• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #680797
    Anonim

      Nefis mü’min midir, kâfir midir?
      Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
      Tokat’tan Nuri Kapısız: “Nefis mü’min midir, kâfir
      midir? Nefis Cennete girer mi? Nefsin mutmainne
      olması ne demektir?”
      Mü’minin Nefsi
      Mü’minin nefsi mü’min, kâfirin nefsi kâfirdir.
      Ama mü’minin nefsi de, kâfirin nefsi de emmaredir.
      Yani çok emredicidir, asidir, çıldırtıcıdır, yoldan
      çıkarıcıdır.
      Belki kâfirin nefsi kâfire pek fazla sorun çıkarmaz.
      Çünkü zaten yapacağını yapmış, vereceği dalâleti
      vermiş, küfre sokmuş, inkâra sürüklemiş; iğfal edeceği
      bir alan kalmamış!
      Ama mü’minin nefsi tam bir canavardır. İmanına
      ilişemez ise ameline, ameline zarar veremez ise
      ahlâkına ilişmeye gayret eder. Nefsin bu yıkıcı fesadı
      ölüme kadar devam eder.
      Masum ve günahsız olmakla beraber, Peygamberler de
      nefsin bu yıkıcılığından Allah’a sığınmışlardır.
      Hazret-i Yusuf (as): “Ben nefsimi temize çıkarmam,
      çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı
      derecede kötülüğü emreder”1 diyerek nefsin
      tahribatından Allah’a sığınırken, Peygamber Efendimiz
      de (asm): “Allah’ım! Göz açıp kapayıncaya kadar beni
      nefsimle baş başa bırakma!” diye örnek bir duâ
      öğretmiştir.
      Nefsin ve Şeytanın Şiddeti
      Nefsin bu şiddeti nefsin şeytanı dinleyen bir kulak
      olmasındandır. Şeytan ise apaçık düşmanımızdır.
      Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: “Ey Âdemoğulları! Ben, size,
      şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir
      düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur,
      diye emretmedim mi?”2
      Nefsin bu şiddetli emrinin başlıca hikmeti, insanın
      değerini ve derecesini yükseltmektir. Çünkü nefsini
      yenmek için hiç durmadan mücahede eden, nefsin her
      yıkıcı fesadına karşı bir kemâl sıfatla cevap veren ve
      nefsine hâkim olan insan, inşallah yüksek dereceler
      almış, imtihanını kazanmış olmaktadır.
      Şeytanın ve nefsin bu şiddeti yüzünden ekser insanların
      küfre ve dalâlete girdiğini, fakat ehemmiyetin sayı
      çokluğunda değil, keyfiyette olduğunu bir misal ile
      açıklayan Bediüzzaman; meselâ diyor, bir adam, bin on
      çekirdeği toprağa ekse ve gerekli şekilde bakımını
      yapsa; bu çekirdeklerden on tanesi ağaç olsa ve meyve
      verse, diğer bin tanesi bozulsa, meyve veren on ağacın
      verdiği menfaat, bozulan bin tohumun zararını hiçe
      indirir. Şeytana maruz bırakılan ve nefse tabi tutulan
      insanların da çoğu bu işten zarar görse, on tane
      insanın şeytanın ve nefsin bu şiddetinden mücahede ile
      arınarak ve derecesini yükselterek çıkması, o
      çoğunluğun verdiği zararı hiçe indiriyor.3
      Cennet Nefse Hazırlanmıştır!
      Dolayısıyla nefsin ve şeytanın bu dayanılmaz
      şiddetinden ruhun kalp, sır, vicdan, akıl ve lâtifeler gibi
      pozitif elemanlarının verdiği mücahede ile kazançlı
      çıkan ise, aslında yine nefis kendisi oluyor. Müşteki
      durumda iken, muttaki duruma geçen nefis kendisi
      oluyor.
      Yani meselâ Allah’ın rızasına mazhar olan nefistir!
      Allah’ın lütfuna ve rahmetine ulaşan nefistir! Mahşerde
      sorgulanan ve yargılanan nefistir! Resulullah’ın (asm)
      şefaatine eren nefistir! Cennet’le müjdelenen nefistir!
      Cennetin ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne hayalden
      geçmiş benzersiz nimetlerine ulaşan nefistir! Allah’ın
      cemalini görerek Cenneti unutturan bir izzet, şeref ve
      saadete nail olan nefistir!
      İşte, nefsi müjdeleyen âyetlerden örnekler:
      “Allah, her nefsin kazandığını bilir.”4
      “Kıyamet mutlaka gelecektir. Her nefis işlediğinin
      karşılığını görsün diye.”5
      “Nefislerin hoşlanacağı, gözlerin lezzet alacağı şeyler
      hep Cennettedir.”6
      “Ey Nefs-i Mutmeinne! Sen O’ndan razı, O senden razı
      olarak Rabbine dön! Salih kullarımın arasına katıl! Ve
      Cennetime gir!”7
      Nefsin Mutmeinne Olması
      Mutmeinne olan nefis, bütün çıldırtıcı isteklerine
      rağmen kalbin, vicdanın, aklın, sırrın ve sair duyguların
      pozitif emellerine ve amellerine teslim olur, aşırı
      isteklerini kendi başına değil, bu pozitif elemanların
      hedefleri doğrultusunda kullanır.
      Meselâ -Risâle-i Nur’da zikredildiği üzere-, şehvetini
      iffette kullanır, öfkesini şecaate çevirir, inadını sebat
      anlamında kullanır, adavetini dosta ve ehl-i imana
      değil, kâfire, nefse ve şeytana gösterir ve hakeza…
      İman-ı tahkiki kılıcını çeker, nefis olarak sahip olduğu
      ilkel istekleri, kalbin ve vicdanın ulvî istekleriyle
      değiştirir, insaniyet-i kübra makamına yükselir.
      İman-ı tahkiki ile itminana ve doyuma ulaşır!
      Dipnotlar:
      1- Yusuf Sûresi: 53.
      2- Yasin Sûresi: 60, 61.
      3- Lem’alar, 13. Lem’a.
      4- Ra’d Sûresi: 42.
      5- Taha Sûresi: 15.
      6- Zuhruf Sûresi: 71.
      7- Fecir Sûresi: 27-30.

      #815617
      Anonim

        Nefisin makamları ve mertebeleri var. buna göre renk alır. ama Rasulüekrem asm’ın nefsi Müslüman aktabınki Müslümandır.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.