• Bu konu 37 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 39)
  • Yazar
    Yazılar
  • #641340
    Anonim

      “vav harfi İyi bakıldığında.. Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer..

      Vav Harfi, Allah’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler.

      Ebced hesabında 6 rakamına dektir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir.

      Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.

      Vav harfi ile başlayan kelimelere dikkat ediniz.s***mluluk gerektiren işlerdir:

      Vali, vezir,veli, vekil, varis, vasi, valide, vaad etmek..vb..

      “Bursa Ulu Camii gezerken rehber duvarda asılı hatlardan yedi vav’ın sırrını şuna benzer manada anlatmıştı.

      Peygamberimiz buyurmuş ki, “yedi vavdan sakınınız, ihtiyaç olmadığı halde vavların işaret ettiği mesleklere yönelmeyiniz
      Bursa Ulu Cami – Caminin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane VAV harfi dikkat çekmektedir.

      İttaku’l – vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü (s.a.s) bizleri s***mluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının, çekinin” diyor.

      Mesela Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye ediyor, Efendimiz (s.a.s). İnşallah yerinde de görürsünüz.

      tezhja8ht1ai4.gif

      İnsan vav şeklinde doğar, bir ara do***lunca kendini elif sanır.

      İnsan iki büklüm yaşar, oysa en do*** olduğu gün ölmüştür.

      Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.

      O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

      Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.

      Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.

      İbrahim ateşte vavdır, Ne***t bizzat ateşe odun.

      Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.

      İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.

      Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

      Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.

      Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.

      Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.

      Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.

      Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der.
      Buna anlamca vaveyla denir.
      Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.

      Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır.
      Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.

      Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır.
      Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.

      “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.”

      Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?

      İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;

      “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir”

      Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.

      İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”

      Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.

      Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde… ”

      #700701
      Anonim

        allah razı olsun mübarek kardeşim…

        #700711
        Anonim

          Nurum Allah razi olsun baslik bile mest etmeye yetti beni….Aşkın Vav Hali..

          #700712
          Anonim


            vavei41ps9.jpg
            Aşkın Vav Hali



            Ey aşkın binbir başlı vav hali
            Ey sonsuz kavram
            Gaflet vaktinde
            Gel gönlümün üstüne
            Usta bir hattatım ben
            Aşkı çizerim mekânlara
            Aşk sığmaz ki bu ummana
            Vav olur gözlerimiz
            Bürünürüz canlara
            Bir seyyah gibi
            Gelip göçen, göçüp giden
            Bu mekândan mekân’a
            Demem o ki
            Tarifini yapamam ben imkâna
            Bir hattatım
            Zamana vav çizmekteyim
            Hilalin dolunaya
            Dolunayın hilale dönüştüğü zamana
            Ve mahlukat
            Nefes nefes aşk çekerken Mevla’ya
            Üstümde aşk kokusu var
            Yaşadıkça beni yontar
            Ve benzetir insana
            Elimde vav
            Gönlümde vav
            Gözümde vav
            Dem dem vav kesilirim
            Beni insan yapana
            Ey kalbimden geçeni bilen Allah’ım
            “Kulum” de kâfi bana
            İster nârına garket
            İster nuruna


            #700716
            Anonim

              Amin cümlemizden inş.

              #719402
              Anonim

                waw harfi… 😉

                [IMG]http://www.risaleforum.net/blog/attachment.php?attachmentid=135&d=1224711569[/IMG]

                waw

                İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer..

                Vav Harfi, Allah’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler.

                Ebced hesabında 6 rakamına dektir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir.

                Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.

                Meşhur VAV Harfi

                • Ulu Cami’nin her duvarında VAV harfleri yazılıdır. Ancak en meşhur ve en güzel VAV harfi budur.

                • Halk arasında Hızır Aleyhisselam’ın bu vav harfinin önünde namaz kıldığı rivayeti yaygındır.

                • Tezhib sanatı ile süslenmiş ve ucuna Lale motifi işlenmiştir. Lale süsleme sanatında Allah’ı c.c. sembolize eder.

                • Vav harfi, Vahidiyet, Vahdaniyeti ihtiva etmesi yönüyle de Allah’ın birliğini ifade eder.

                VAV HARFİ İLE BAŞLAYAN KELİMELERE DİKKAT EDİNİZ. SORUMLULUK GEREKTİREN İŞLERDİR:

                VALİ, VEZİR, VELİ, VEKİL, VARİS, VASİ, VALİDE, VAAD ETMEK VB…

                Vav’lardan Çekinin

                -Bursa Ulu
                Cami – Caminin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane VAV harfi dikkat çekmektedir.

                İttaku’l – vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü (s.a.s) bizleri sorumluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının, çekinin” diyor.

                Mesela Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye ediyor, Efendimiz (s.a.s). İnşallah yerinde de görürsünüz.

                İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.

                İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.

                Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.

                O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

                Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.

                Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.

                İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.

                Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.

                İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.

                Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

                Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.

                Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.

                Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.

                Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.

                Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der.
                Buna anlamca vaveyla denir.
                Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.

                Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır.
                Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.

                Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır.
                Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.

                “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.”

                Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?

                İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;

                “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir”

                Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.

                İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”

                Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.

                Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde…

                Muhabbetle

                (Hakan Türkyılmaz’dan alıntıdır)

                [IMG]http://www.risaleforum.net/blog/attachment.php?attachmentid=136&d=1224711569[/IMG]

                Aşkın Vav Hali

                Ey aşkın binbir başlı vav hali
                Ey sonsuz kavram
                Gaflet vaktinde
                Gel gönlümün üstüne
                Usta bir hattatım ben
                Aşkı çizerim mekânlara
                Aşk sığmaz ki bu ummana
                Vav olur gözlerimiz
                Bürünürüz canlara
                Bir seyyah gibi
                Gelip göçen, göçüp giden
                Bu mekândan mekân’a
                Demem o ki
                Tarifini yapamam ben imkâna
                Bir hattatım
                Zamana vav çizmekteyim
                Hilalin dolunaya
                Dolunayın hilale dönüştüğü zamana

                Ve mahlukat
                Nefes nefes aşk çekerken Mevla’ya
                Üstümde aşk kokusu var
                Yaşadıkça beni yontar
                Ve benzetir insana
                Elimde vav
                Gönlümde vav
                Gözümde vav
                Dem dem vav kesilirim
                Beni insan yapana
                Ey kalbimden geçeni bilen Allah’ım
                “Kulum” de kâfi bana
                İster nârına garket
                İster nuruna

                #701176
                Anonim

                  İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.

                  İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.



                  bu söze ne denir ki çok doğru…
                  hepsini okudum Artık gercekten VAV deyip geçmeyelim:) sağol

                  #700967
                  Anonim

                    hassasiyetin için tesekkür ederim,hemfikir olmak çok güzel

                    #700968
                    Anonim

                      eeeee bu kadarına ne denir dostum… wwwwaaaaaawwwww:p

                      #719644
                      Anonim


                        [IMG]http://www.risaleforum.net/blog/attachment.php?attachmentid=147&d=1224968463[/IMG]


                        Meşhur bir hikayedir:
                        Hafız Osman fırtınalı bir günde dolmuş kayıkla Beşiktaş’a geçecektir. Bir kayığa biner. Yol bitmek üzereyken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman o gün aceleyle çıktığı için yanına para almayı unutmuştur. Kayıkçıya, “efendi, yanımda param yok, ben sana bir “vav” yazayım, bunu sahaflara götür karşılığını alırsın” der. Kayıkçı yüzünü ekşitip söylenerek yazıyı alır. Bir müddet sonra kayıkçının yolu sahaflar tarafına düşer. Bakar ki yazılar, levhalar iyi fiyatlarla alınıp satılıyor. Cebindeki yazıyı hatırlar ve götürür satıcıya. Satıcı yazıyı alır almaz “Hafız Osman vav’ı” diyerek açık artırmaya başlar. Sonuçta iyi bir fiyata “vav”ı satar kayıkçı. Kayıkçı bir haftalık kazancından daha fazlasını bu “vav” ile kazanmıştır. Bir gün Hafız Osman yine karşıya geçecektir ve yine aynı kayıkçıyla karşılaşmıştır. Yol bitmek üzereyken yine ücretler toplanır. Hafız Osman da yol ücretini uzatır kayıkçıya. Kayıkçı “efendi para istemez, sen bir “vav” yazıver yeter” der. Hafız Osman gülümseyerek der ki; “efendi o “vav” her zaman yazılmaz.”
                        Meşhur bir hikayedir:
                        Hafız Osman fırtınalı bir günde dolmuş kayıkla Beşiktaş’a geçecektir. Bir kayığa biner. Yol bitmek üzereyken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman o gün aceleyle çıktığı için yanına para almayı unutmuştur. Kayıkçıya, “efendi, yanımda param yok, ben sana bir “vav” yazayım, bunu sahaflara götür karşılığını alırsın” der. Kayıkçı yüzünü ekşitip söylenerek yazıyı alır. Bir müddet sonra kayıkçının yolu sahaflar tarafına düşer. Bakar ki yazılar, levhalar iyi fiyatlarla alınıp satılıyor. Cebindeki yazıyı hatırlar ve götürür satıcıya. Satıcı yazıyı alır almaz “Hafız Osman vav’ı” diyerek açık artırmaya başlar. Sonuçta iyi bir fiyata “vav”ı satar kayıkçı. Kayıkçı bir haftalık kazancından daha fazlasını bu “vav” ile kazanmıştır. Bir gün Hafız Osman yine karşıya geçecektir ve yine aynı kayıkçıyla karşılaşmıştır. Yol bitmek üzereyken yine ücretler toplanır. Hafız Osman da yol ücretini uzatır kayıkçıya. Kayıkçı “efendi para istemez, sen bir “vav” yazıver yeter” der. Hafız Osman gülümseyerek der ki; “efendi o “vav” her zaman yazılmaz.”

                        #719645
                        Anonim

                          Allah razı mübarek insan çok güzel bir paylaşım….

                          #719646
                          Anonim

                            🙂 ne hoş bir vaw mış böylee okur okumaz sevdirdi kendini :)) Allah razı olsun bilgiler için bilmyordum bu kadarını doğrusu..

                            #719801
                            Anonim

                              [IMG]http://www.risaleforum.net/blog/attachment.php?attachmentid=164&d=1225062138[/IMG]

                              Osmanlı camilerinde padişahın namaz kıldığı yere hünkar mahfili denir. Bu yerin kapısının üzerinde çifte vav vardır. Çifte vav ebced hesabıyla 66 eder, bu da Allah demektir. ve bu kapının içeri açılan kısmı normal insan boyundan biraz kısadır. Padişah burdan içeri girerken başını eğsin, ayakları yere bassın, Kendinden büyük Allah ın olduğunu unutmasın
                              TARİHÇİ

                              #719804
                              Anonim

                                “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir”

                                Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.

                                İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”

                                Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.

                                Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde…

                                Allah razi olsun waw , Tesekkurler ederim guzel paylasimlarin icin…

                                #719895
                                Anonim

                                  ben burai gormemisim cok güzelll olmus ellerine saglık 🙂

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 39)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.