- Bu konu 20 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Ağustos 2014: 09:41 #682231
Anonim
İlgilenenler için yeni bilgiler onları cezp eder.
Fikir ve bilgi, kullanılacak hale gelmeden evvel pişirilmeli ve hazmedilmelidir.
Herhangi bir bilgiyi dinleyicilerinize vermeden evvel hazırlığınıza erken başlayın.
Konu ile ilgili notları bir süre önce ayırın ve sınıflandırın, analiz edin.
Dikkatle düşünmeli; Kaba, fena veya muhatabın halet-i ruhiyesine (psikolojisine) aykırı bir söz sarf etmemeli. (O andaki duruma muhatabın halet-i ruhiyesine muvafık samimi bir sohbetle başlamalı.)
11 Ağustos 2014: 09:44 #817451Anonim
Hakikaten arkadaşca bir tavır ve samimiyet, insanın önüne dikili engelleri aşmasına yardım eder.
Samimiyet, muhalefeti dağıtır ve ekseriya muarız ve muhaliflerinizin dahi size takdir hissi beslemelerine sebep olur.
Din kardeşleri birbirlerini severse, meşru ve makul sözlerini de seveceklerini unutmamalıyız. Konuşmamızı, ciddi, samimi, bazen mütebessim ve içten gelen bir şekilde yapmalıyız.
Dinleyicilerin kendilerini ilgilendiren mahalli meselelerine zarif ve anlayışlı bir şekilde dokunulsa çok memnun kalırlar.
Herkesçe malum veya bayatlamış sözleri söylemekten ve haddinden fazla medih etmekten daima sakınınız.
11 Ağustos 2014: 09:47 #817452Anonim
Medihleri ve takdirleri samimi ve itidalli yapınız.
Alaka ve dikkat çekmenin bir yolu da dinleyicilere sual sormaktır.
Dinleyicileri ilk anda alakalandıracak ve dikkatlerini çekecek bir şeyden bahsedin.
İyi bir sohbet, zayıf bir bitirişle çok defa harab olur.
Konuşmalarınız şevkli, kuvvetli ve tatlı olsun.
11 Ağustos 2014: 09:49 #817453Anonim
Muhatabınız, daha fazla dinlemek isteğinde olmadığı zaman durmanın zamanı gelmiştir. Her nutkun bir işba, bir doyma noktası vardır.
Sözü bitirmek zamanı gelip gelmediğini tayin için, dinleyicilerinize bakınız.
Fazla konuştuğu için davalarını kaybeden avukatları görmüşsünüzdür.
Hakimi bile kendi davasına inandıran avukat, susmasını bilmezse salondan zararla çıkar.
Dinleyicileriniz daha sizinle beraberken sözlerinizi bitiriniz.
En son söylenenin en fazla hatırda kalacağını unutmayınız.
11 Ağustos 2014: 09:50 #817454Anonim
Sözlerinizi samimiyet, ciddiyet, heyecan ve enerji ile bitiriniz.
En fazla kullanılan bitirme usulü: En mühim kabul edilen fikirleri özetlemektir.
Ehemmiyetli bir nokta: En önemli fikrinizi daima en sona koyun.
İyi hazırlanmış bir bitirişin muhteviyatı, esas fikri içermelidir.
Konumuzun esasını teşkil eden ana fikirleri yeni kelimelerle bir kere daha ifade etmeliyiz.
11 Ağustos 2014: 09:50 #817455Anonim
Tesirli bir bitiriş usulü de; his ve heyecanlara hitap etmektir.
Sözü; bir fıkra, bir hikaye ile bitirmek de iyidir. Yanlız fıkra, konunun veya davanın gayesini açıkça belirtmelidir.
Hikaye esas tezi desteklemeli.
Bitirişin, sohbetin en mühim bir parçası olduğunu unutmayın.
Dinleyicilerin çoğu; Ancak son birkaç cümleden edindikleri izlenimleri beraberlerinde götüreceklerdir. Bunu daima hatırlayın.
11 Ağustos 2014: 09:51 #817456Anonim
Tesirli bir nutuk için lazım olan; Şahsi yakınlıktır, ünsiyet ve samimiyettir.
Kağıttan okunan bir nutuk; hayatiyet, kuvvet ve şevkten mahrumdur.
Her kelimeyi tartarak konuşmaya alışmalıyız. Sözü kuvvet, hayatiyet, berraklık ve canlılıkla söylemeliyiz.
Düşünerek ve akıllıca konuşmalı ve her şeyde itidalle hareket etmeliyiz.
Bilgisini mütevazı bir şekilde sunan kimse, daima iyi izlenim bırakacağından şüphesi olmasın. Muhatabın seviyesine inin, sempatik, arkadaş ve mütevazı olun.
11 Ağustos 2014: 09:52 #817457Anonim
Söyleyeceğiniz şeylere karşı dinleyicilerinizin niçin alaka duymaları lazım geldiğini açık ve berrak bir şekilde ifade edin.
Gözleriniz dinleyicilerinizin üzerinde dolaşsın ve isimleri ile hitap edin.
Daha berrak, daha açık ve daha ikna edici olmak hususunda gayretlerinizi çoğaltın.
Ders yaparken ne okuduğumuzu anlamalı ve cümleleri kafamızda canlandırmalıyız.
Manayı anlamak için gayret sarf edin tekrar kelimelere bakın ve telaffuz edin.
11 Ağustos 2014: 09:53 #817458Anonim
Cemaate sesli ders okurken kelimelerden ziyade fikirler ve mana üzerinde durunuz. O anda dinleyicilerinizle konuşuyormuş ve onlarla temas halinde imişsiniz hissini verin.
Bir parçanın manasını anlamadan diğerine geçmeyin. Seçtiğiniz parçanın ana fikri üzerinde bilhassa durunuz.
Anlama kabiliyetinize hitab edecek şekilde okumayı öğrenin. Bu durum sıkıcı ve yavaş ta olsa, bu metod da sebatkar olun.
Bir cümlenin veya ifadenin tekrarı, çok defa ifade edilen fikir üzerine dikkati çekmek ve böylelikle dinleyicilere düşünmek ve hazmetmek için zaman verdiği içindir.
11 Ağustos 2014: 09:55 #817459Anonim
Başkalarına tesir bakımından sesli okumanın büyük rolü vardır. Güzel okumanın, güzel söylemekten daha ehemmiyetli olduğunu hatırdan çıkarmamalıdır. Konuşur gibi okuma dinleyiciyi sıkmaz, zevkini okşar, okunan şeye karşı alakasını toplar.
Okunan bir eseri dinleyenlere sevdirmek ona karşı içten bir yakınlık ve iştiyak duyurmak, fikirlerini harekete getirmek; sanatkarane bir okuyuşla kabil olabilir.
Yanlızken sesli okumak, ifade tekniğini terbiye eder.
Özetleyerek okumalıyız. Bir eseri, üç dört satırla özetleyebilecek şekilde açıklayabilmeliyiz.
Modern beslenme ve yeme içme konusunda verilen bir sunum ilgisizce dinlenebilir. Fakat hatip yemeklerden sonra rahatsız olanlara çareler söylemeye, sıhhatli – zinde kalmanın tavsiyelerini yapmaya başlayınca alaka uyanmaya başlar.
11 Ağustos 2014: 09:55 #817460Anonim
Bir fabrikada makinaların titiz ve dikkatli kullanılması tavsiyesini işçiler dikkatle dinleyemeyebilir. Fakat dikkatsiz kullanan işçilerin kol veya ayaklarını kaybettikleri anlatılırsa dinlemeye ilgileri fazlalaşır.
Merak uyandırmada sual sorulur; İyi ve yerinde sualler sormak için en iyi formül şekli şudur.; Dinleyicilerin soracağı bir suali, kafanızda tasarlayın ve o suali nutkunuzun öyle bir yerine dahil edin ki , ancak orada sormak lüzumunu hissetsinler.
Dikkat çekmek için, şema, grafik, söylenen şeyde bahsi geçen eşya veya fotoğraf göstermek tesirlidir.
Tahayyül: Dinleyenin veya okuyanın bahsedilen şeyler hakikaten önündeymiş gibi duygularını kullanmalarıdır.
Genel ve soyut konular okunurken şahısların kendi alakadar oldukları şeylerle bu bahisleri irtibatlamakta ilgiyi çeker, merak uyandırabilir.
11 Ağustos 2014: 09:56 #817461Anonim
Mukayese (kıyaslama);amacımızı açıklama, anlattıklarımızı canlandırmak bakımından faydalıdır.
Fikirlerin derinliğini arttırmanın en tesirli yollarından biri de, aykırılıkları belirtmektir
Konusu ciddi olan bir sohbette, sık sık şaka ve latifelerin yeri yoktur.
Dinleyicilerin mizacını (kişiliğini) bilmeliyiz. Gayesi fakirlere yardım toplamak olan bir toplulukta konuşulacak şeyler; Gayesi ticaret ve iş olan bir toplantıda konuşulacak konulardan farklıdır.
Kendisinin daima haklı, bizim ise haksız olduğumuzu söyleyen bir şahsı sever misiniz?
11 Ağustos 2014: 09:57 #817462Anonim
Muhatabına kendi fikrini kabul ettirmeğe çalışan bir hatip, gerçekte ayrı kanaatte olduğunu ilk anda hissettirmemeli.
Doğru bir şeyi tam zamanında söylemek bazen imkansızdır. Sükunet çok daha iyidir. Daha az konuşan kimseyi daha fazla sevmez misiniz
Konuşurken muhatabın sun’iyet ve zıddıyet hislerini kabartmamalıyız.
Karşınızdakinin bakış açısını nezaketle tasdik etmek, kuvvetli ve zaif olduğu tarafları anlamalıdır.
Muarızlarla karşılaşınca ayni fikirde olduğunuz noktalara işaret ediniz. Onlarla anlaştığınız ve beraber olduğunuz fikirlerden konuşmaya başlayınız.
11 Ağustos 2014: 09:58 #817463Anonim
Pek çok kimse, münakaşalarında ayni fikirde oldukları noktaları bulmaya çalışmaz ve lüzumsuz bir şekilde birbirlerine muarız olurlar.
İnsanlar arasında fikir ihtilafı bir çok kimsenin zannettiklerinin aksine fazla değil, pek azdır.
Beraberce oturup konuşup anlaşmaya çalışalım, ayrıldığımız noktalar varsa, niye ayrıldığımızı araştıralım. O zaman ayrıldığımız hususların az, hemfikir olduğumuz konuların çok olduğunu görürüz.
Sözlerinize bilhassa size muarız ve düşman olanlar önünde ( evet ) cevabını alacak şekilde başlayın.
Bir (hayır) cevabı zıddiyet doğurur.Dinleyicilerinizin fikirlerine karşı ilk anlarda giriştiğiniz saldırı, tehlikeli ve neticesiz kalacak ve aleyhinize muhalefet doğuracaktır.
11 Ağustos 2014: 09:59 #817464Anonim
Dinleyicilerinizi uzun konuşarak yormayın.
Hatipte; ciddiyet, emniyet, şevk, heyecan, sempatiklik, cesaret, açık kalplilik, tevazu herşeyin hakkını verme gibi vasıflar bulunmalıdır.
Güler yüzle ve iyi huylu olmanın birleşmesi, sempatikliği oluşturur.
Dinleyicilerin kusur ve zaafları ile oynamamalı.
Tevazu (Benim fikrime göre, Bana öyle geliyor ki) demeli (Mutlak bu böyledir) gibi şeyler pek söylenmemeli. (denilebilir, diyebiliriz, şöyle olsa nasıl olur, siz ne dersiniz) konuşmada tevazu budur.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.