Ona İtibar Eden Kim?
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“O îman eden kimse: Ey kavmim! dedi, siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim. Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı, geçici bir eğlencedir. Ama ahiret, gerçekten kalınacak yurttur.” (Mü’min, 38-39)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“…Ölümü çokça hatırla, çünkü ölümü sık sık hatırladığında dünyaya olan rağbetin azalır, âhirete daha çok imrenirsin. Esas kalınacak yurt ahrettir. Dünya ise bir aldanıştır. Gerçek bir aldanmış arıyorsan, dünyaya takılıp ona aldanan kimselerdir.” (Irakî, Muğnî, IV, 451)
İbn Mes’ûd (ra)’dan rivâyet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav), bir hasır üzerinde uyurken bedeninde hasırın izleri belirmiş bir vaziyette kalkmıştı. Bunu gören İbn Mes’ûd: “Ya Rasûlullah! Bize emretsen de sana bir döşek yapsak” dedi.
Hz Peygamber (sav) bu teklife şu cevabı verdi: “Dünya kim ona itibar eden kim? Benimle dünyanın durumu ancak bir ağaç dibinde gölgelenip istirahat eden sonra da oradan ayrılıp giden bir atlıya benzer.” (Tirmizî, Zühd 44; İbn Mace, Zühd 3; Ahmed b.Hanbel, el-Müsned, I, 301.)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Ehad: Bir olan, bir tek olan; şebîh/benzeri ve nazîri/dengi olmayan, iki olma ihtimali bulunmayan, demektir.
Kısa Günün Kârı
Şeyh Sadi şöyle der:
Sen kâr ve mal endişesiyle gafilken,
Ömür sermayesi ayaklar altında kaldı
Öğrencisine ne de güzel demiş öğretmen:
Bir iş yapmadık, vakit de geçti.