• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #682850
    Anonim

      Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan ﻛُﻞُّ ﻧَﻔْﺲٍ ﺫَٓﺍﺋِﻘَﺔُ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ Her Nefis Ölümü Tadacaktır (Al-i İmran Suresi: 185.) âyetinin külliyetinde: “Nev’-i insanî bir nefistir, dirilmek üzere ölecek. Ve Küre-i Arz dahi bir nefistir, bâki bir surete girmek için o da ölecek. Dünya dahi bir nefistir, âhiret suretine girmek için o da ölecek!” manası, âyetin işaretinden kalbe açılıyor…

      Said Nursi

      Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan: Anlatma tarzı mucize olan Kur’an.
      Külliyet: Bütünlük, genellik.
      Nev’-i insanî: İnsan türü, insan cinsi.
      Nefis: Bir kişinin kendisi, öz varlığı. *Günah ve sevab ayırmadan saldıran istekler ve duygular.
      Bâki: Sonsuz, ölümsüz olan.

      #818090
      Anonim

        Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahibsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerim bir Müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık, cezasız kalmayacaktır. Hem madem Allah bir kimseye gücünün yettiğinden başka sorumluluk yüklemez. (Bakara Suresi: 286.) sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler, kabir kapısına kadardır. Elbette en bahtiyar odur ki: Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, malayani şeylerle ömrünü telef etmesin; kendini misafir telakki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin; selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.

        Said Nursi

        Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.
        Hayat-ı ebediye: Ebedi hayat, ölümsüz ve sonsuz hayat.
        Misafirhane-i dünya: Dünya misafirhanesi.
        Hakîm: Hikmet sahibi, her şeyi gayeli ve faydalı olarak yerli yerinde yapan.
        Kerim: Kerem sahibi, bağış, iyilik, lütuf ve cömertlik sahibi.
        Müdebbir: Tedbir alıcı, zararları engelleyen ve faydaları sağlayan önlemleri önceden planlayarak yapan.
        Teklif-i mâlâyutak: Güç yetmez teklif, yerine getirilemeyecek sorumluluk, yapılamayacaklarla görevlendirme.
        Müreccah: Üstün.
        Dünyevî: Dünya hayatına ait, dünyadaki yaşantıyla ilgili.
        Kabir: Mezar.
        Bahtiyar: Talihli, mutlu.
        Âhiret: Ölümsüz olan öbür dünya.
        Hayat-ı ebediye: Ebedi hayat, ölümsüz ve sonsuz hayat.
        Hayat-ı dünyeviye: Dünyaya ait hayat, dünyadaki yaşantı.
        Malayani: Faydasız, boş, gereksiz.
        Telef: Ölmek, zayi olmak.
        Telakki: Kabul etmek, karşılamak.
        Misafirhane: Misafir konaklama yeri, misafir evi, konuk evi.
        Saadet-i ebediye: Ebedi saadet, bitmez ve tükenmez sonsuz mutluluk.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.