• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #681628
    Anonim

      Şu esasata dikkat lâzımdır:

      1- Allah’a abd olana her şey müsahhardır. Olmayana her şey düşmandır.

      2- Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki, rahat edesin.

      3- Mülk Allah’ındır. Sende emaneten duruyor. O emaneti ibka edip senin için muhafaza edecek. Sende kalırsa, meccanen zâil olur gider.

      4- Devam olmayan bir şeyde lezzet yoktur. Sen zâilsin. Dünya da zâildir. Halkın dünyası da zâildir. Kâinatın şu şekl-i hazırı da zâildir. Bunlar sâniye ve dakika ve saat ve gün gibi birbirini takiben zevale gidiyorlar.

      5- Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.

      (Mesnevi-i Nuriye | Habbe)


      Esasat: Esaslar, temeller.
      Abd: Kul.
      Müsahhar: Emir ve isteğe bağlı, emir dinler, emir altına alınmış, isteneni yapmaya hazır.
      Kader: Herşeyin Allah’ın(cc) sonsuz ilmiyle belirlenmesi, bütün varlıkların ve olayların bütün ayrıntılarıyla Allah’ın(cc) sonsuz ilmiyle önceden belirlemesi.
      Takdir: Kıymet verme, değer verme. *Bütün özellikleriyle belirleme.
      Razı: Hoşnut.
      Mülk: Mal. Yer. Sahip olunan herşey.
      Emaneten: Emanet olarak.
      İbka: Bakileştirme, süreklileştirme, devamlı olmasını sağlama.
      Meccanen: Karşılıksız.
      Zâil: Geçen, geçici, tükenen, sürekli olmayan.
      Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren.
      Şekl-i hazır: Hazır şekil, Şimdiki şekil, şu anki biçim.
      Takiben: Takip ederek, izleyerek.
      Zeval: Sona erme, son bulma, göçüp gitme.
      Âhiret: Ölümsüz olan öbür dünya.
      Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.
      Kıymet: Değer.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.