- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
25 Kasım 2013: 13:44 #681230
Anonim
[TABLE=”width: 606, align: center”]
[TR]
[TD=”bgcolor: #ffffff, align: left”]Sohbet Meclisleri[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”colspan: 2″][TABLE=”width: 606″]
[TR]
[TD=”width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left”][TABLE=”width: 570, align: center”]
[TR]
[TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:“Eğer onlar, nefislerine zulmettikleri vakit, sana gelseler, Allah’tan günahlarını bağışlanmasını isteseler ve Resûl de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allah’ı affedici ve merhametli bulurlardı.” (Nisâ, 64)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:“Bir cemaat oturduğu mecliste Allah’ı zikretmez ve Peygamberlerine salât ve selâm getirmezlerse, bu meclis onlar için bir pişmanlık (bir eksiklik, bir günah vesilesi) olur. Allah dilerse onlara azâp eder, dilerse mağfiret eder.” (Tirmizî, Deavât, [/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Meclislerde Allah’ın adının anılması, onun rızâsına uygun konuşmaların yapılması ve güzel davranışların sergilenmesi umûmî bir talep olmakla birlikte, özellikle Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e salât ve selâm getirmek de istenmektedir. Çünkü Allah ile Rasûlü’nü birlikte anmak, Kur’ân’ın üslûbudur.Aynı zamanda Kur’ân-ı Kerîm Allah’ı zikre teşvik ettiği gibi Rasûlüne selâtü selâm getirmeyi de emretmektedir. Nitekim bu iki zikir türü, İslâm’a girişin anahtarı olan kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdetin muhtevasıyla da ayniyet arz etmektedir.
Dolayısıyla Müslümanların meclislerinde Efendimiz’in de adı geçmeli ve adı geçince kendisine salât ve selâm getirilmelidir. Bu durum mü’minler için bir vecîbedir. Peygamberimiz hakkındaki salât ve selam, en az on misliyle mukabele görür ve Cenâb-ı Hakk’ın hiç reddetmediği duâlardan biri de, Efendimiz’e getirilen salât ü selâmlardır. Konuyla ilgili hadîs-i şerîflerde şöyle buyrulur:
“Kim bana bir defa salât ederse, bu sebeple Allah Teâlâ da ona on misli merhamet eder.” (Tirmizî, Vitr, 21)Şayet bir mecliste Allah’ın adı anılmaz, Rasûl-i Ekrem’e salât ve selâm getirilmez ve orada bir takım günahlar işlenirse Allah bu günah işleyen kimseleri dilerse azâba uğratır, dilerse affeder. Fakat meclislerinde Allah’ın adını anıp Efendimiz (sav)’e selâtü selam getirenler affa nail olurlar. Bunu bir hayat tarzı olarak benimseyenlere Allah Teâlâ’nın affedici ve merhametli olması kaçınılmazdır. (Yrd. Doç. Dr. Mustafa Öztürk, Efendimiz’den Ahlâk Ölçüleri, Erkam Yay.)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Kerîm: Keremi, yardımı ve ikramı sonsuz olan, hiçbir karşılık beklemeden veren, ihsan eden, cömertlikte, eli açıklıkta tek olan, her türlü iyiliğin, faziletin sahibi olan demektir.[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Kısa Günün Kârı
İnsanoğlu yaratılışı icabı başkalarıyla birlikte yaşamaya, maddî manevî bir takım ihtiyaçlarını diğer insanlar vasıtasıyla karşılamaya mecburdur. Bu sebeple hemcinsleriyle bir arada bulunmak ve aynı meclisleri paylaşmak zorundadır. Ancak her meclisin kendine göre bir takım kaide ve kuralları, edep ve terbiye prensipleri vardır. Hayatın her alanında kendine ait güzellikleri gösteren dinimiz, meclislerin ve bu meclislerde oturanların âdâbını düzenlerken oldukça ayrıntılar üzerinde durmaktadır.[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]26 Kasım 2013: 08:55 #816069Anonim
Bunun yanı sıra sohbet meclislerinde dünyevi siyaseti konuşmamakta önemli bir husus olsa gerek..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.