekini açığa vursanız da,
      gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker.”8 Bu
      âyet Ashab-ı Kirama çok ağır geldi. Resulullah
      Efendimiz’e (asm) ağlayarak şöyle dert yandılar:
      “Ya Resulallah! Namaz, oruç, cihad, sadaka gibi
      gücümüzün yeteceği amellerle mükellef olduk. Şimdi
      ise bu âyet indirildi. Hâlbuki bizim buna gücümüz
      yetmeyecek. İnsanın içinde bazen öyle düşünceler
      dolaşır ki, dünyaları verseler bunların kalbinde
      bulunmasını arzu etmez!”
      Peygamber Efendimiz (asm) ise: “Siz de, sizden önceki
      Kitap ehli gibi, “duyduk ve isyan ettik” mi diyeceksiniz?
      Siz, “duyduk ve itaat ettik, ey Rabbimiz bağışlamanı
      dileriz, dönüş ancak Sanadır” deyiniz!’ buyurdu.
      O andan itibaren sahabeler “Semi’nâ ve ata’nâ
      ğufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr” demeye
      aşladılar. Öyle ki bu ifadeyi dillerinde virt yaptılar ve bu
      virdi ağlayarak söyleye söyleye gönülleri yatıştı.
      Allah, Af Âyetleri Gönderiyor
      Sahabelerin bu halinden Allah razı oldu ve 285. âyet
      nazil oldu. Bu âyet, sahabelerin bu güzel zikirlerinden
      bahsediyor.
      Ardından ise bir müjde, istiğfar ve duâ âyeti olarak,
      bahsettiğiniz 286. âyet nazil oldu. Bu âyet Allah’ın
      zorlukları emretmediğini bildiriyor ve ümmete Allah’ın
      razı olacağı biçimde duâ öğretiyor.
      Âyet mealen şöyledir:
      “Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle
      yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına,
      kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle duâ ediniz): “Ey
      Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma!
      Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi
      ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün
      yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize
      acı! Sen bizim Mevlâ’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı
      bize yardım et.”9
      Dipnotlar:
      1- Mektubat, s. 73; Şuâlar, s. 406.
      2- Bakara Sûresi: 185.
      3- Bakara Sûresi: 184.
      4- Buhârî, 3/397.
      5- Nisa Sûresi: 101.
      6- Buharî, Taksir-i Salât, 571.
      7- Yusuf Sûresi: 24.
      8- Bakara Sûresi: 284.
      9- Bakara Sûresi: 286.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.