- Bu konu 17 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
31 Aralık 2010: 10:37 #666911
Anonim
[BILGI]Vücut âlem-i cismanîde münhasır değil
Vücudun hasra gelmez muhtelif envâını, münhasır olmaz, sıkışmaz şu şehadet âleminde.
Âlem-i cismanî bir tenteneli perde gibi şule-feşan gaybî avâlim üzerinde.
Lemeât[/BILGI]
Anladıklarımızı paylaşmaya devam…Katılımlarınızı bekliyoruz…[TAVSIYE]Diğer dersimize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz…[/TAVSIYE]
31 Aralık 2010: 11:25 #783464Anonim
Vücud nedir?
bunun çok iyi bilinmesi lazımdır ki,vecizeyi anlıyalım.
vücud nedir ki,cismani aleme münhasır değil.
vücudun envaları yani türleri de vardır.O diğer türleri bu aleme sıkışmıyor.
cismani alem yani bu bulunduğumuz maddi alem ,gayb alemine yani görünmeyen aleme perde olmuştur.
bu perdeyi aşabilen o alemleri görebilir.
31 Aralık 2010: 11:28 #783465Anonim
Mesela göz güzelliklere aşinadır.
Bu kainattaki bütün güzellikler bir araya gelse onu doyurabilir mi ?
Daha güzelini görse onu da istemez mi ?
31 Aralık 2010: 11:28 #783466Anonim
Burdaki anlamı vücud varlık demektir.
varlıklar çok çeşitlidir.Çok çeşitli olduğu için bu maddi aleme sıkışmıyor.
Bu dünya onları taşıyamaz.kapasitesi yetmez.
samanyolunda,milyarlar galakside ve milyarlarca yıldızlarda varlıklar vardır..çeşit çeşit…onlar cin türüdür,melek türüdür,ruh türüdür.
onlar buraya sıkışmaz..şimdi anlıyoruz değil mi?
31 Aralık 2010: 11:32 #783467Anonim
@ademyakup 229074 wrote:
Vücud nedir?
bunun çok iyi bilinmesi lazımdır ki,vecizeyi anlıyalım.
vücud nedir ki,cismani aleme münhasır değil.
Vücudu maddi manevi başlıklar altında ikiye ayırabiliriz.
Birincisini el, ayak baş, göz, kulak gibi azalarımız oluştururken diğerini ruh, kalp, akıl, beka arzusu, şefkat,
aşk gibi manevi azalar oluşturur…
diyebilir miyiz ?
31 Aralık 2010: 11:42 #783468Anonim
Vücud(VARLIK SADECE) âlem-i cismanîde(BU GÖRDÜĞÜMÜZ YAŞADIĞIMIZ MADDİ ALEME) münhasır(MAHSUS) değil
Vücudun(VARLIGIN) hasra gelmez(YALNIZ BİR YERE MAHSUS OLMAZ) muhtelif envâını(TÜRLERİNİ), münhasır olmaz(SADECE BU YAŞADIĞIMIZ ALEME MAHSUS OLMAZ), (VE) sıkışmaz şu şehadet âleminde.(YAŞADIĞIMIZ BU ALEME)
Âlem-i cismanî(MADDİ ALEM YANİ YAŞADIĞIMIZ BU ALEM) bir tenteneli(ŞEFFAF) perde gibi, şule-feşan(IŞIK ,NUR FIŞKIRAN) gaybî avâlim(GÖRÜNMEYEN ALEM) üzerinde.
31 Aralık 2010: 11:53 #783469Anonim
@ademyakup 229076 wrote:
Burdaki anlamı vücud varlık demektir.
varlıklar çok çeşitlidir.Çok çeşitli olduğu için bu maddi aleme sıkışmıyor.
Bu dünya onları taşıyamaz.kapasitesi yetmez.
samanyolunda,milyarlar galakside ve milyarlarca yıldızlarda varlıklar vardır..çeşit çeşit…onlar cin türüdür,melek türüdür,ruh türüdür.
onlar buraya sıkışmaz..şimdi anlıyoruz değil mi?
Biraz daha açar mısınız hocam ???
31 Aralık 2010: 12:00 #783470Anonim
nur saçan gayb alemine yani görünmeyen aleme ,bu cismani alem yani yaşadığımız alem şeffaf perde olmuş..
gayb aleminde çok varlıklar vardır.bu aleme sıkışmaz.sadece melekler üzerinde düşünsek mümkün değil..
hani bir hadis vardır.gök gıcırdadı bir yer yok ki meleklerle dolu olmasın..tüm sistem meleklerle dolu…tüm sistemde bulunan melekleri bu cismani alem taşıyamaz,hele bu aleme hiç sıkışmaz…
bunun yanında cinleri ve ruhanileri de düşünelim…
bir de 18 bin alem diyenlerin keşiflerini düşünelim…
31 Aralık 2010: 12:07 #783471Anonim
Allah razı olsun, peki o halde Cebrail as. ın vahiy getirme esnasındaki durumu nasıl izah edebiliriz ?
Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemle irtibatı, aynı ortamı paylaşması ?
Kısacası ruhanilerin ve meleklerin kendilerine mahsus alemleri olduğunu biliyoruz.
O zaman bu dünyada görünmeleri, vecizemizi de nazara aldığımızda nasıl izah edilebilir ?
31 Aralık 2010: 12:23 #783472Anonim
Semâvatta binler âlem var. Yıldızların bir kısmı, herbiri birer âlem olabilir. Yerde de herbir cins mahlûkat birer âlemdir. Hattâ herbir insan dahi küçük bir âlemdir.Mektubat | Yirmi Altıncı Mektup | 316
Bu alemlerin herbirisi varlıktır.
anlatmak istediğimiz…
bu cismani alem olan dünyaya bunlar kapasite olarak sıkışmaz,yerleştirilemez..
bu alemlerde de çok sayıda boş yer olmayacak şekilde ruh,cin ve melek vardır..
bunları dünyanın havsalası almaz..kaldıramaz.31 Aralık 2010: 12:35 #783474Anonim
Bu alemden başka alemlerde de varlıkların olduğunu anlatmak istiyor..o varlıkların çok olduğunu ve bu aleme yerleşemeyeceğini üstadımız kısa bircümle ile izah ediyor.
görmediklerimizin,bu alemden daha çok olduğunu,onların bu aleme sığamayacağını anlatmak istiyor…
anladığım kadarıyla…
31 Aralık 2010: 12:44 #783475Anonim
@HuSeYni 229086 wrote:
Allah razı olsun, peki o halde Cebrail as. ın vahiy getirme esnasındaki durumu nasıl izah edebiliriz ?
Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemle irtibatı, aynı ortamı paylaşması ?
Kısacası ruhanilerin ve meleklerin kendilerine mahsus alemleri olduğunu biliyoruz.
O zaman bu dünyada görünmeleri, vecizemizi de nazara aldığımızda nasıl izah edilebilir ?
cebrail as genellikle sahabeden dıhye süretinde efendimize görünür..
efendimiz s.a.v. iki defa şekliyle onu görmüş.
o gördüğü şekliyle cebrail bu aleme sıkışmıyor..allahu alem.
ama Allah onu as dıhye süretinde gönderiyor.
diğer alemlerdeki meleklerde hepsi gelse sıkışmaları mümkün değil.
onların görünmeleri çoklukla değil…belli kişilere geliyorlar…
onların hepsi bu aleme sıkışmıyor…demek istiyoruz..
hakiki şekliyle azrail as,mikail as,cebrail as ve israfil as…nasıl sığacak ki…
düşünelim….
birde yukarda anlatmak istediğim manada vardır.
yani varlık sadece bu alemde vardır diyenlere cevaptır.
bu alemden ,başka alemlerde o kadar varlık var ki,bu alem onları taşıyamaz,onlar bu aleme sıkışmazlar…
niçin mahiyetleri farklıdır.
biz zerrelerden yani topraktan,sudan halkedilmişiz..
onlar ise farklıdır..
ateşten,sesten,nurdan,esir maddesinden ve daha bilmediğimiz şeylerden yaratılmışlardır…
bir güneşte yaşayan varlık,bu alemde nasıl yaşayacak.
ve hakeza…
31 Aralık 2010: 12:51 #783476Anonim
Maddi alemler manevi alemleri tam anlamıyla içeremez diye anlıyorum ben.
Yani onları içine alamaz. Mesela Allahın zatı şu cismani dünyamıza sığışmaz.
Hz. Musa a.s. Allahın zatını görmek istemişti, buna mukabil Allah dağa tecelli etti ve koca dağ parçalandı.
Hz Musa AS. Onun CC. bu alemde bizzat zatıyla görünmesinin mümkün olmadığını anlamış oldu bu şekilde.
Bunun gibi meleklerinde bu alemde farklı tecellileri olabilir ama bizzat zatlarıyla bulunmazlar diye biliyorum.
Mektubatta bunun bir misali vardı uygun zamanda getiryim inşallah.
Sözlerden benzer bir alıntı bir nebze anlamıza vesile olur sanırım…
“Nuranî ruhların aksidir. Şu akis hem hayydır, hem ayndır.
Fakat âyinelerin kabiliyeti nisbetinde tezahür ettiğinden, o ruhun mahiyet-i nefsü’l-
emriyesini tamamen tutmuyor.
Meselâ, Hazret-i Cebrâil Aleyhisselâm, Dıhye suretinde huzur-u Nebevîde bulunduğu 1 bir anda,
huzur-u İlâhîde, haşmetli kanatlarıyla Arş-ı Âzamın önünde secdeye gider, 2
hem o anda hesapsız yerlerde bulunur, evâmir-i İlâhiyeyi tebliğ ederdi.
Bir iş bir işe mâni olmazdı.”
On Altıncı Söz
31 Aralık 2010: 12:52 #783477Anonim
Tevafuk aynı yeri yazmışız… 🙂
31 Aralık 2010: 13:35 #783480Anonim
algıladıklarımız maddi,
algılayamadıklarımız ise manevi..
Allah değil maddi,hiç bir aleme sıkışmaz…
ezeli ve ebedinin sınırı yok ki.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.