Ecir Yorgunluğa Göredir
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Namazı tam kılın. zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.” (Bakara, 43)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Namaz konusunda en büyük ecir ve sevap mescide derece derece en uzaktan yürüyüp gelenlere aittir.” (Buhârî, Ezân 31)
Ebü’l-Münzir Übey İbni Kâ’b (ra) şöyle dedi:
Bir adam vardı -ki ben mescide ondan daha uzak(ta oturan) bir başkasını tanımıyorum-. Bu kişi cemaatle namazı hiç kaçırmazdı. Kendisine:
-Bir merkep alsan da hava karanlık ve sıcak olduğunda ona binsen! dediler.
Adam şöyle cevap verdi:
-Evimin, mescidin yanıbaşında olması beni hiç de memnun etmez. Çünkü ben mescide gidiş ve evime dönüşümün adıma (ecir olarak) yazılmasını diliyorum.
Bunun üzerine Rasûlullah (sav) de ona;
-“Bunların hepsinin sevabını Allah, senin için derleyip topladı” buyurdu. (Müslim, Mesâcid 278)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
Zü’l-celâli ve’l-ikrâm: Hem büyüklük, yücelik ve kerem sahibi, hem de sonsuz ikramların sahibi demektir.
Kısa Günün Kârı
İnsan yaptığı işlerden niyetine göre sevap ve ecir alır. Uzak mesafelerden de olsa cemaat ve camilere devama gayret edilmelidir. Camilere giderken olduğu gibi camiden dönerken atılacak adımlar için de sevap vardır. Zira bu maksatla atılacak her adım başlı başına bir hayırdır.