• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son *Ramazan* tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683939
    *Ramazan*

      Aziz ve muhterem Üstadım Efendim!
      Son neşrettiğiniz Söz, fakirde çok derin tesir ve intibalar bıraktı. Onun saikının ne olduğunu anlayamadım. Zât-ı âlînizi o Söz’de çok hiddetli buldum. Gayet ateşîn bir kalem, bütün elemlerinizi dökmüştü. İhtiva ettiği hakaika mest ü hayran olduğum halde, saatlerce okudum. Artık Sözlerinizin hiçbirini diğerine tercih edemiyorum. Zira birine mühim derken, diğeri daha mühim ve bir diğeri ehemm olarak kendini gösteriyor. Binaenaleyh envâr-ı Kur’aniyeyi gökteki yıldızlara benzetiyorum. Filhakika yıldızlar parlaklık itibariyle birbirinden farklı ise de, hepsi yıldızdır. Ve aynı menba’dan ahz-ı envâr etmede olduklarından, keyfiyetçe yekdiğerinden farkı yok gibidir. Sözleriniz aynen böyledir. Her birini yüz defa okusam, yüzbirinci defa hiç okumamış gibi, büyük bir zevk-i manevî ile okumam dahi yüksekliğine şahiddir. Bu bâbda ne kadar yazsam Sözler hakkında hiçbir şey yazmış olamayacağımı düşünerek, sözüme nihayet veriyorum.

      Barla Lahikası



      İntibalar: İzlenimler, görüş ve anlayışlar.
      Saik: Sevkeden, sürükleyen, götüren, dürten.
      Zât-ı âlîniz: Yüce ve değerli şahsınız.
      Ateşîn: Ateşli, canlı (şiddetli, kuvvetli).
      Elem: Acı, dert, kaygı.
      İhtiva: İçinde bulundurma, içine alma.
      Hakaik: Hakikatlar, gerçekler ve doğrular.
      Mest ü hayran: Hayranlıktan kendinden geçme.
      Mühim: Önemli.
      Ehemm: Çok mühim.
      Binaenaleyh: Bundan dolayı.
      Envâr-ı Kur’aniye: Kur’anın manevi ışıkları.
      Filhakika: Gerçekte, esasında, aslında.
      Menba’: Kaynak.
      Ahz-ı envâr: Nurları almak.
      Zevk-i manevî: Manevi zevk.
      Bâb: Kısım, bülüm. *Konu. *Kapı.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.