• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #681651
    Anonim

      “Hidayetin neticesi, semeresi ve hidayetteki lezzet ve nimet nedir?” diye sual eden sâile cevabdır. Yani hidayette saadet-i dareyn vardır. Hidayetin neticesi, nefs-i hidayettir. Hidayetin semeresi, ayn-ı hidayettir. Zira hidayet haddizâtında büyük bir nimettir ve vicdanî bir lezzettir, belki ruhun cennetidir (nasıl ki dalalet, ruhun cehennemidir); ve bilâhere âhiretin felâh ve saadetini intac eder.
      (İşarat-ül İ’caz | Delail-i Haşir)


      Hidayet: Doğruluk. Hakkı hak, bâtılı da bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak.
      Semere: Meyve, netice, sonuç.
      Nimet: İyilik, ihsan, lütuf. *Rızık, yiyecek.
      Sual: Soru.
      Sâil: Soru soran.
      Saadet-i dareyn: İki dünya saadeti, dünya ve ahiret mutluluğu.
      Nefs-i hidayet: Hidayetin kendisi, tam hidayet.
      Ayn-ı hidayet: Doğruyu ve gerçeği göstermenin ta kendisi.
      Zira: Çünkü.
      Haddizâtında: Aslında, gerçekte.
      Vicdanî: Vicdana ait.
      Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve İslam yolundan sapmak.
      Bilâhere: Sonra, sonradan, sonunda.
      Âhiret: Ölümsüz olan öbür dünya.
      Felâh: Kurtuluş, selamet.
      Saadet: Mutluluk.
      İntac: Netice verme, doğurma, meydana getirme.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.