Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm 1. Fasıl - Hz. Peygamber’in Allah’a Davet Vazifesinin İhmaline Karşı Çıkışı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="DAVAMÞEHADET" data-source="post: 239712" data-attributes="member: 1010414"><p><strong>Cevap: 1. Bölüm 1. Fasıl - Hz. Peygamber’in Allah’a Davet Vazifesinin İhmaline Karşı Çıkışı</strong></p><p></p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px"><strong>Birinci Özellik: Gizli Davet</strong></span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">İlk vahiy olan “oku”(alak/1-5) emri ile başlayıp “kalk ve uyar, rabbini yücelt, elbiselerini temiz tut”(müdessir/1-4) emri ile gelişen ve “sana buyrulanı açıkça ortaya koy, müşriklerden yüz çevir, önce yakın akrabalarını uyar”(hicr/94) emirleri ile son bulan gizli davet dönemi makul olan görüşe göre üç senedir. Gizli davetin bizim yaşamımızdaki konumunda ölçü ise üç seneden ziyade gizli davet dönemindeki resul’ün ve ashabının yaşantılarıdır. Bu bağlamda gizli davetin başlangıcı okumakla başlamaktadır. Müminler gizli davet döneminde öncelikli olarak okumakla emrolunmuşlardır. Öyle ise bizlerde gizli davet dönemine girerken öncelikli olarak okumaya önem vermeliyiz. Nitekim insan okumakla bir bilinç ve şuura sahip olurlar. Bu bilinç ve şuur sayesinde kendi gelişimlerini belli bir aşamaya kadar tamamlamış olurlar. Bu aşamadan sonra ancak tebliğ vazifesine geçilip gizli davet döneminde bir gelişme kat edilebilir. Nitekim ayetleri iniş sırasına göre tasniflerken göreceğimiz üzere ilk emir olarak “oku” denilmiş. Daha sonra bu okuma vesilesi ile gelişen mümine ikinci bir emir olarak “kalk ve uyar” emri gönderilmiş. Bu emir ile harekete geçince davetçi müminin “elbiselerini temiz tut” emri gereğince giyim ve kuşamına dikkat etmesi gerekmektedir. Zira tebliğde görünüm etkili bir araçtır. Dikkat edilmesi gereken husus kıyama, uyarmaya, tebliğe geçmeden önce bir bilgi birikimine sahip olma gerekliliğidir. Bu gereklilik sonrası oluşan tebliğ vazifesinde ki kazanımlarımız üzerinde bir değerlendirmeye gidilmelidir. Bu değerlendirmede esas inananların kişiliklerinde oluşan sağlamlık ve eminliktir. Bununla beraber ileriki özelliklerde göreceğimiz üzere toplumun her kesiminden inanan kişilerin tebliğe olumlu yanıt vermesini sağlamaktır. Evet bu aşama ile belli bir sayı ve propagandaya ve güce erişen müminler gizli davet dönemini “sana buyrulanı açıkça ortaya koy, müşriklerden yüz çevir, önce yakın akrabalarını uyar” ayetleri ile sonlandırarak açık tebliğe geçebilirler inşAllah. Malum olduğu üzere Resul gizli davet dönemini yaklaşık olarak üç senede tamamlamıştır. Günümüz müminleri ise bu gizli davet dönemini üç senede tamamlayacak bir kaide yoktur. Bu sebeple gizli davet dönemi şartlar ve oluşumlara göre bir ay sürebileceği gibi on beş senede sürebilir. Bunun tahlilini ve değerlendirmesini iyi yapmak gerekir ki gizli davet tamamlanmadan diğer bir aşamaya geçmek savunulan davanın kesintiye uğramasına sebep olabilir. Öyle ise gizli davetin tamamlanmasına etken faktör olan dava önderinin ferasetinin ve basiretinin ileri düzeyde olması gerekmektedir.</span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px"><strong>İkinci Özellik: Davet Edilecek Kişilerin Seçilmesi</strong></span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">Gizli davet döneminde tebliğ görevi meclislerde ve meydanlarda herkese açık yapılamayacağı için davet edilecek kişilerin seçiminde titiz davranmak gerekir. Şimdi bu titizliği Resul’ün yaptığı gibi yapabilmek için Resul’ün ilk davetini yaptığı kişilere bir göz atalım. Evet Resul gizli davet döneminde ilk tebliğini Hatice, ebubekir, zeyd bin haris ve ali bin ebu talibe yapmıştır. Resul’ün ilk davetini bu dört kişi üzerinde gerçekleştirmesi gerçekten bizim için önemli bir örnek ve derstir. Gizli davet döneminde davet edilecek kişilerin özenle seçilmesi gerektiğini belirtmiştik. Bu bağlamda davetin ilk ulaştığı kişiler şunlardır. ResuL’ün eşi Hatice, Resul’ün dostu ebu Bekir, resul ile büyüyen köle zeyd, resulun yakını ali bin ebu talib… Görüldüğü tebliğin ilk ulaşıtğı kişiler resulun yakından tanıdığı ve tanındaığı kişiler üzerinde gerçekleşmiştir. Bu bağlamda bizlerde gizli davetimizi yapacak kişileri tesbit ederken bu derece hassas olmalı ve bizi yakından tanıyanlara ve tanınanlara yapmlayız. Gizli davet döneminde davet edilecek kişilerde dikkat etmemiz gereken bir diğer husus ise davet edişlecek kişilerin ferd ve toplum nazarındaki konumlarıdır. Bu bağlamda resul tebliğini ilk olarak toplumun vazgeçilmez parçası olan kadına(hatice) yapmıştır. Zira kadınlar bir toplumu ileriye ve geriye götüren etken faktörlerdendir. Bu sebeple davet alanı içerisinde bayanların olması elzemdir. Daha sonraki davet edilen kişi ise toplum içinde belli bir zenginliğe ve saygınlığa sahip olan ebu berke yapılmıştır. Zira bir davanın gelişimi ve devamı için saygın ve zengin kişiler önemli etkenlerdendir. Bunların davaya kazandırılması içinde bunlardan olan birine daveti ulaştırmak elzemdir. Daha sonra davet edilen kişinin toplumda ezilen kesim olarak algılanan mazlumlar ve köleler üzerinden seçilmesi gerekir. Zira bu sınıftan olan insanlar adalet ve güce ihtiyaç duymaktadırlar. İhtiyaçlarına cevap olan hak davanın bunlara ulaşması için aralarından birinin(zeyd) davaya kazandırılması elzemdir. Daha sonra davet edilecek kişinin toplumun çocuk-genç sınıfından olması davanın selameti ve geleceği açısından önemlidir. Zira yarın yaşayacak olanlar çocuklar ve gençlerdir. Bugün ortaya çıkan bir davanın yarın var olması için yarın yaşayacak olan bugünün çocuklarına ihtiyaç vardır. Bu sebeple davetin çocuklar ve gençler arasında yayılması için davaya ilk davet edilecek kişilerden biride ali olmalıydı. Bu kısa izahlardan sonra özetle şunları söylemek mümkündür. Gizli davet döneminde davet edilecek kişiler iyi tesbit edilmelidir. Zira davet edilecek kişilerin davetin ilk ulaştığı kişiler olup davanın geleceği hakkında fikir vermektedir ki bu ilk davet edilenler davanın temel ve çekirdek kadrosdur. Bu bağlamda çekirdek kadroda her kesimden insanın olması dikkat çekicidir. Bu farklı sınıflara ait kişilerin davaya kazandırılması davanın tebliğini kolaylaştıracak ve hızlandıracaktır. Günümüzde bu çekirdek kadroyu oluşturmak için gizli davet döneminde olan bir davetçinin davasına öğretmenleri, bayanları, öğrencileri, esnafı, imamları, doktorları, zenginleri, fakirleri ayrı ayrı kazandırması bir gereklilik olup bu her sınıfa ait bir davetçinin bulunması gerekmektedir.</span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px"><strong>Üçüncü Özellik: Davetçinin Kültürel Yapısı ve Sosyal Mevkisine Dayalı Çalışma</strong></span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">Bir davanın müdavimi olan davetçinin davasına faydalı olabilmesi için kültürel yapısı ve sosyal mevkisi her zaman önemlidir. Nitekim en güzel davetçi olan resul eminlik vasfı ile sevmeyenlerinin gönüllerinde bile yerini almıştı. Ebubekir de aynı şekilde ahlakı ve uğraşı ile kendi toplumunda belli bir saygınlığa ulaşmıştır. Günümüzde dava mensubu davetçilerinde kültürel bir yapıya ulaşmak ve sosyal mevkiyi kazanmak için üç şeye dikkat etmesi gerekir. Bunlar; ahlak, kültürel ilim ve toplum içinde ki makamıdır. Bu bağlamda davetçi kişiler öncelikli olarak ahlaki yapılarını gözden geçirerek en iyiye ulaşmaları lazımdır. Nitekim hadisde buyrulduğu üzere (ibni maceden rivayetle: dünyaya rağbet etmeki Allah seni sevsin. insanların elinde olana rağbet etme ki insanlar seni sevsin.) insanların elinde olana gıpta edilmemeliki kişi sevilebilisin. Bu sebeple her davetçi ahlak olarak toplumun önde gelenleri arasında olmalıdr. Herkes tarafından sevilmelidir. Davetçi ahlakı güzelliği ölçüsünde davetinde etkili olmaktadır. Davetçi kişinin bir diğer dikkat etmesi gereken şey ise kültürel yapısıdır. Ne kadar kültürlü olursa ve bu kültürünü ne kadar çok insanlar ile olan iletişiminde ön plana çıkarırsa o kadar davetinde başarıya ulaşır. Çünkü insanlar davetçinin kültürü hakkında emin bir kanaate varırlarsa artık davetçi o insanların bilmediği yeni bir şeyi söylese bile etkilenme ve kabul etme ihtimallari yüksektir. Kültürünü konuşturan bir davetçi kendi düşüncelerini ve fikrini daha rahat topluma ulaştıracağı gibi kültürü sayesinde davetini daha izahlı ve iknalı bir yöntem ile yapacaktır. Son olarak davetçinin toplum içindeki makamı da daveti açısından önemli rol oynamaktadır. Günümüzde aynı topluma aynı konuyu anlatan iki insanın başarıya ulaşmaları sosyal mevkileri ile oarantılıdır. Bu iki insandan toplum içinde üst kademede olan kişi anlatıulanlar üzerinde daha çok etki bırakacaktır. Misalen bir doktor ve esnafın aynı halka aynı konuyu anlatmalarında analatılanlar her ne kadar aynı olsada dinleyenler esnafın anlattıklarından ziyade doktorun anlattıklarından etkilenecektir. Öyle biz müslüman davetçiler toplum içinde etkili olmak için belli bir mevkiye ulaşmaya gayret etmeliyiz ki davamıza faydamız olsun İnşAllah.</span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px"><strong>Dördüncü Özellik: Genel Davet</strong></span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">İkinci Özellik başlığı altında kısmen değindiğimiz bu genel davet özelliğinde bir hatırlatma olarak kısaca şunları söylemkte fayda vardır. Genel başlık olarak her ne kadar gizli davet ile çelişiyor gibi görünsede aslında öyle değildir. Zira genel davet’ten kasıt davanın toplumun her kesimine ulaşmasıdır. Malum olduğu üzere gizli davet döneminde toplumun genelindeki her tabaka ve kabilede bulunan insanalra tebliğ ulaştırılmıştır. Ki bu sayede davatin hızında ve kolaylığında bir artış olsun ve gizli davet dönemi sona erebilsin. Peygamberin gizli davet döneminde toplumun bayan(hatice), köle(zeyd), çocuk(ali), zengin(ebubekir) kısmına yaptığı davetten bahsetmiştik. Bunların dışında Peygamberin gizli davet döneminde dava Mekke toplumu içerisinde yaklaşık olarak on farklı kabileye ulaşmış olup farklı kabileler dahil altmışa yakın kişi daveti kabuyl etmiştir. Bizlerde gizli davet dönemini sonlandırmak adına davetimize hız ve kolaylık katmak için toplumun farklı kesimlerinde yer alan kişilerden en aza birine davamızı ulaştırmamız lazım ki davetimizin ulaştığı kesimde yer alan kardeşimiz kendi kesiminde davet görevini üstlenebilsin.</span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px"><strong>Beşinci Özellik: Gizlilik Merhalesinde Kadının Rölü</strong></span>[/FONT]</p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">Gizli davet döneminde müslüman olanların dörtte birini kadınlar oluşturmaktaydı. Gizli davet döneminde kadına önemli rol düşmektedir. Buda şüphesi davanın sırlarını deşifre etmemektir. Gizli davet döneminde müslüman olan kadınlar o kadar sağlam sırdaş idiler ki Mekke toplumu bunlardan neredeyse habersiz durumdaydı. Davanın kendisine ulaştığı her erkeğin hanımıda dava ile beraber olmuştur. Bu beraberliklerinde erkeklere karşı yardımcı çocuklarının yetişmesinde ise bir eğitici konumunda idiler. Bazı rivayetlerde esma’nın çocukluk dönemine rastlayan bu gizli davet döneminde önemli faaliyetlere bulunduğu belirtilmiştir. Günümüz kadınlarıda bu gizli davet döneminde üzerlerine düşen görevi hakkıyla üstlenerek dava içirisindeki önemli yerini alacaktır.</span>[/FONT]</p><p></p><p>alıntı..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="DAVAMÞEHADET, post: 239712, member: 1010414"] [b]Cevap: 1. Bölüm 1. Fasıl - Hz. Peygamber’in Allah’a Davet Vazifesinin İhmaline Karşı Çıkışı[/b] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2][B]Birinci Özellik: Gizli Davet[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]İlk vahiy olan “oku”(alak/1-5) emri ile başlayıp “kalk ve uyar, rabbini yücelt, elbiselerini temiz tut”(müdessir/1-4) emri ile gelişen ve “sana buyrulanı açıkça ortaya koy, müşriklerden yüz çevir, önce yakın akrabalarını uyar”(hicr/94) emirleri ile son bulan gizli davet dönemi makul olan görüşe göre üç senedir. Gizli davetin bizim yaşamımızdaki konumunda ölçü ise üç seneden ziyade gizli davet dönemindeki resul’ün ve ashabının yaşantılarıdır. Bu bağlamda gizli davetin başlangıcı okumakla başlamaktadır. Müminler gizli davet döneminde öncelikli olarak okumakla emrolunmuşlardır. Öyle ise bizlerde gizli davet dönemine girerken öncelikli olarak okumaya önem vermeliyiz. Nitekim insan okumakla bir bilinç ve şuura sahip olurlar. Bu bilinç ve şuur sayesinde kendi gelişimlerini belli bir aşamaya kadar tamamlamış olurlar. Bu aşamadan sonra ancak tebliğ vazifesine geçilip gizli davet döneminde bir gelişme kat edilebilir. Nitekim ayetleri iniş sırasına göre tasniflerken göreceğimiz üzere ilk emir olarak “oku” denilmiş. Daha sonra bu okuma vesilesi ile gelişen mümine ikinci bir emir olarak “kalk ve uyar” emri gönderilmiş. Bu emir ile harekete geçince davetçi müminin “elbiselerini temiz tut” emri gereğince giyim ve kuşamına dikkat etmesi gerekmektedir. Zira tebliğde görünüm etkili bir araçtır. Dikkat edilmesi gereken husus kıyama, uyarmaya, tebliğe geçmeden önce bir bilgi birikimine sahip olma gerekliliğidir. Bu gereklilik sonrası oluşan tebliğ vazifesinde ki kazanımlarımız üzerinde bir değerlendirmeye gidilmelidir. Bu değerlendirmede esas inananların kişiliklerinde oluşan sağlamlık ve eminliktir. Bununla beraber ileriki özelliklerde göreceğimiz üzere toplumun her kesiminden inanan kişilerin tebliğe olumlu yanıt vermesini sağlamaktır. Evet bu aşama ile belli bir sayı ve propagandaya ve güce erişen müminler gizli davet dönemini “sana buyrulanı açıkça ortaya koy, müşriklerden yüz çevir, önce yakın akrabalarını uyar” ayetleri ile sonlandırarak açık tebliğe geçebilirler inşAllah. Malum olduğu üzere Resul gizli davet dönemini yaklaşık olarak üç senede tamamlamıştır. Günümüz müminleri ise bu gizli davet dönemini üç senede tamamlayacak bir kaide yoktur. Bu sebeple gizli davet dönemi şartlar ve oluşumlara göre bir ay sürebileceği gibi on beş senede sürebilir. Bunun tahlilini ve değerlendirmesini iyi yapmak gerekir ki gizli davet tamamlanmadan diğer bir aşamaya geçmek savunulan davanın kesintiye uğramasına sebep olabilir. Öyle ise gizli davetin tamamlanmasına etken faktör olan dava önderinin ferasetinin ve basiretinin ileri düzeyde olması gerekmektedir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2][B]İkinci Özellik: Davet Edilecek Kişilerin Seçilmesi[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]Gizli davet döneminde tebliğ görevi meclislerde ve meydanlarda herkese açık yapılamayacağı için davet edilecek kişilerin seçiminde titiz davranmak gerekir. Şimdi bu titizliği Resul’ün yaptığı gibi yapabilmek için Resul’ün ilk davetini yaptığı kişilere bir göz atalım. Evet Resul gizli davet döneminde ilk tebliğini Hatice, ebubekir, zeyd bin haris ve ali bin ebu talibe yapmıştır. Resul’ün ilk davetini bu dört kişi üzerinde gerçekleştirmesi gerçekten bizim için önemli bir örnek ve derstir. Gizli davet döneminde davet edilecek kişilerin özenle seçilmesi gerektiğini belirtmiştik. Bu bağlamda davetin ilk ulaştığı kişiler şunlardır. ResuL’ün eşi Hatice, Resul’ün dostu ebu Bekir, resul ile büyüyen köle zeyd, resulun yakını ali bin ebu talib… Görüldüğü tebliğin ilk ulaşıtğı kişiler resulun yakından tanıdığı ve tanındaığı kişiler üzerinde gerçekleşmiştir. Bu bağlamda bizlerde gizli davetimizi yapacak kişileri tesbit ederken bu derece hassas olmalı ve bizi yakından tanıyanlara ve tanınanlara yapmlayız. Gizli davet döneminde davet edilecek kişilerde dikkat etmemiz gereken bir diğer husus ise davet edişlecek kişilerin ferd ve toplum nazarındaki konumlarıdır. Bu bağlamda resul tebliğini ilk olarak toplumun vazgeçilmez parçası olan kadına(hatice) yapmıştır. Zira kadınlar bir toplumu ileriye ve geriye götüren etken faktörlerdendir. Bu sebeple davet alanı içerisinde bayanların olması elzemdir. Daha sonraki davet edilen kişi ise toplum içinde belli bir zenginliğe ve saygınlığa sahip olan ebu berke yapılmıştır. Zira bir davanın gelişimi ve devamı için saygın ve zengin kişiler önemli etkenlerdendir. Bunların davaya kazandırılması içinde bunlardan olan birine daveti ulaştırmak elzemdir. Daha sonra davet edilen kişinin toplumda ezilen kesim olarak algılanan mazlumlar ve köleler üzerinden seçilmesi gerekir. Zira bu sınıftan olan insanlar adalet ve güce ihtiyaç duymaktadırlar. İhtiyaçlarına cevap olan hak davanın bunlara ulaşması için aralarından birinin(zeyd) davaya kazandırılması elzemdir. Daha sonra davet edilecek kişinin toplumun çocuk-genç sınıfından olması davanın selameti ve geleceği açısından önemlidir. Zira yarın yaşayacak olanlar çocuklar ve gençlerdir. Bugün ortaya çıkan bir davanın yarın var olması için yarın yaşayacak olan bugünün çocuklarına ihtiyaç vardır. Bu sebeple davetin çocuklar ve gençler arasında yayılması için davaya ilk davet edilecek kişilerden biride ali olmalıydı. Bu kısa izahlardan sonra özetle şunları söylemek mümkündür. Gizli davet döneminde davet edilecek kişiler iyi tesbit edilmelidir. Zira davet edilecek kişilerin davetin ilk ulaştığı kişiler olup davanın geleceği hakkında fikir vermektedir ki bu ilk davet edilenler davanın temel ve çekirdek kadrosdur. Bu bağlamda çekirdek kadroda her kesimden insanın olması dikkat çekicidir. Bu farklı sınıflara ait kişilerin davaya kazandırılması davanın tebliğini kolaylaştıracak ve hızlandıracaktır. Günümüzde bu çekirdek kadroyu oluşturmak için gizli davet döneminde olan bir davetçinin davasına öğretmenleri, bayanları, öğrencileri, esnafı, imamları, doktorları, zenginleri, fakirleri ayrı ayrı kazandırması bir gereklilik olup bu her sınıfa ait bir davetçinin bulunması gerekmektedir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2][B]Üçüncü Özellik: Davetçinin Kültürel Yapısı ve Sosyal Mevkisine Dayalı Çalışma[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]Bir davanın müdavimi olan davetçinin davasına faydalı olabilmesi için kültürel yapısı ve sosyal mevkisi her zaman önemlidir. Nitekim en güzel davetçi olan resul eminlik vasfı ile sevmeyenlerinin gönüllerinde bile yerini almıştı. Ebubekir de aynı şekilde ahlakı ve uğraşı ile kendi toplumunda belli bir saygınlığa ulaşmıştır. Günümüzde dava mensubu davetçilerinde kültürel bir yapıya ulaşmak ve sosyal mevkiyi kazanmak için üç şeye dikkat etmesi gerekir. Bunlar; ahlak, kültürel ilim ve toplum içinde ki makamıdır. Bu bağlamda davetçi kişiler öncelikli olarak ahlaki yapılarını gözden geçirerek en iyiye ulaşmaları lazımdır. Nitekim hadisde buyrulduğu üzere (ibni maceden rivayetle: dünyaya rağbet etmeki Allah seni sevsin. insanların elinde olana rağbet etme ki insanlar seni sevsin.) insanların elinde olana gıpta edilmemeliki kişi sevilebilisin. Bu sebeple her davetçi ahlak olarak toplumun önde gelenleri arasında olmalıdr. Herkes tarafından sevilmelidir. Davetçi ahlakı güzelliği ölçüsünde davetinde etkili olmaktadır. Davetçi kişinin bir diğer dikkat etmesi gereken şey ise kültürel yapısıdır. Ne kadar kültürlü olursa ve bu kültürünü ne kadar çok insanlar ile olan iletişiminde ön plana çıkarırsa o kadar davetinde başarıya ulaşır. Çünkü insanlar davetçinin kültürü hakkında emin bir kanaate varırlarsa artık davetçi o insanların bilmediği yeni bir şeyi söylese bile etkilenme ve kabul etme ihtimallari yüksektir. Kültürünü konuşturan bir davetçi kendi düşüncelerini ve fikrini daha rahat topluma ulaştıracağı gibi kültürü sayesinde davetini daha izahlı ve iknalı bir yöntem ile yapacaktır. Son olarak davetçinin toplum içindeki makamı da daveti açısından önemli rol oynamaktadır. Günümüzde aynı topluma aynı konuyu anlatan iki insanın başarıya ulaşmaları sosyal mevkileri ile oarantılıdır. Bu iki insandan toplum içinde üst kademede olan kişi anlatıulanlar üzerinde daha çok etki bırakacaktır. Misalen bir doktor ve esnafın aynı halka aynı konuyu anlatmalarında analatılanlar her ne kadar aynı olsada dinleyenler esnafın anlattıklarından ziyade doktorun anlattıklarından etkilenecektir. Öyle biz müslüman davetçiler toplum içinde etkili olmak için belli bir mevkiye ulaşmaya gayret etmeliyiz ki davamıza faydamız olsun İnşAllah.[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2][B]Dördüncü Özellik: Genel Davet[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]İkinci Özellik başlığı altında kısmen değindiğimiz bu genel davet özelliğinde bir hatırlatma olarak kısaca şunları söylemkte fayda vardır. Genel başlık olarak her ne kadar gizli davet ile çelişiyor gibi görünsede aslında öyle değildir. Zira genel davet’ten kasıt davanın toplumun her kesimine ulaşmasıdır. Malum olduğu üzere gizli davet döneminde toplumun genelindeki her tabaka ve kabilede bulunan insanalra tebliğ ulaştırılmıştır. Ki bu sayede davatin hızında ve kolaylığında bir artış olsun ve gizli davet dönemi sona erebilsin. Peygamberin gizli davet döneminde toplumun bayan(hatice), köle(zeyd), çocuk(ali), zengin(ebubekir) kısmına yaptığı davetten bahsetmiştik. Bunların dışında Peygamberin gizli davet döneminde dava Mekke toplumu içerisinde yaklaşık olarak on farklı kabileye ulaşmış olup farklı kabileler dahil altmışa yakın kişi daveti kabuyl etmiştir. Bizlerde gizli davet dönemini sonlandırmak adına davetimize hız ve kolaylık katmak için toplumun farklı kesimlerinde yer alan kişilerden en aza birine davamızı ulaştırmamız lazım ki davetimizin ulaştığı kesimde yer alan kardeşimiz kendi kesiminde davet görevini üstlenebilsin.[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2][B]Beşinci Özellik: Gizlilik Merhalesinde Kadının Rölü[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]Gizli davet döneminde müslüman olanların dörtte birini kadınlar oluşturmaktaydı. Gizli davet döneminde kadına önemli rol düşmektedir. Buda şüphesi davanın sırlarını deşifre etmemektir. Gizli davet döneminde müslüman olan kadınlar o kadar sağlam sırdaş idiler ki Mekke toplumu bunlardan neredeyse habersiz durumdaydı. Davanın kendisine ulaştığı her erkeğin hanımıda dava ile beraber olmuştur. Bu beraberliklerinde erkeklere karşı yardımcı çocuklarının yetişmesinde ise bir eğitici konumunda idiler. Bazı rivayetlerde esma’nın çocukluk dönemine rastlayan bu gizli davet döneminde önemli faaliyetlere bulunduğu belirtilmiştir. Günümüz kadınlarıda bu gizli davet döneminde üzerlerine düşen görevi hakkıyla üstlenerek dava içirisindeki önemli yerini alacaktır.[/SIZE][/FONT] alıntı.. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm 1. Fasıl - Hz. Peygamber’in Allah’a Davet Vazifesinin İhmaline Karşı Çıkışı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst