• Bu konu 22 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)
  • Yazar
    Yazılar
  • #644931
    Anonim

      Rasûlullah Aleyhisselâm şöyle buyurmaktadır:

      “Eğer Allah bir olayı takdir etmişse, o an`da kişinin aklını başından alır, kişi fiili işler; sonra da o kişinin aklını ona iade eder.

      Bu defa o kişi; “tûh… ben ne yaptım da bu kararı aldım, nasıl oldu da bu fiili işledim” der, pişman olur. Behemahal Allah`ın takdiri yerine gelir!.” …

      evet bu hadisi işitince cok şaşırdım ve bunun hikmetini cok merak ettim…
      daha sonra mektubat s.53 te(envara göre) ‘insan her ne kadar fail-i muhtar isede fakat,’ vema teşaune illa eyyeşeullah’ sırrınca meşeti ilahiyye esastır, ve kader hakimdir…
      KADER SÖYLESE İKTİDAR-I BEŞER KONUŞMAZ, İHTİYAR-I CÜZ’İ SUSAR, ifadesine rastladım…
      hıım..Anladım ki insana her ne kadar bir cüz-i cüz-i ihtiyarı verilsede ,rabbim dilerse onuda alıyor ve fail-i muhtar olduğunu ilan ediyor…
      Ama bende soru bitmiyor işte, bu seferde aklıma şu takıldı,,
      bu hadisin tahakkuk ettiği meselelerde,kişi mesul müdür?
      yok mesul değil ise kader ve cüz-i ihtiyari nasıl tevfik edilebilir?

      BİRAZ,Bismillah mı her hayrın başıdır,yoksa her hayrın başımı bismillahtır,tarzı bi soru oldu ama :),,
      müteyakkız kardeşlerimin idrakine ve ilimlerine havale ediyorum…

      #710166
      Anonim

        Konu biraz fetvaya girdiği için konuyu sorularlarisale-inur daki ağabeylerimize havale ediyorum cevap geldiğinde buraya aktarırım…

        #710167
        Anonim

          allah razı olsun ,abi cok makbule gecer…_________________________________________________sergerdan abi bi sorun olunca(risale ile alakalı) yardımcı olurum demiştin,,
          senden de ayrıca yorum bekliyorum…

          #710175
          Anonim

            insanın ihtiyarı neye meyilli ise ona doğru gider kardeşim ch. insanın neye meyledip ne işleyeceğini bilir.mesela bi öğretmen bir müfettişe dese ki ben filan filan talebenin ne not alacağını bilirim ama yinede sizin önünüzde bir sınav yapayım der ve kimin ne not alacağını önceden yazar cebine koyar sınav öğretmenin emin olduğu gibi geçer her öğrenci öğretmenin dediği gibi notu alır yani hasılı kelam rabbimiz bizim hayırlamı şerlemi meşgul olacağımızı bilir bir an aklını alıpta ona şerde işletir veya hiç ummadığı yerden hidayetide gönderir bunlar kişinin meyli nasılsa öyle meydana gelir.ve bunların sorumlusuda insandr.vesselam

            #710176
            Anonim

              ALLAH razı olsun haslet kardeş merak etttiğim bir konuydu

              #710177
              Anonim

                abi allah razı olsun güzel bir yorumdu,,
                fakat şimdi senin yorumuna bir yorumum var,şöyleki;
                zaten verdiğiniz örnekte hocanın imtihana tabi tutmasına bi sebebde, ögrencilerin itirazının önunu kapamak,aksi halde kanatıne gore not verse,öğrencilerden itiraz gelecekti…
                kulun itiraza hakkı yoktur, fakat hikmeti ilahiye araştırabilir,,
                bu noktada kulun, ben cüz-i ihtiyarımı kullanmadım ki, o halde mesul değilim gibi bi itiraza mahal vermemek icin bu hadisin başka bi hikmeti başka bi cevabı varmış gibi geliyor ???

                #710178
                Anonim

                  kaynak net olarak belırltılırse sevınırım

                  #710191
                  Anonim

                    ben bu hadise Muhammed bozdağın ‘istemenin esrarı adlı’ kitabında rastladım,sayfa sayısınıda söylerdim ama kitap yanımda değil şuan,ama inş sayfa sayısınıda söylerim,kitap elime gecince…
                    birde,Semazen.NET Forumları – Konuyu görüntüle – HADİS-İ ŞERİF,burada da rastladım…
                    Zaten mektubattaki ifade de bunu doğruluyor…

                    #710193
                    Anonim

                      hasret kardeş kul ben mesul değilim diyemez belirtiğimiz gibi meylini kullandı zaten rabbimin ilminde ehli cennet ve cehennem belli._________________________________________________kul iyilik yaptığında, ben yaptım diye gururlanamaz, karşısına kader çıkar -yapan sen değilsin der.
                      kötülük yaptığında da, suçum yok mecburdum diyemez, cüzi ihtiyari karşısına çıkar -ihtiyarın vardı sen sebep oldun der.

                      Kaderde bir nokta var ki o da şu biz, geçmiş ve gelecek diye kavramlarla sınırlıyız. Zamanı yaratan zamanla sınırlı değil o biliyor ama önceden biliyor değil “ezelden” biliyor. Onun için tüm zamanlar hazır zaman gibi.

                      Bizim gibi cahiller yanlış anlamasın diye Hazreti Buhari hadis kitabına topladığı hadislerin binde 5 ini ancak yazmış .

                      #710194
                      Anonim

                        peki abi aynı yerde su ifadede gecıyor suan kitap yanımda değil aklımda kaldığı kadarıyla söyliyeyim,,
                        cüz-i ihtiyarinin üssülesası olan meyalan diyor,,
                        bu noktada zaten cüz-i ihtiyari bir meyildir,yani kul zaten bu noktada meyil göstermemiş olmuyor mu?_________________________________________________abi kafanı şişirdim demi neyse bosver allah razı olsun,bu arada kitaba baktım da o cüz-i ihtiyarinin üssül esası dedim ya, orası kader risalesinin ikinci makamının altıncısında geciyor,,
                        hani kaynak soranlar olabilir yine, nemelazım:)

                        #710230
                        Anonim

                          abi hadisin kaynagını soylemem icin kitabın yanımda olması lazım muhakkak yanında yazar ben zaten kaynağı bu kitap demedim burda gordum dedim,ama gelince kitap soylerim,,
                          cevabınız guzel ama bu hadis sadece cezalarda tahakkuk etmiyordur herhalde,demi…

                          #710234
                          Anonim

                            hıım,güzel ama biz burda arkadaşımın dedesi müderris,aynızamanda nur talebesi,o da bu hadistir demişti ve ardından mesela bu evlilik kararlarında da olabiliyor, kız ve ya aile kabul ediyor ama daha sonra biz nasıl kabul ettik diyorlar,buda onun icin bir imtihan oluyor demişti…
                            burda kader hakim ise altında hikmeti görmek gerekir cevabınıza göre, ya hatasına keffaret,yada kulluğuna mükafat, şayet iyi cıkarsa şahıs,

                            o zaman cüz-i iradesinden mesul olmuyorlardır,herhalde

                            #710239
                            Anonim
                              Tarihci wrote:
                              şimdi bu mesele yani Allah ın cüzi irademizi bir anlık devre dışı bırakıp bize mükafat olacak yada ceza olacak şeyleri yaptırması çok sınırlı anlarda olur.. diyelimki evlilik konusunda bu durum oldu, bizde bize çile çektirecek biriyle evlendik şimdi bu evliliğin süresince yaptığımız herşey sölediğimiz her söz kesinlikle bize aittir bizim cüz i irademiz dahilindedir mesulu biziz ancak dediğinniz gibi o evlilik kararını bu kötu kişiden yana kullanmamıza ve dert cekmemize sebeb olan Allah ın müdahelesi sadece ve sadece bize imtihandır, yani Allah o derdi verip bizim ne yapacağımızı imtihan eder, bakalım sabrmı edeceğiz yoksa harammı işleyeceğiz eşimizi öldürecekmiyiz ona iyimi yoksa kötumu davranacağız efendimizin sünnetine uyacakmıyız yoksa zalimane mi davranacağız??? bunların hepsi bizim cüzi irademizin elindedir,, sorumlusu biziz,, yani bu şuna benzer hayat bir koridor gibi düşünelim bir sürü kapı bu koridora açılmış bizde ortada duruyoruz,, Allah bizi bu kapılardan birine itiyor ve daha karışmıyor,, artık o kapıdan içerde biz ne yaptıysak sorumluluğu bize aittir,,

                              vallahi müthiş ve beklediğim gibi bir cevaptı,kader risalesini iki hafatadır müzakere ediyoruzda bu nokta kafamı karıştırmıştı,
                              ALLAH RAZI OLSUN…

                              #710285
                              Anonim

                                [html]

                                Kader irademizi bağlar mı?
                                Rasûlullah Aleyhisselâm şöyle buyurmaktadır:
                                “Eğer Allah bir olayı takdir etmişse, o an`da kişinin aklını başından
                                alır, kişi fiili işler; sonra da o kişinin aklını ona iade eder. Bu
                                defa o kişi; “tûh… ben ne yaptım da bu kararı aldım, nasıl oldu da bu
                                fiili işledim” der, pişman olur. Behemahal Allah`ın takdiri yerine
                                gelir!.” …
                                evet bu hadisi işitince cok şaşırdım ve bunun hikmetini cok merak
                                ettim…
                                daha sonra mektubat s.53 te(envara göre) ‘insan her ne kadar fail-i
                                muhtar isede fakat,’ vema teşaune illa eyyeşeullah’ sırrınca meşeti
                                ilahiyye esastır, ve kader hakimdir…
                                KADER SÖYLESE İKTİDAR-I BEŞER KONUŞMAZ, İHTİYAR-I CÜZ’İ SUSAR,
                                ifadesine rastladım…
                                hıım..Anladım ki insana her ne kadar bir cüz-i cüz-i ihtiyarı verilsede
                                ,rabbim dilerse onuda alıyor ve fail-i muhtar olduğunu ilan ediyor…
                                Ama bende soru bitmiyor işte, bu seferde aklıma şu takıldı,,
                                bu hadisin tahakkuk ettiği meselelerde,kişi mesul müdür?
                                yok mesul değil ise kader ve cüz-i ihtiyari nasıl tevfik edilebilir?

                                editor.gif Cevabımız

                                Değerli Kardeşimiz;

                                Cüz-i
                                irade ve kesbimiz dahilinde olmayan fiillerden elbette ki, mesul
                                değiliz. Kaderin, irademizi bağlayarak yaptığımız filler ise ya bizzat
                                veya netice itibarıyla hayrı doğura bilecek fiillerdir. Mutlak hayır
                                ise, zaten Allah’ın lütfudur. Zahiren şer ise, başka zaman irademizin
                                yanlış kullanılmasının bir neticesi olabilir. Günahlarımıza keffaret
                                olması ve kendimize çeki düzen vermeye sebep olması açısından, netice
                                itibarıyla hayırdır. ondan dahi ders çıkarmayıp temmerrüd ederse cüz-i
                                iradesini yanlış kullanmış olur.
                                Hülasa, irademiz dahilinde olmayan fiiller, irademizle işlediğmiz günahların bir neticesi olabilir.
                                kader risalesinde geçen şu ifadelere bakalım;
                                Hem
                                nasıl kader-i İlâhî netice ve meyveler itibâriyle şerden ve
                                çirkinlikten münezzehtir; öyle de, illet ve sebep itibâriyle dahi
                                zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünkü, kader hakiki illetlere bakar,
                                adâlet eder; insanlar, zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini binâ
                                eder, kaderin aynı adâletinde zulme düşerler. Meselâ, hâkim seni
                                sirkatle(hırsızlık) mahkûm edip, hapsetti. Halbuki, sen sârık(hırsız)
                                değilsin; fakat, kimse bilmez gizli bir katlin var. İşte, kader-i İlâhî
                                dahi seni o hapisle mahkûm etmiş. Fakat, kader, o gizli katlin için
                                mahkûm edip adâlet etmiş; hâkim ise, sen ondan mâsum olduğun sirkate
                                binâen mahkûm ettiği için zulmetmiştir. İşte, şey-i vâhidde iki cihetle
                                kader ve icad-ı İlâhînin adâleti ve insan kisbinin zulmü göründüğü
                                gibi; başka şeyleri buna kıyas et. Demek, kader ve icad-ı İlâhî mebde’
                                ve müntehâ, asıl ve fer’, illet ve neticeler itibâriyle şerden ve
                                kubuhtan ve zulümden münezzehtir.

                                Selam ve dua ile…

                                Editör
                                http://www.sorularlarisaleinur.com

                                [/html]

                                #712543
                                Anonim

                                  allah razı olsun abi cok istifade ettim.._________________________________________________

                                  Tarihci wrote:
                                  Rasûlullah Aleyhi sselâm şöyle buyurm aktadır:

                                  “Eğer Allah bir olayı takdir etmişse, o an`da kişinin aklını başından alır, kişi fiili işler; sonra da o kişinin aklını ona iade eder.

                                  Bu defa o kişi; “tûh… ben ne yaptım da bu kararı aldım, nasıl oldu da bu fiili işledim” der, pişman olur. Behema hal Allah`ın takdir i yerine gelir!.” …
                                  bu hadisin kaynağı nedir?

                                  Evet abi sonunda kitap geldi,gerci forumda yoksun sırrakadem basmışın ama ben yine de yazayım;
                                  camiüssağir.hadis no 406 tamam mı abi?

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.