• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683520
    Anonim

      Hüsn-i Zan Kulluğun Güzelliğindendir!

      Cenâb-ı Hak buyuruyor:

      “Ey imân edenler, zannın bir çoğundan kaçının, çünkü zannın bir kısmı günahtır…” (Hucurât, 12)

      Rasûlullah (sav) buyurdular:

      “Hüsn-i zan, ibadetin (kulluğun) güzelliğindendir.” (Ebû Dâvud, Edeb, 28; Ahmed b. Hanbel, II, 297, 304)

      Peygamber Efendimiz (sav), bir keresinde Mâlik bin Dühşum isimli bir şahıs aleyhinde konuşan bir grup ashâbına şu tepkide bulunmuştur:

      “-Bu adam Allah’tan başka ilah olmadığına, benim Allah’ın Resûlü olduğuma şahâdet etmiyor mu?”

      Onlar:

      “-O, bunu kalbinde olmadığı halde söylüyor” dediler.

      Rasûlullah (sav) ise:

      “-Allah’tan başka ilah olmadığına, benim peygamber olduğuma şehâdet eden hiçbir kimse cehennem ateşine girmez” buyurmuş, (Müslim, Îmân, 54) böylece imân ettiğini söyleyen kimselerin gönül dünyaları hakkında ön yargılı davranarak sû-i zan beslemenin uygun olmadığını belirtmiştir. (Efendimizden Ahlâk Ölçüleri, Erkam Yay.)

      Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

      el-Muktedir: Tam bir kudret sahibi olup hiçbir konuda zerre kadar zorlanmayacak şekilde gücü yeten demektir.

      Kısa Günün Kârı

      Hüsn-i zan, kulluk kalitemize ciddi katkıları olan önemli bir değerdir. Elden geldiğince bu değerden kıvamında istifâde edilmelidir. İnsan yanılmış olsa bile hüsn-i zannından sorumlu olmazken, sû-i zannından sorumlu tutulur. Ancak hüsn-i zan, bir haksızlığın giderilip, hakkın tahakkuku için ihtiyaç duyulan bilgi ya da ihtimalleri araştırmaya mani olmamalıdır. Bu bağlamda hüsn-i zanla birlikte ihtiyatlı olmak da esastır. Aksi halde sü-i zan sahibi kimselerin istismarına kapı aralanmış olur.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.