• Bu konu 28 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 30)
  • Yazar
    Yazılar
  • #679512
    Anonim

      Bismillahirrahmanirrahim.

      Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen.

      Sevgili kardeşlerimiz, forumumuzda yeni bir aktivite olarak “Haftanın Konusu” adı altında, yeni bir seri başlatıyoruz. Her hafta belirleyeceğimiz bir konuyu, bir hafta boyunca, bütün üyelerimizin yorumuna açıyoruz. Bu hafta belirlediğimiz konu Efendimiz aleyhissalatü vesselam hakkında olacaktır.

      Konuyla ilgili olarak;

      • Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselamı ne kadar tanıyoruz,
      • Onu a.s.m. en çok hangi yönleriyle biliyoruz,
      • Bizi Onun a.s.m. hayatında en çok etkileyen kare hangisidir,
      • Ondan a.s.m. kendimize kattığımız neler var…?

      gibi sorulara cevap arıyoruz. Bunlar benim aklıma gelenler, dilerseniz soruları genişletebilirsiniz..

      Kısacası Hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem denildiğinde söylemek istediğiniz, anlatmak istediğiniz her ne varsa, değerli yorumlarınızı ve paylaşımlarınızı bekliyoruz..

      Maksadımız Efendimiz aleyhissalatü vesselam hakkındaki hissiyatlarımızı paylaşıp, Onun a.s.m. daha fazla tanınmasına ve sünnetinin yaşanmasına, rehber edilmesine vesile olmaktır.

      Allah’tan muvaffakiyetler diliyoruz, amin.

      Selam ve dua ile..

      #812629
      Anonim

        Ve aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuhu.. Sözlerin medhine aciz kaldığı mükemmel insan… Ümmetine çok düşkün, çok sevdalı, çok merhametli.. Tarihin bir daha göremiyeceği en büyük şahsiyet..

        #812630
        Anonim

          Onu tanımıyan her ruh ölüdür.. İmanını taze tutabilmenin tek çaresi O’nu s.a.v düşüncelerimizde, hal ve hareketlerimizde taze tutmaktan geçiyor.. Buda ançak sünneti senniyeyi yaşamakla olur.. Baki Selam ve Dua ile Hüseyin hocam..

          #812633
          Anonim

            En cok etkilendigim karelerden birisi Taif’de taslanmasina ragmen onlar icin dua etmesidir. Bilmiyolarr Allah’im bilselerdi yapmazlardi demesi benim icimi sizlatir

            O’nun (asm) engin şefkatinden birkaç numune:

            Peygamberimiz (asm) İslam’ı anlatmak ve yaymak

            yolunda pek çok sıkıntılara maruz kalmıştır.

            Kabe’de namaz kılarken üzerine deve işkembesi

            atılmış, Taif’te taşlanmış ve ağır hakaretler e maruz

            kalmış, Uhud Savaş’ında mübarek dişleri kırılmıştır.

            Buna rağmen O (asm), her zaman af ve bağışlama

            yoluna gitmiş, onlara beddua bile etmemiştir.

            Taif’te yaşadıklarını daha sonra Peygamberimiz

            (asm) şöyle anlatacaktır:

            Hz. Aişe validemiz anlatıyor:

            “Hz. Peygamber’den, acaba senin başına Uhud

            gününden daha şiddetlisi geldi mi?” diye sordum.

            Hz. Peygamber:

            “Ben, Abdiyaleyl Bin Abdi-Külal’e sığınmak için baş

            vurduğumda beni kovdular. O kadar üzüldüm ki,

            adeta kendimden geçmiş olarak geri döndüm.

            Karnü’s-Sealib’e nasıl geldiğimi hatırlamıyorum.

            Ancak orada kendime geldim, başımı havaya

            kaldırdım. Baktım ki, bir bulut beni gölgeliyor.

            Cebrail de onun içinde duruyordu. Cebrail bana:

            “Allah kavminin sana söylediklerine ve sana

            yaptıklarına şahit oldu. Bunun için istediğini

            kendisine emredesin diye benimle birlikte dağlar

            meleğini gönderdi.” dedi. Cebrail’in sözünden sonra

            dağların meleği bana seslendi. Bana selam verdi ve:

            “Ey Muhammed! Dilediğini yaparım. İstersen

            onların üzerine Ebu Kubeys ve el-Ahmer dağlarını

            kapatırım.” dedi. Ben de:

            “Hayır, umarım ki Allah, onların sulbünden

            (soyundan) Allah’a kulluk eden, Allah’ı birleyen ve

            O’na hiç bir şeyi ortak koşmayan kimseler yaratır’

            dedim.”[2]

            [2] Buhari, Müslim, Nesai; İslam Ansiklopedisi /

            Cevşen Bölümü

            #812634
            Anonim
              • Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselamı ne kadar tanıyoruz,

              Ona (s.a.v) ait şu ana dek ne gördüysem işittiysem hafsalam almıyor.

              • Onu a.s.m. en çok hangi yönleriyle biliyoruz,

              Merhamet ve rahmet peygamberi olarak tanıdım. Ve kendi nefsini insanlar için bu kadar heba eden bir insan daha olmamıştır.

              • Bizi Onun a.s.m. hayatında en çok etkileyen kare hangisidir,

              Açlıktan karnına taş bağlaması ve şu sözü duyduğumdan beri hiç unutmamışımdır : “Vallahi kızım, üç gündür baban bir şey yememiştir.”

              • Ondan a.s.m. kendimize kattığımız neler var…?

              Günlük sünnetleri azami yapmak.

              #812650
              Anonim

                Hz.Cabir ve zevcelerinin büyük imtihanları.. Nasıl bir Peygamber sevdasıdır .. Sizden biriniz ben kendisine çocuğundan, babasından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça iman etmiş olmaz.. Hz.Cabir ve zevcesi bu hadisin hakkını veren mübarek insanlar..

                #812654
                Anonim

                  Fahr-i Kâinât Efendimiz buyurdu ki:
                  “Cinlerin ve insanların âsîleri hâriç, yer ile gök arasındaki her şey, benim Allâh’ın Rasûlü olduğumu bilir.” (Ahmed, III, 310)
                  O’nu Uhud tanıdı, hurma kütüğü tanıdı ve
                  hasretiyle inledi, hayvanât bile O’na sığınıp O’nu kendine dert ortağı yaptı… Lâkin Ebû Cehil ve emsalleri dün de bugün de O’nu tanıyamadı…

                  Osman Nuri Topbas

                  #812686
                  Anonim

                    Sükutu bile sünnet olan efendim..

                    #812687
                    Anonim

                      İmtihana gönderilen bizlere lütfedilen en güzel hediyedir Efendımız a.s ..İnsanlığın her zaman ve mekanda Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği ilahi mesaja ve onun sünnetine ihtiyacı var… O’nu yaşamak kuranı yaşamaktır ..

                      #812688
                      Anonim

                        Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselamı ne kadar tanıyoruz

                        Peygamber Efendimiz’in (ALEYHİSSALATÜ VESSELAM) hayatını Salih Suruç’un Kainatın Efendisi adlı eserinden okudum. Onun a.s.m. hakkında Risale-i Nur’da Üstad Hazretlerinin kullandığı vasıflar beni en çok etkileyenlerden. Esasında Peygamberimizi risaleti ve kulluğu noktasından en cezbedici bir şekilde anlatan Risale-i Nur’u gördüm. Bu harikulade kısımlardan birkaçını paylaşacağım inşaallah.

                        #812689
                        Anonim

                          İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir.

                          Eğer o âlem-i kebir bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur.

                          Eğer dünya mücessem bir zîhayat farz edilirse, o nur onun ruhu olur.

                          Eğer büyük bir insan tasavvur edilirse, o nur onun aklı olur.

                          Eğer pek güzel şaşaalı bir cennet bahçesi tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî onun andelîbi olur.

                          Eğer pek büyük bir saray farz edilirse, nur-u Muhammedî o Sultan-ı Ezelin makarr-ı saltanat ve haşmeti ve tecelliyat-ı cemâliyesiyle âsâr-ı san’atını hâvi olan o yüksek saraya nâzır ve münâdi ve teşrifatçı olur. Bütün insanları dâvet ediyor. O sarayda bulunan bütün antika san’atları, harikaları ve mu’cizeleri târif ediyor. Halkı o saray Sâhibine, Sâniine iman etmek üzere câzibedar, hayretefzâ dâvet ediyor.

                          Mesnevi-i Nuriye

                          #812690
                          Anonim

                            İşte, bak: Şu cezire-i vâsiada vahşî ve âdetlerine mutaassıp ve inatçı muhtelif akvâmı,
                            ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyânelerini def’aten kal’ ve ref’ ederek,
                            bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medenî ümeme üstad eyledi.
                            Bak, değil zahirî bir tasallut, belki akılları, ruhları, kalbleri, nefisleri fetih ve teshir ediyor.
                            Mahbub-u kulûb, muallim-i ukul, mürebbi-i nüfus, sultan-ı ervah oldu.

                            On Dokuzuncu Söz

                            #812691
                            Anonim

                              Bak: O zât nasıl ki risaletiyle, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulüdür.
                              Onun gibi, ubûdiyetiyle ve duasıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve Cennetin vesile-i icadıdır.

                              Onuncu Söz

                              #812692
                              Anonim

                                Bu parça altın ve elmasla yazılsa liyakati var

                                Evet, sabıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların zikir ve tesbih etmesi,
                                1 وَماَ رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ sırrıyla, aynı avucunda,
                                küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle hükmünde, onları inhizâma sevk etmesi,
                                2 وَانْشَقَّ الْقَمَرُ nassı ile, aynı avucunun parmağıyla kameri iki parça etmesi,
                                ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi,
                                ve aynı el, hastalara ve yaralılara şifa olması,
                                elbette o mübarek el, ne kadar harika bir mu’cize-i kudret-i İlâhiye olduğunu gösterir.

                                Güya, ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhânîdir ki,
                                küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.
                                Ve a’dâya karşı küçücük bir cephane-i Rabbânîdir ki,
                                içine taş ve toprak girse, gülle ve bomba olur.
                                Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmânîdir ki,
                                hangi derde temas etse, derman olur.
                                Ve celâl ile kalktığı vakit, kameri parçalayıp,
                                Kàb-ı Kavseyn şeklini verir.
                                Ve cemâl ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan
                                on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.

                                Acaba böyle bir zâtın birtek eli böyle acip mu’cizâta mazhar ve medar olsa,
                                o zâtın, Hâlık-ı Kâinat yanında ne kadar makbul olduğu
                                ve dâvâsında ne kadar sadık bulunduğu
                                ve o el ile biat edenler ne kadar bahtiyar olacakları,
                                bedâhet derecesinde anlaşılmaz mı?

                                1 : “(Ey Muhammed) attığın zaman da sen atmadın…” Enfal Sûresi, 8;17.
                                2 : “Ay yarıldı.” Kamer Sûresi, 54:1.

                                On Dokuzuncu Mektup

                                #812693
                                Anonim

                                  Onu a.s.m. en çok hangi yönleriyle biliyoruz,

                                  Peygamberimiz a.s.m en güzel ahlak ile ahlaklandırılmış olduğundan bütün güzel hasenelerin, en ileri derecede onda temerküz ettiğini görüyoruz. Bana göre ise en öne çıkan yönü, sevgi, şefkat ve merhameti.

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 30)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.