• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683412
    Anonim

      “Hidayetin neticesi, semeresi ve hidayetteki lezzet ve nimet nedir?” diye sual eden sâile cevabdır. Yani hidayette saadet-i dareyn vardır. Hidayetin neticesi, nefs-i hidayettir. Hidayetin semeresi, ayn-ı hidayettir. Zira hidayet haddizâtında büyük bir nimettir ve vicdanî bir lezzettir, belki ruhun cennetidir (nasıl ki dalalet, ruhun cehennemidir); ve bilâhere âhiretin felâh ve saadetini intac eder.

      Said Nursi

      Hidayet: Doğruluk. Hakkı hak, bâtılı da bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak.
      Semere: Meyve, netice, sonuç.
      Nimet: İyilik, ihsan, lütuf.
      Sual: Soru.
      Sâil: Soru soran.
      Saadet-i dareyn: İki dünya saadeti, dünya ve ahiret mutluluğu.
      Nefs-i hidayet: Hidayetin kendisi, tam hidayet.
      Ayn-ı hidayet: Doğruyu ve gerçeği göstermenin ta kendisi.
      Zira: Çünkü.
      Haddizâtında: Aslında, gerçekte.
      Vicdanî: Vicdana ait.
      Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve İslam yolundan sapmak.
      Bilâhere: Sonra, sonradan, sonunda.
      Âhiret: Ölümsüz olan öbür dünya.
      Felâh: Kurtuluş, selamet.
      Saadet: Mutluluk.
      İntac: Netice verme, doğurma, meydana getirme.

      #818575
      Anonim

        Hidayet, ruhun Cennet’idir. Dalâlet, ruhun Cehennem’idir. İşârât-ül İ’caz

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.