• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #682587
    Anonim

      Sâde Hayat İmandandır

      Cenâb-ı Hak buyuruyor:
      “Sonra, o gün, size verilen nimetten elbette hesaba çekileceksiniz.” (Tekâsür,

      Rasûlullah (sav) buyurdular:
      “İslâm’ın dosdoğru yoluna ulaştıran ve geçimi yeteli olup da buna kanaat eden kimse, ne kadar mutludur!” (Tirmizî, Zühd, 35)

      Bir gün, Rasûlullah (sav)’in ashâbı onun yanında dünyadan bahsettiler. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:

      “Siz işitmiyor musunuz? İşitmiyor musunuz? Sade yaşamak imandandır; sâde hayat sürmek imandandır.” (Ebû Dâvûd, Tereccül 2. İbni Mâce, Zühd 4)

      Dinimiz, bu dünyada hayatını devam ettirebilecek ve Allah’a kulluk görevini yerine getirebilecek miktarda yiyip içmeyi her insana bir vazife olarak yüklemiştir. Peygamberimiz, yiyecek, içecek ve giyim kuşamda lüks ve israfa dalmayı, hayatı bunlardan ibaret sanmayı asla tasvip etmemiş, bu şekilde davranışları kınamıştır.
      İslâm, ne herkesin kıskanmasına ve buğzetmesine sebep olacak derecede lüks yaşamayı, ne de bunun aksine, son derece pejmürde bir görünüm sergilemeyi tasvip eder. İslâm, mütevâzî bir hayatı ve sâde bir görünümü mükemmel bir imanın belirtisi sayar. Sahâbe, sadece fakir ve yoksul oldukları dönemde değil, yönetimde bulundukları ve maddî imkânlar sahibi oldukları dönemlerde de örnek sayılacak mütevâzî bir hayat sürmeye özen göstermişlerdir. Zeyd İbni Vehb: “Ömer İbnü’l-Hattâb’ı üzerinde yamalı bir elbise ile çarşıda gördüm. Elbisesinde on dört yama vardı; bu yamalardan bazısı da deriden idi” der. (Riyâzü’s Sâlihîn, 3. Cilt, Erkam Yay.)

      Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
      el-Vâris: Mahlûkatın tümü yok olduktan sonra diri kalacak olan, ebedî olan, dünya hayatındaki servetlerin geçici sahipleri ahirete göçtükten sonra da varlığı devam edecek olan, servetlerin gerçek sahibi olan demektir.

      Kısa Günün Kârı
      Yaşamayı kolaylaştırmak, sadelik ve mütevâzilik, İslâm’ın prensiplerinden biridir. Dünyaya ve dünyanın süsüne, gösterişine, lüksüne, israfına dalmamak gerekir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.