Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm - 18. FASIL: Hudeybiye Barışı'nın Yapılması
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 247765" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Urve b. Mes’ud ile Hz. Peygamber’in Konuşması</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">- Urve b. Mes’ud </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey kavim (Kureyş)! Siz atam değil misiniz?’ dedi. Kureyşliler </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet, biz atayız’ dediler. Urve </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ben sizin çocuğunuz değil miyim?’ diye sorunca da </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet, bizim çocuğumuzsun’ dediler. Urve </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Öyleyse size hainlik yapacağımı zanneder misiniz? Beni böyle bir şeyle itham eder misiniz?’ diye sordu. Onlar </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Hayır!’ deyince de </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Biliyorsunuz ki ben, Ukkaz ehlini size yardımcı olarak çağırdım. Fakat onlar gelmedikleri için aile efrâdımla, çoluk-çocuğumla ve bana itaat edenlerle birlikte ben gelmedim mi?’ dedi. Kureyş buna da </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet!’ dedi. Bunun üzerine Urve </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Bu kişi (Hz. Peygamber) size doğru bir yol göstermiştir. O yolu kabul ediniz ve bana izin veriniz de ben de bu kişiye gideyim’ dedi. Kureyş </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Gidebilirsin’ dediler. Urve, Hz. Peygamber’e geldi ve onunla konuştu. Hz. Peygamber, Budeyl’e söylediklerinin aynını ona da söyledi. Urve, Hz. Peygamber’i dinledikten sonra şöyle dedi: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey Muhammed, bana söyleyebilir misin? Eğer kavminin işini bitirir yani köklerini kazırsan, acaba Araplar arasında senden evvel aile efradını ortadan kaldıran var mıdır? Eğer böyle bir şey yoksa, andolsun ki ben etrafında yüzler görmüyorum (Sahabelere hakaret etmek istiyor). Ben burada karmakarışık kişiler görüyorum. Onlar her an kaçacak ve seni yalnız bırakacak gibi görünüyorlar’.. Urve’nin bu sözlerini dinleyen Hz. Ebubekir-i Sıddık, ona </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Lât’ın tenâsül uzvunu em! Biz mi Rasûlullah’ı bırakıp kaçacağız?’ dedi. Urve </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Bu kimdir?’ deyince kendisine onun Ebubekir olduğu söylendi. Bunun üzerine Urve şöyle dedi: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Nefsimi elinde tutana yemin ederim ki eğer daha önce bana bir iyiliğin olmamış olsaydı şimdi sana cevap verirdim’ dedi. Urve, Hz. Peygamber’le konuşuyordu ve Hz. Peygamber her konuştukça o, Hz. Peygamber’in sakalını tutmak istiyordu. Muğîre b. Şûbe de Hz. Peygamber’in tam başı ucunda elinde kılıcı, başında miğferi olduğu halde duruyordu. O, elini Hz. Peygamber’in mübarek sakalına her uzattıkça kılıcının sırtıyla Urve’nin eline vuruyor ve ona </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Elini Rasûlullah’ın mübarek sakalından uzak tut!’ diyordu. (Araplar konuşma sırasında normal olarak karşılarındaki muhatablarının yüzlerini tutarlardı. Bu bir adet idi). Urve başını kaldırarak </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Bu kimdir ki ellerime vuruyor?’ diye sordu. </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘(Bu senin yeğenin) Muğîre b. Şûbe’dir’ dediler. Bunun üzerine Urve şöyle dedi: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey hilebaz! Senin hileni ben ortadan kaldırmadım mı?’ Muğîre b. Şûbe câhiliyet döneminde bir grupla arkadaşlık yapmış ve onları öldürerek mallarını almıştı. Sonra da Hz. Peygamber’e gelerek müslüman olmuştu. Hz. Peygamber de o zaman <em>‘İslâm’ını kabul ederiz ama mala gelince onun benimle bir ilgisi yoktur’</em> buyurmuştu.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">Urve durmadan göz ucuyla Hz. Peygamber’in sahabelerine bakıyordu. Çünkü Hz. Peygamber’in mübarek ağzından sıçrayan her bir şey mutlaka o sahabelerden birisinin eline düşer ve o sahabe de o sıçrayan şeyleri teberrüken yüzüne ve derisine sürerdi. Hz. Peygamber onlara ne emretse hemen onu yerine getirirlerdi. Abdest aldığı zamân onun abdest suyunu getirmek hususunda neredeyse savaşacaklardı. Konuştukları zaman seslerini Hz. Peygamber’inkinden alçak tutarlardı. Hz. Peygamber’i ta’zim için ona dikkatli bir şekilde bakmazlardı. Böylece Urve, Hz. Peygamber’in yanından ayrılarak arkadaşlarına gitti ve onlara şöyle dedi: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey kavim! Andolsun ki ben krallara; Kayser’e, Kisrâ’ya, Necâşî’ye gittim ve andolsun ki hiç birisi adamlarından, Muhammed’in ashabından gördüğü ta’zimi görmemektedir. Andolsun ki Muhammed’in ağzından bir tükrük çıksa mutlaka onların birisinin eline düşer, onlar da onu ellerine ve yüzlerine sürüyorlar. Muhammed onlara bir emirde bulunsa derhal onu yerine getiriyorlar. Abdest aldığı zaman abdest suyunu getirmek için nerdeyse birbirleriyle savaşacaklar. Konuştuğu zaman onun katında seslerini alçaltıyorlar; ta’zim maksadıyla ona dikkatli bir şekilde de bakmıyorlar. Muhammed size doğru bir plan sunmaktadır, onu kabul ediniz’. </span><span style="font-family: 'Verdana'">[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">____________________________</span><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[1] Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/135-136.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 247765, member: 27"] [FONT=Verdana][B] Urve b. Mes’ud ile Hz. Peygamber’in Konuşması[/B] - Urve b. Mes’ud [/FONT] [FONT=Verdana] ‘Ey kavim (Kureyş)! Siz atam değil misiniz?’ dedi. Kureyşliler ‘Evet, biz atayız’ dediler. Urve ‘Ben sizin çocuğunuz değil miyim?’ diye sorunca da ‘Evet, bizim çocuğumuzsun’ dediler. Urve ‘Öyleyse size hainlik yapacağımı zanneder misiniz? Beni böyle bir şeyle itham eder misiniz?’ diye sordu. Onlar ‘Hayır!’ deyince de ‘Biliyorsunuz ki ben, Ukkaz ehlini size yardımcı olarak çağırdım. Fakat onlar gelmedikleri için aile efrâdımla, çoluk-çocuğumla ve bana itaat edenlerle birlikte ben gelmedim mi?’ dedi. Kureyş buna da ‘Evet!’ dedi. Bunun üzerine Urve ‘Bu kişi (Hz. Peygamber) size doğru bir yol göstermiştir. O yolu kabul ediniz ve bana izin veriniz de ben de bu kişiye gideyim’ dedi. Kureyş ‘Gidebilirsin’ dediler. Urve, Hz. Peygamber’e geldi ve onunla konuştu. Hz. Peygamber, Budeyl’e söylediklerinin aynını ona da söyledi. Urve, Hz. Peygamber’i dinledikten sonra şöyle dedi: ‘Ey Muhammed, bana söyleyebilir misin? Eğer kavminin işini bitirir yani köklerini kazırsan, acaba Araplar arasında senden evvel aile efradını ortadan kaldıran var mıdır? Eğer böyle bir şey yoksa, andolsun ki ben etrafında yüzler görmüyorum (Sahabelere hakaret etmek istiyor). Ben burada karmakarışık kişiler görüyorum. Onlar her an kaçacak ve seni yalnız bırakacak gibi görünüyorlar’.. Urve’nin bu sözlerini dinleyen Hz. Ebubekir-i Sıddık, ona ‘Lât’ın tenâsül uzvunu em! Biz mi Rasûlullah’ı bırakıp kaçacağız?’ dedi. Urve ‘Bu kimdir?’ deyince kendisine onun Ebubekir olduğu söylendi. Bunun üzerine Urve şöyle dedi: ‘Nefsimi elinde tutana yemin ederim ki eğer daha önce bana bir iyiliğin olmamış olsaydı şimdi sana cevap verirdim’ dedi. Urve, Hz. Peygamber’le konuşuyordu ve Hz. Peygamber her konuştukça o, Hz. Peygamber’in sakalını tutmak istiyordu. Muğîre b. Şûbe de Hz. Peygamber’in tam başı ucunda elinde kılıcı, başında miğferi olduğu halde duruyordu. O, elini Hz. Peygamber’in mübarek sakalına her uzattıkça kılıcının sırtıyla Urve’nin eline vuruyor ve ona ‘Elini Rasûlullah’ın mübarek sakalından uzak tut!’ diyordu. (Araplar konuşma sırasında normal olarak karşılarındaki muhatablarının yüzlerini tutarlardı. Bu bir adet idi). Urve başını kaldırarak ‘Bu kimdir ki ellerime vuruyor?’ diye sordu. ‘(Bu senin yeğenin) Muğîre b. Şûbe’dir’ dediler. Bunun üzerine Urve şöyle dedi: ‘Ey hilebaz! Senin hileni ben ortadan kaldırmadım mı?’ Muğîre b. Şûbe câhiliyet döneminde bir grupla arkadaşlık yapmış ve onları öldürerek mallarını almıştı. Sonra da Hz. Peygamber’e gelerek müslüman olmuştu. Hz. Peygamber de o zaman [I]‘İslâm’ını kabul ederiz ama mala gelince onun benimle bir ilgisi yoktur’[/I] buyurmuştu. Urve durmadan göz ucuyla Hz. Peygamber’in sahabelerine bakıyordu. Çünkü Hz. Peygamber’in mübarek ağzından sıçrayan her bir şey mutlaka o sahabelerden birisinin eline düşer ve o sahabe de o sıçrayan şeyleri teberrüken yüzüne ve derisine sürerdi. Hz. Peygamber onlara ne emretse hemen onu yerine getirirlerdi. Abdest aldığı zamân onun abdest suyunu getirmek hususunda neredeyse savaşacaklardı. Konuştukları zaman seslerini Hz. Peygamber’inkinden alçak tutarlardı. Hz. Peygamber’i ta’zim için ona dikkatli bir şekilde bakmazlardı. Böylece Urve, Hz. Peygamber’in yanından ayrılarak arkadaşlarına gitti ve onlara şöyle dedi: ‘Ey kavim! Andolsun ki ben krallara; Kayser’e, Kisrâ’ya, Necâşî’ye gittim ve andolsun ki hiç birisi adamlarından, Muhammed’in ashabından gördüğü ta’zimi görmemektedir. Andolsun ki Muhammed’in ağzından bir tükrük çıksa mutlaka onların birisinin eline düşer, onlar da onu ellerine ve yüzlerine sürüyorlar. Muhammed onlara bir emirde bulunsa derhal onu yerine getiriyorlar. Abdest aldığı zaman abdest suyunu getirmek için nerdeyse birbirleriyle savaşacaklar. Konuştuğu zaman onun katında seslerini alçaltıyorlar; ta’zim maksadıyla ona dikkatli bir şekilde de bakmıyorlar. Muhammed size doğru bir plan sunmaktadır, onu kabul ediniz’. [/FONT][FONT=Verdana][1] [COLOR=red]____________________________[/COLOR][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][1] Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/135-136.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm - 18. FASIL: Hudeybiye Barışı'nın Yapılması
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst