- Bu konu 24 yanıt içerir, 14 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
26 Mart 2009: 11:07 #651443
Anonim
biraz önce trt 6’yı (trt şeş) izlerken çok ama çok hüzünlendim..
stüdyodaki kürt izleyicilerin/konukların neredeyse tamamına yakını kürtçe konuşamıyordu..
halbuki kürtçe, islam ümmeti içerisinde %99’u müslüman olan bir kavmin lisanı.. bir islam kavminin lisanı.. said-i nursilerin, mevlana halidlerin, ahmed-i hanilerin, mela-yı cezerilerin dili..
bu dili unutmamak ve ondan da ötesi konuşarak canlı tutmak gerekir..
hususan da KÜRTLERİN (ki buna araplar, boşnaklar, çerkezler, lazlar, arnavutlar da dahil) KENDİ DİLLERİNİ AİLE İÇİNDE KONUŞARAK YAŞATMALARI GEREKİYOR..
bir sitde gördüğüm bir yazıyı, arkadaşlarla paylaşmak istedeim..
TÜRKİYE’DE KÜRTÇE..
Anneannem kendisiyle Türkçe konuşulduğunda Kürtçe cevap verir. Türkçe, zamanla anlamaya başladığı bir dil. Anlar ama cevap veremez. Türkçe’yi sonradan, duyarak öğrenmiş ve günlük ilişkilerinde kullanmayan Kürtler, uzun süre Türkçe konuşmak durumunda kaldıklarında “zimanê min qerimî” (dilim katılaştı/uyuştu) derler.
Türkçe’yi okula başlayınca öğrenen Kürtler, Kürtçe bildiklerini söylerler; okul öncesi dönemde dinledikleri masallar, ninniler, ağıtlar, tekerlemeler Kürtçe’dir ama eğitim süreciyle birlikte Kürtçe ile ilişkileri zayıflamıştır ve çocuklarıyla Türkçe iletişim kurarlar. Bu ailelerin çocukları Kürtçe’yi anlar ama konuşamazlar; onlar için Kürtçe “ebeveyn dili”dir.
Eğitimle gelen dil değişikliği, çocuk için zor bir süreçtir; dil ve düşünce sistematiğinde köklü bir değişim gerektirir. İlkokula başladığımda, herhangi bir konuda Türkçe konuşmaya çalıştığımda, beynime akın eden, dilimin ucuna kadar gelen Kürtçe kelimeleri yutup panikle, yoğun bir yetersizlik duygusuyla, Türkçe karşılıklarını bulmaya çalıştığımı, bütün çabalarıma rağmen zaman zaman ağzımdan Kürtçe kelimeler çıktığını hatırlıyorum.
Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları şehirlerde ve Türkiye metropollerinde, zorunlu göçle oluşan varoşlarda yoksulluk ve itilmişlik duygusu içinde büyüyen çocuklar Türkçe ve Kürtçe kelimelerden oluşan bir dil konuşuyorlar. Sekiz yıllık ilköğretimi tamamlayabilme olasılıkları çok zayıf olan bu çocukların dili ne Türkçe’dir ne de Kürtçe. Ne Türkçe bildiklerini söylemek mümkündür ne de Kürtçe…
Kürtçe konuşamayan çocukların Türkçe konuşamayan ebeveynleri olabiliyor. Bu durumda iki taraf da anlayıp konuşamadığı dile kendi bildiği dille cevap veriyor. Anne-baba ve çocukların farklı dil konuşmaları, karşılıklı olarak bir kültürel ayrışmayı ve yabancılaşmayı beraberinde getiriyor. Türkiye’de, anadili Türkçe bir kadının/erkeğin, anadili Kürtçe bir erkekle/kadınla evliliğinden doğan çocuklar sadece Türkçe öğreniyorlar. Avrupa ülkelerinde ya da başka ülkelerde yaşayan, yaşadığı ülkeden bir kadınla/erkekle evli Kürtlerin çocukları, hem Kürtçe hem de annenin/babanın dilini öğreniyorlar. Türkiye’de, Kürtçe konuşan bir anne ya da babanın yanı sıra çocuğun Kürtçe bilen büyükanne, büyükbaba, hala, teyze, amca, dayı ile büyüme olanağı bir Avrupa ülkesine göre daha fazla olsa da ninesinin, dedesinin dilini bilmeyen, onlarla iletişim kuramayan çocuklar yetişiyor.İki yıl önce, Diyarbakır’da, bir annenin Almanya’da yaşayan oğlu ve beş yaşındaki torunuyla telefon görüşmesine tanık oldum. Babaanne, biraz şaşkın biraz hoşnut, Kürtçe iletişim kurduğu tek torunuyla konuşuyordu. Görüşme bitince açıklama yapma gereği duydu: “Buradaki torunlarım Kürtçe bilmiyor, o da Türkçe bilmiyor.” Almanya’da büyüyen annesi Alman, beş yaşındaki çocuk, Diyarbakır’daki kuzenleriyle iletişim kuramıyordu. Öte yandan, son yıllarda entelektüel kesimde, sadece günlük iletişimde değil tarih, edebiyat, siyaset, sosyoloji vb. pek çok alanda ısrarla Kürtçe konuşma çabası dikkat çekiyor.
ZERİ İNANÇ
26 Mart 2009: 14:10 #736291Anonim
Doğru düşünceler hamiyet kardeş,bak biz de aslen Ağrılıyız ama batıda büyüdüm ben.Ailem kürtçe biliyor nadiren aralarında konuşuyorlar .Hatta biz küçükken özel konuları kürtçe konuşuyorlardı.Yani demek istediğim bize öğretme çabası da olmayınca sık konuşmayınca biz de öğrenmedik.Benim gibi olanlar çok fazla açıkçası ben de öğrenme gereği duymadım etrafımda kürt insanlar olmayınca…
Geçenlerde facebook ta arkadaşın biri video eklemiş .Doğulu bir çocuk tuvalet yerine tulavet diyor ,tuvalete de sıkışmış yazık .Hoca da tuvalet dedirtinceye kadar izin vermedi gitmesine .Arkadaşlarım da çocukla dalga geçmişler katır inadı var aman öğrenemedi falan.Ve bunları söyleyen birçok kişi maalesef öğretmen adayları Bilmiyorlar ki dil gelişimi zamanla olur doğulu çocuk kürtçe konuşulan bir evde yaşıyordur muhtemelen .Kürtçe konuşan birinin sonradan türkçe öğrenmesi de pek kolay olmuyor .26 Mart 2009: 14:27 #736292Anonim
goldenrosea;113173 wrote:Doğru düşünceler hamiyet kardeş,bak biz de aslen Ağrılıyız ama batıda büyüdüm ben.Ailem kürtçe biliyor nadiren aralarında konuşuyorlar .Hatta biz küçükken özel konuları kürtçe konuşuyorlardı.Yani demek istediğim bize öğretme çabası da olmayınca sık konuşmayınca biz de öğrenmedik.Benim gibi olanlar çok fazla açıkçası ben de öğrenme gereği duymadım etrafımda kürt insanlar olmayınca…
Geçenlerde facebook ta arkadaşın biri video eklemiş .Doğulu bir çocuk tuvalet yerine tulavet diyor ,tuvalete de sıkışmış yazık .Hoca da tuvalet dedirtinceye kadar izin vermedi gitmesine .Arkadaşlarım da çocukla dalga geçmişler katır inadı var aman öğrenemedi falan.Ve bunları söyleyen birçok kişi maalesef öğretmen adayları Bilmiyorlar ki dil gelişimi zamanla olur doğulu çocuk kürtçe konuşulan bir evde yaşıyordur muhtemelen .Kürtçe konuşan birinin sonradan türkçe öğrenmesi de pek kolay olmuyor .evet.. maalesef çoğu ebeveynin çocuklarına ana lisanlarını öğretme/aktarma gibi bir dertleri yok..
bu kürtlerde böyle olduğu gibi araplarda, çerkezlerde vb. de böyle..
halbuki dil en önce ve sağlam olarak aile çevresinde öğrenilir..
ya bizdeki ebeveynler? mesela batıda yaşayan kürt bir ebeveyn kendi aralarında gizli mevzuları kürtçe konuşuyorlar.. e hal böyle olunca zavallı çocuklar nasıl dillerini öğrensinler..
dünya üzerinde her yıl onlarca dilin öldüğü/yok olduğu ve de ingilizcenin çok süratle ve baskınca dünyayı kuşattığı bir ortamda kürtçe gibi devlet himayesinin garantörlüğünde olmayan bir dilin muhafazası daha da zorlaşıyor..
işbu durumda hamiyetli ehl-i ekrada vazife düşüyor..
onların da en baştaki bir vazifeleri; kendi çoluk çocuklarına kürtçeyi öğretmeler, onlarla kürtçe konuşmaları..
aynı durum türkiyedeki araplar, çerkezler, arnavutlar vb. için de geçerli..
26 Mart 2009: 14:46 #736293Anonim
aile içinde kürtçe konuşulması yada hangi milletten ise o dilin konuşulması kadar doğal bi durum yok… başka bir sitede okuyup paylaştığınız yazıdada olduğu gibi sosyal sorunmuş gibi bahsedilmiş bu durumdan… benim acizane ricam karşıt görüşlerin oluşabileceği konuların sitemizde sözkonusu edilmemesi… lütfen… zira bunun sıkıntısı daha önce de yaşandı… tekerrürü hoş olmayacak diye düşünüyorum… bakın siz ne güzel türkçe yazıyorsunuz ne güzel anlaşıyoruz Allahın izniyle…
26 Mart 2009: 15:05 #736295Anonim
abdullahulug;113175 wrote:aile içinde kürtçe konuşulması yada hangi milletten ise o dilin konuşulması kadar doğal bi durum yok… başka bir sitede okuyup paylaştığınız yazıdada olduğu gibi sosyal sorunmuş gibi bahsedilmiş bu durumdan… benim acizane ricam karşıt görüşlerin oluşabileceği konuların sitemizde sözkonusu edilmemesi… lütfen… zira bunun sıkıntısı daha önce de yaşandı… tekerrürü hoş olmayacak diye düşünüyorum… bakın siz ne güzel türkçe yazıyorsunuz ne güzel anlaşıyoruz Allahın izniyle…kardeş!
sen git önce uhuvvet risalesini (rica ediyorum) bir kez daha oku..
ondan sonra gel konuşalım..
26 Mart 2009: 15:13 #736300Anonim
aile içinde herkes elbette istediği dili konuşmalı zaten bunun önüne geçebilecek bir güç bulunmamakta olamazda…
26 Mart 2009: 15:54 #736302Anonim
Arkadaşlar bence hamiyetkar’ ı yanlış anladınız .Aslında türkler de dahil araplar,kürtler,çerkezler özlerini,kültürel değerlerini kaybediyorlar.Ha kültürün ana unsuru da dildir.Dolayısıyla tarihe karışmak istemeyen kürtlerin de kültürel değerlerine sahip çıkması istenmektedir.Burda aslında globalleşme söz konusu biraz da yabancılaşıyoruz giderek …At last Kürt-Türk kesinlikle kardeştir,yani ayrım söz konusu değildir.Fakat kuran da denildiği gibi de aslını inkar eden bizden değildir.
26 Mart 2009: 17:00 #736307Anonim
konu ebevynlerin dillerini cocuklarına aktarmaması
26 Mart 2009: 17:22 #736313Anonim
Bu konu Türkçe için de geçerli arkadaşlar.Sağda solda heryerde ingilizce yazılar görmek beni deli ediyor. Ankara da olanlar bilir Ankamall diye bir alışveriş merkezi var. Dolmuştaydık amcanın biri Ankamal da incek var dedi ama yazıldığı gibi söyledi. Arkadki gençlik başladı kikirdemeye. mall ingilizcede çarşı demek tabi okunuşu da a sesi yerine o sesiyle. ne bilsin millet hem bilmek zorunda da değil tabiki. Gençlik işte bu dille yetişmek zorunda kalıyor. Ve bu gençlik büyüyor. Bakalım onların çocukları nasıl konuşacak….
26 Mart 2009: 17:30 #736314Anonim
nasıl Talha abicim konuyu güzel dağıtmışmıyım. Yav öğreniyorum galba ben bu işi…
hafif bi gerginlik hissettim de…
27 Mart 2009: 08:43 #736418Anonim
herkes aile içinde ANADİLİNİ KONUŞSUN!
anadilini unutmasın ve unuturmasın..
yoksa yarın yevm-i mahşlerde, o anadili onu hamiyet-i milliyesine şikayet eder..
benden söylemesi..
27 Mart 2009: 09:08 #736419Anonim
bütün diller için aynı şeyi düşünüyorum…dil zenginlik demektir…ve herkes kendi dilini zenginliğini yaşatmaz devam ettirmezse…tek sesli tek renli bir fotoğraf yada bir melodi ne kadar sıkıcıysa…işte öyle çok seslilikten uzak..tek kalıp olmak güzel değil…sıkıcıdır…
fakat bir önceki kuşaklar bile..yani ebeveynler onlar bile unutmuşken dillerini…zordur çocuklarına bu eğitimi vermeleri..baktığım da görüyorum…sadece dedeler , nineler anadilini konuşur olmuş…ve buda demek oluyor ki…15-20 seneye kalmaz birçok dil..kullanılmaz bilinmez hale gelecek…
27 Mart 2009: 09:14 #736420Anonim
ebrar172;113353 wrote:bütün diller için aynı şeyi düşünüyorum…dil zenginlik demektir…ve herkes kendi dilini zenginliğini yaşatmaz devam ettirmezse…tek sesli tek renli bir fotoğraf yada bir melodi ne kadar sıkıcıysa…işte öyle çok seslilikten uzak..tek kalıp olmak güzel değil…sıkıcıdır…fakat bir önceki kuşaklar bile..yani ebeveynler onlar bile unutmuşken dillerini…zordur çocuklarına bu eğitimi vermeleri..baktığım da görüyorum…sadece dedeler , nineler anadilini konuşur olmuş…ve buda demek oluyor ki…15-20 seneye kalmaz birçok dil..kullanılmaz bilinmez hale gelecek…
maalesef..
evet, bizler, herkes anadiline sahip çıkmalı..
ve bence bu çağın en büyük sorunlarından biri de bu olacak..
27 Mart 2009: 10:55 #736430Anonim
zimana me, namusa me ye.. 🙂
27 Mart 2009: 13:18 #736440Anonim
Hamiyetkar;113377 wrote:zimana me, namusa me ye.. 🙂what are you say..? :):)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.