• Bu konu 18 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 20)
  • Yazar
    Yazılar
  • #646603
    Anonim

      Beşinci Mes’ele

      Gençlik Rehberi’nde izah edildiği gibi; gençlik hiç şübhe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata -istikamet dairesinde- sarfetse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar. Eğer sefahete sarf etse, nasılki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir. Öyle de gayr-î meşru dâiredeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyâde elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder. Meselâ, haram sevmekte bir kıskançlık elemi ve firak elemi ve mukabele görmemek elemi gibi çok ârızalar ile o cüz’î lezzet, zehirli bir bal hükmüne geçer.

      Burada altı çizili kısımda belirtilen “Haram sevme” tabiri ile anlatılmak istenen nedir ?

      Mesela bir erkeğin bir kızı sevmesi, tabii değil midir ? Bunun sonucu da evliliğe gidecekse bir mahzur olur mu ?

      Evleneceği kişiyi bir kişinin sevmesi “Haram sevme” olarak adlandırılabilir mi ?

      #718562
      Anonim

        bu parağfta ölçüler verilmiş kardeş
        .o fâni ve geçici gençliğini
        iffetle hayrata –
        İffet hem bayda hem bayanda olması gereken bir durum.bunu koruyacaz.

        istikamet dairesinde
        1-İstikametli olacaz.Doğru yoldan şaşmayacaz.O yolda nedir islamın hükümleri yani haramlardan sakınacaz.Haramlarda bellidir herkez bilir zaten.
        2-Bir evlilikte resmi nikah olmadan dini nikahı yapmıyorlar artık hocalar.Çünkü sorunlar oluyor.
        Dini nikahta olsa ihtiyatlı olmakta fayda var.Özellikle düğüne daha çok varsa .Çünkü devletimiz din devleti olmadığı için dini nikahı bozmanın cezası uygulanmıyor.Gerçi nikah atıldıktan sonra fazla bir kıymeti yok.
        Alsana bir elem daha.Evlenene kadar sevmek insana sıkıntı vereceği görülüyor.
        denklem yapacak olursak.(sondan başa doğru gelirsek.)
        Madem elem var o işin meşru olup olmadığını iyice düşünmemiz gerekir.(vicdanen)_________________________________________________Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem’a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. Çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. Nasıl küçük bir cam parçasında gök, yıldızlarıyla beraber içine girip gark oluyor. Hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a’mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz’î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
        17.lema 3.remiz

        #718566
        Anonim

          abiler benım şu anda cıkmam lazım.lutfen aksam geldıgımde burayı mutala edelım.Allah rızası için yapalım.
          Allaha emanet olun.

          #718588
          Anonim

            http://www.saidnur.org/forum/index.php/topic,9212.msg38789.html#msg38789

            Bu konuya benzer bir konu…

            DÖRDÜNCÜ NÜKTE: Diyorsun: “Benim taamlara, nefsime, refîkama, vâlideynime, evlâdıma, ahbabıma, evliyâya, enbiyâya, güzel şeylere, bahara, dünyaya müteallik ayrı ayrı muhtelif muhabbetlerimin, Kur’ân’ın emrettiği tarzda olsa, neticeleri, faydaları nedir?”

            Elcevap: Bütün neticeleri beyân etmek için büyük bir kitap yazmak lâzım gelir. Şimdilik, yalnız icmâlen bir iki neticeye işaret edilecek. Evvelâ, dünyadaki muaccel neticeleri beyân edilecek; sonra, âhirette tezâhür eden neticeleri zikredilecek. Şöyle ki:

            Sâbıkan beyân edildiği gibi, ehl-i gaflet ve ehl-i dünya tarzında ve nefis hesâbına olan muhabbetlerin, dünyada belâları, elemleri, meşakkatleri çoktur; safâları, lezzetleri, rahatları azdır. Meselâ şefkat, acz yüzünden elemli bir musîbet olur; muhabbet, firâk yüzünden belâlı bir hırkat olur; lezzet, zevâl yüzünden zehirli bir şerbet olur. Âhirette ise, Cenâb-ı Hakkın hesâbına olmadıkları için, ya faydasızdır veya azabdır (eğer harama girmiş ise).

            Bence haram sevmedeki püf noktası gönüldeki muhabbetin kokusunu yoklamak,anlamaya çalışmak. lezzetindeki ve firakındaki derecesine bakıp benim şuna olan sevgim Kurani bir hüzün ve neşe içindemi yoksa herhangi bir yerinde noksanlıgı var mı diye düşünmek.Bu şekilde ubudiyetten hissesi olan bir sevgi degilse karanlıklı olur.Kaybetmek,ulaşamamak vardır sevgilerde. eger bu firaklar Hz Yakubun Yusuf u kaybettigindeki duyguları gibi degilse,tevekkül ve teslimiyeti andırmıyorsa kalpten geçenler,sevgim nefis hesabına mıymış diye şüphelenilmelidir belki.

            _________________________________________________İlk defa okudugum,rastladıgım şu sözünde acaba cüz i bir ilgisi olabilir mi konuyla:

            Sual: Ölüm nasıl nimet olur ve ne suretle nimetlerin sırasına dahil edilmiştir?

            Cevap:

            Evvela: Ölüm, saadet-i ebediyeye mukaddemedir; bu itibarla nimet sayılabilir. Çünkü nimetin mukaddemesi de nimettir. Nitekim vacibin mukaddemesi vacip, haramın mukaddemesi haramdır.

            Birşeye olan muhabbetim dogru,hak,güzel ise onun mukaddemesi de güzeldir diyebilir miyiz?-Sungurlu abiye havale ediyorum 🙂 – Eger öyle ise ayrılıktan üzülmemem,kederlenmemem sevginin meşru olabilecegini gösteriyor olabilir.Çünkü iman herşeye imanlı bir pencere açıyorsa sevgilere,ayrılıklara da imani pencereler açıyor olması gerekir.

            #718597
            Anonim
              hknco wrote:
              [size=12pt]

              Burada altı çizili kısımda belirtilen “Haram sevme” tabiri ile anlatılmak istenen nedir ?

              Mesela bir erkeğin bir kızı sevmesi, tabii değil midir ? Bunun sonucu da evliliğe gidecekse bir mahzur olur mu ?

              Evleneceği kişiyi bir kişinin sevmesi “Haram sevme” olarak adlandırılabilir mi ?

              abiyi tebrık ederım.cok guzel bi soru sormus.
              bende soyle dusunuyorum;harama sevmemın elemlerı bınlerce…
              birini sevıyorsun,önce uyusabılme derdı ,birbirine hıtap edebılyor musun,anlasabılıcen mi sevsen bile…
              sonra kavusabilicek misin…
              sonra kıskanclık var,ve bakalım senın sevgıne mukabıl vercek mi,ve degıyor mu?
              bunlar sadece aklıma gelen bi kac tanesi,ve bu haram sevmede binlercesi var,ve cevremdekılerın anlattıgına gore cin işkencesınden beter…hatta biz fakultede okuyan bi kardese bu dersi okuduk,nurlarla yeni sereflenmişti,o da dedıkı”keske ustadınız bu elemlerın nasıl elemler oldugunuda bahıs etseydı,bızde belkı bıraz neye benzıyor bu acılar anlar kendımız gerı cekerdık,ustadınız sadece içine dusecegın ahvalden bahsedıyor,o sıkıntılardan bahsetse idi ki sanmıyorum kimse cesaret etmezdi.”
              işte belkıde ustadımız haram sevmede ki elem bu dıyor… tarıfsız sıkıntılar…._________________________________________________Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eğer siz daire-i meşruada kalmazsanız, o gençlik zayi olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette kendi lezzetinden çok ziyade belalar ve elemler getirecek. Eğer terbiye-i İslamiye ile o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak iffet ve namusluluk ve taatte sarf etseniz, o gençlik manen baki kalacak ve edebi bir gençlik kazanmasına vesile olacak.

              #718601
              Anonim
                Quote:
                bende soyle dusunuyorum;harama sevmemın elemlerı bınlerce…
                birini sevıyorsun,önce uyusabılme derdı ,birbirine hıtap edebılyor musun,anlasabılıcen mi sevsen bile…
                sonra kavusabilicek misin…
                sonra kıskanclık var,ve bakalım senın sevgıne mukabıl vercek mi,ve degıyor mu?
                bunlar sadece aklıma gelen bi kac tanesi,ve bu haram sevmede binlercesi var,ve cevremdekılerın anlattıgına gore cin işkencesınden beter…hatta biz fakultede okuyan bi kardese bu dersi okuduk,nurlarla yeni sereflenmişti,o da dedıkı”keske ustadınız bu elemlerın nasıl elemler oldugunuda bahıs etseydı,bızde belkı bıraz neye benzıyor bu acılar anlar kendımız gerı cekerdık,ustadınız sadece içine dusecegın ahvalden bahsedıyor,o sıkıntılardan bahsetse idi ki sanmıyorum kimse cesaret etmezdi.”
                işte belkıde ustadımız haram sevmede ki elem bu dıyor…

                eyvallah hnkco ağabey haram sevmeye yaklaşma yoksa cız olursun dedirten bir yazı Allah haram sevgilerden ümmeti Muhammedi korusun

                batılı tasvir etmek istemem fakat ne acıdır ehli din bile bu zehirli balın içine düşebiliyor

                #718609
                Anonim

                  her yer günah dolu. Yolda, sokakta yüzlerce haram,evde gayr-i ihtiyârî nazarımıza çarpıyor. sadece sevgılı manasında haram olmaz ki,ya abi cok guzel bı damara degınmiş.nden bu konuya kayıtsız kalınıyor anlamıyorum.lutfen ya….
                  bu konuyu hep bırlıkte muzakere edelim…

                  #718620
                  Anonim
                    hknco wrote:
                    Beşinci Mes’ele
                    Gençlik Rehberi’nde izah edildiği gibi; gençlik hiç şübhe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata -istikamet dairesinde- sarfetse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar. Eğer sefahete sarf etse, nasılki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir. Öyle de gayr-î meşru dâiredeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyâde elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder. Meselâ, haram sevmekte bir kıskançlık elemi ve firak elemi ve mukabele görmemek elemi gibi çok ârızalar ile o cüz’î lezzet, zehirli bir bal hükmüne geçer.

                    Burada altı çizili kısımda belirtilen “Haram sevme” tabiri ile anlatılmak istenen nedir ?
                    Mesela bir erkeğin bir kızı sevmesi, tabii değil midir ? Bunun sonucu da evliliğe gidecekse bir mahzur olur mu ?
                    Evleneceği kişiyi bir kişinin sevmesi “Haram sevme” olarak adlandırılabilir mi ?

                    zor konu…

                    Fani yim Fani olani istemem…
                    Acizim Aciz olani istemem…

                    Insana verilen her duygunun Bekaya bakan yonu var, Doymak degil tatmak icin gelmisiz.. Bu yuzden,

                    Sevgide Baki’ye yonelirse ancak.. Huzur ve Rahat veriyor…
                    Fani ye duyulan Sevgi (yada siddetli sevgi adina Ask diyoruz) eger, hakettigi gibi Baki’ye yoneltilmeyince Acilar ortaya cikiyor..Hamiline sadece aci veriyor…

                    Herseyi yerli yerinde kullanmak lazim.. duygulari bile..

                    Fani Bakiye AYNA olursa guzel olur…
                    Baki Gunesin kendisini Sevmek lazim..
                    O’nu yansittigi icin aynayi sevmek, ona deger vermek guzeldir tabii, ama eger Gunesi tanimamiz ve gormemizi geciktiriyor, nazarini sadece kendonde topluyor, Haketmediginden fazlasini istiyorsa…. aman dikkat.. Harama gidiliyor demektir…

                    Bu Sadece sevgili icin degil, Haram Sevgi cok genis bir kavram… Mana- i Harfi ile Sevmek , o gozle bakmak.. Hakettiginden fazla kiymet vermemek lazim hicbirseye..

                    Karsinizdaki de nihayetinde insan, nisyandan geliyor ismi, kusurlari cok…ve Fani, aynen Senin gibi… insan ve esi arasini isindiran, aralarina muhabbet bagi koyan; Allah, herseyi cift yaratanda Allah, Allahin verdigini Allah icin sarfetmenin sonunda ne elem olur, nede baska bir sikinti…

                    Fani olana Baki lazim… Herseyde onu gormek, Aynalara takilmamak lazim yani.. Esini sevmede bile, asiriya kacabilir belki insan, yada cocugunu, malini.. sevmede..
                    Allah- u Teala zaten buyuruyor; “Maliniz ve Cocuklariniz sizin icin fitnedir”diye.. bu ayette derin manalar var…(her ayette oldugu gibi)..

                    Allah guzeli Guzelden oturu sevmek, mana-i harfi ile bakmak nasib etsin..hepimize..amin

                    #718621
                    Anonim

                      Gönlüne saglık Gülşerbeti,güzel bir izah olmuş.Herşeyde istikametli oluruz inş…

                      #718622
                      Anonim
                        Sergerdan wrote:
                        Gönlüne saglık Gülşerbeti,güzel bir izah olmuş.Herşeyde istikametli oluruz inş…

                        amin Abi, insaAllah, Rabbimiz, nefsimizin eline birakmasin bizi…onuda islah etsin ins. 🙂

                        #718643
                        Anonim

                          İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hâkezâ şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir.
                          O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere bâki elmas fiyatlarını vermek demektir.
                          Şu münasebetle bir nokta hatıra gelmiş; söyleyeceğim. Şöyle ki:

                          Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır.
                          Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.9.MEKTUP

                          gül şerbetinin yazmış olduğu yazının biraz değişiği olsa gerek

                          #718647
                          Anonim
                            yunus44 wrote:
                            İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hâkezâ şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir.
                            O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere bâki elmas fiyatlarını vermek demektir.
                            Şu münasebetle bir nokta hatıra gelmiş; söyleyeceğim. Şöyle ki:

                            Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır.
                            Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.9.MEKTUP

                            gül şerbetinin yazmış olduğu yazının biraz değişiği olsa gerek

                            Degisigi degil abi, Orijinal metin’i yazmissiniz 🙂 , Allah razi olsun..bizim yazilan sadirdan, anladiklarimiz, ve hissettiklerimiz elh..Satirdan daha guzel masaAllah..

                            Allah Ustad dan Gani Gani Razi olsun , Rabbimiz bizleri Kendine layik kul, Efendimiz (s.a.v) layik ummet , Ustad(imiz-ins.-)a layik Talebe etsin..aminnnnnnnnn..

                            #718709
                            Anonim

                              Şimdi ama konu benim sorum etrafında dönmüyor abiler. İki kişi düşününüz bunlar -Allah cc bilir- Allah cc rizası dahilinde bir birlerini seviyorlar. Ama evlenmeleri için zaman lazım mesela 2 yıl. Şimdi abiler sizce ne yapmalı yada şerri hüküm nedir… bu kişiler sizce ne yapmalı nasıl bir yol izlemeliler ? Üniversite gençliğinin en sık karşılaştığı sorun bu…

                              #718750
                              Anonim

                                affiniza siginarak abi, Bu sekilde sevmek ve gorusmek harammi diye soruyorsunuz herhalde ?
                                bilmiyorum, Her sozunde binler hikmet olan peygamberimiz; hayirli islerinizde acele ediniz buyurmus…
                                henuz okul okuyorsaniz, Allah rizasi icin sabredersiniz.. Sabirda ibadettir..
                                Allah icin sevmek nicin haram olsun ki.. Sevmek baska, gorusmek baska seyler ama, bunu iyi ayird etmek lazim..
                                dinimizde nikah ya vardir yada yoktur.. yani ya haramdir yada helal.. Nisan durumu, dinde yeri varmidir, hep tartisilir..
                                cok kisa olmasi gerekir sanirim o surenin.. taraflar birbirini taniyana kadar, bir kac kez ve sadece belli bir niyet ve hedef icin gorusulur, buna izin var…
                                siz eniyisi guvendiginiz bir abiye sahsen danisin, burda olmiycak gibi.. 🙁

                                bu konuyla alakali birkac konu link’i ins. istifade edersiniz;
                                http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=2612
                                http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=2611
                                http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=3688
                                http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=8054

                                siteye sizinkine benzer bircok soru yoneltilmis, onlarda cevaplamis, belki okudunuz, belki o sorulari siz sordunuz.. bilemem..
                                ins. haddi asmamisimdir, ::) Allah kolaylik versin abi..

                                abilerde yokki ortada.. mutala olsa istifade ederdik… 🙁

                                #718752
                                Anonim

                                  nişan caizdir Efendimiz de izin vermiştir.tarafların birbirlerini görmeleri ve tanımaları için müsade vardır.bakmak haram diildir hatta Efendimiz den bir sahabi bu konuda izin istemiş O da ”sana hoş gelecek yerlerine bak” demiştr.hayırlı işi uzatmamak büyüklerinde sık kullandığı bir sözdr ve bu konuda geçerlidr.bir rivayete göre Efendimiz 6 ay demiştr nişanlılık süresi hakkında.nikah konusu en önmli konudr.dini nikah diye birşey yoktur çünkü nikah bayanı veya erkeği mağdur etmemek için yapılan bir ahittir.şahitlerin mutlaka olması lazımdr ve ilan edilmesi gerekr, ve mehir belirlenmelidr.ayrılma durumunda hak iddia edilebilmelidr.yani yasal yönü olmalıdr günümüzde dini nihakta böyle olmadığından hak oln resmi nikahtr ve ikisini de karşılayabilir.aileden veya toplumdan gizli yapılan nikah resmi de olsa dini de olsa kabul edilmez dediğimz gibi nikahın en önmli şartlarından biri ilandr.hatta bazı mezheplere göre(şafii) kız ailesinin izni olmadan evlenemez.

                                  acizane açıkladık sorular olursa cevap vermeye çalışırız.geniş bir konu soru cevap daha iyi çözüm olur. dua ile….

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 20)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.