Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm - 18. FASIL: Hudeybiye Barışı'nın Yapılması
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 247768" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Ebu Cendel (R.A.) Kıssası</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Peygamber ile Süheyl bu akidnameyi yazarken Süheyl’in oğlu Ebu Cendel ansızın çıkageldi. Ve ayaklarında bukağılar vardı. Tâ Mekke’nin alt kısmından çıkmış, kendini müslümanların arasına atmıştı. Süheyl: </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey Muhammed! İşte benim ilk şartım budur. Onu bana iade edeceksin’ dedi. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Biz henüz sulhnameyi imzalamadık’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dediyse de Süheyl: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Allah’a andolsun, böyle yaparsan seninle hiçbir şey hakkında sulh yapmayacağız’ dedi. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Bunu benim için geçerli kabul et’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dediyse de Süheyl </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Senin için bunu kabul etmem’ dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber tekrar </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Bunu yap’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Süheyl de </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘bunu yapamam’ diye mukabelede bulundu. Mukraz: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet, bunu sana verdik’ dedi. Ebu Cendel: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey müslümanlar! Size müslüman olarak geldiğim halde beni müşriklere mi veriyorsunuz? Benim başıma geleni görmüyor musunuz?’ dedi. Zira Ebu Cendel’e İslâm’ı kabul ettiğinden dolayı şiddetli işkence yapılmıştı. Hz. Ömer diyor ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ben o anda Rasûlullah’a gelerek dedim ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Sen Allah’ın gerçek peygamberi değil misin?’ Hz. Peygamber: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Evet, gerçek peygamberiyim!’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Hz. Ömer: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Biz hak üzerinde, düşmanımız da batıl üzerinde değil midir?’ dedi. Hz. Peygamber: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Evet, öyledir!’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Hz. Ömer: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘O halde, biz niçin dinimiz adına bu zilleti kabul ediyoruz?’ dedi. Hz. Peygamber: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Ben Allah’ın Rasûlüyüm. Ona isyan etmiyorum. O benim yardımcımdır’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Hz. Ömer şöyle dedi: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Sen bize Kâbe’ye gidip onu tavaf edeceğimizi söylemedin mi?’ dedi. Hz. Peygamber buna da </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Evet’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedikten sonra, şöyle devam etti: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘İlle de bu sene ziyaret edeceğiz diye sana bir haber verdim mi?’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> Ömer: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Hayır!’ dedi. Hz. Peygamber: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘İşte yine söylüyorum. Siz Kâbe’yi ziyaret edeceksiniz’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> buyurdu. Hz. Ömer der ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ebubekr’e geldim. ‘Ey Ebabekir! Bu zat Allâh’ın gerçek peygamberi değil midir?’ dedim. Ebubekir: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet, o, Allah’ın gerçek peygamberidir’ dedi. Ömer: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Biz hak üzerinde, düşmanımız da batıl üzerinde değil midir?’ diye sordu. Ebubekir: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet, öyle!’ dedi. Ömer: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘O halde dinimizden niçin taviz veriyoruz?’ diye sordu. Ebubekir: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey kişi (Hz. Ömer’i kastediyor)! Kesinlikle o Allah’ın Rasûlü’dür ve Rabb’ine isyan etmez. Onun Rabb’i ona yardımcıdır. O halde ey Ömer! Sana düşen onun emrine sarılıp muhalefet etmemendir. Andolsun, o hak üzerindedir’ dedi. Ömer: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Peki bize, Mekke’ye girip Kâbe’yi tavaf edeceğimizi söylemedi mi?’ Ebubekir: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet’ dedi, </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Fakat sana bu yıl orayı ziyaret edeceğini söyledi mi?’ Ömer: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Hayır!’ dedi. Ebubekir: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘O halde sen kesinlikle Kâbe’ye varacaksın ve onu ziyaret edeceksin’ dedi. Ömer der ki:</span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ben bu konuşmalarımdan dolayı çok pişman oldum. Bunun vebalinden kurtulmak için birçok ameller işledim’[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Peygamber sulhnameyi yazdıktan sonra ashabına hitaben: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Kalkınız, kurbanlarınızı kesiniz ve traş olunuz”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Ravi der ki: Allah’a andolsun sahabeden hiç kimse kalkmadı ve Rasûlullah bu sözünü üç defa tekrarladı. Sahabeden hiç kimse kalkmadığı için, Hz. Peygamber Ümmü Seleme’nin çadırına girdi. Hâdiseyi ona anlattı. Halkın kendisini nasıl rahatsız ettiğini nakletti. Ümmü Seleme: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey Allah’ın peygamberi! Sen bu işin yapılmasını istiyor musun?’ diye sordu ve ilave etti:</span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘O halde çık! Hiç kimse ile bir kelime bile konuşma. Hedy getirdiğin deveni kes, berberini çağır, senin başını traş etsin?’ Rasûlullah bu sözlerden sonra çıktı. Hiç kimse ile konuşmadan devesini kesti, berberini çağırarak traş oldu. Sahabe peygamberin bu yaptıklarını görünce kalktılar, develerini kestiler, bazıları diğerini traş ettiler. Öyle ki birbirleriyle yarışıyorlardı. Sonra iman eden kadınlar geldiler. Cenabı Hak onlar hakkında Mumtehine: 60/10 ayetini indirdi. Hz. Ömer o gün putperestlikten vazgeçmeyen iki kadını boşadı. Birisiyle Muaviye bin Ebi Süfyan, diğeriyle de Saffan bin Umeyye evlendi.[2]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">_______________________________</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[1]</span> </span><span style="color: darkgreen"> </span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> İbn Hişam, II/318 (İbn İshak’tan şunları naklediyor: “Ömer şöyle dedi: Ben daima sadaka veriyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor ve köle azad ediyordum. Bunların hepsini Hudeybiye gününde söylediklerimin keffareti olsun diye yapıyordum. Umarım ki, Allah hayır ihsan eder”).</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[2]</span></span><span style="color: darkgreen"> </span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/138-139.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 247768, member: 27"] [FONT=Verdana][B] Ebu Cendel (R.A.) Kıssası[/B] Hz. Peygamber ile Süheyl bu akidnameyi yazarken Süheyl’in oğlu Ebu Cendel ansızın çıkageldi. Ve ayaklarında bukağılar vardı. Tâ Mekke’nin alt kısmından çıkmış, kendini müslümanların arasına atmıştı. Süheyl: [/FONT] [FONT=Verdana] ‘Ey Muhammed! İşte benim ilk şartım budur. Onu bana iade edeceksin’ dedi. Hz. Peygamber [I] ‘Biz henüz sulhnameyi imzalamadık’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dediyse de Süheyl: ‘Allah’a andolsun, böyle yaparsan seninle hiçbir şey hakkında sulh yapmayacağız’ dedi. Hz. Peygamber [I] ‘Bunu benim için geçerli kabul et’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dediyse de Süheyl ‘Senin için bunu kabul etmem’ dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber tekrar [I] ‘Bunu yap’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Süheyl de ‘bunu yapamam’ diye mukabelede bulundu. Mukraz: ‘Evet, bunu sana verdik’ dedi. Ebu Cendel: ‘Ey müslümanlar! Size müslüman olarak geldiğim halde beni müşriklere mi veriyorsunuz? Benim başıma geleni görmüyor musunuz?’ dedi. Zira Ebu Cendel’e İslâm’ı kabul ettiğinden dolayı şiddetli işkence yapılmıştı. Hz. Ömer diyor ki: ‘Ben o anda Rasûlullah’a gelerek dedim ki: ‘Sen Allah’ın gerçek peygamberi değil misin?’ Hz. Peygamber: [I] ‘Evet, gerçek peygamberiyim!’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Hz. Ömer: ‘Biz hak üzerinde, düşmanımız da batıl üzerinde değil midir?’ dedi. Hz. Peygamber: [I] ‘Evet, öyledir!’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Hz. Ömer: ‘O halde, biz niçin dinimiz adına bu zilleti kabul ediyoruz?’ dedi. Hz. Peygamber: [I] ‘Ben Allah’ın Rasûlüyüm. Ona isyan etmiyorum. O benim yardımcımdır’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Hz. Ömer şöyle dedi: ‘Sen bize Kâbe’ye gidip onu tavaf edeceğimizi söylemedin mi?’ dedi. Hz. Peygamber buna da [I] ‘Evet’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedikten sonra, şöyle devam etti: [I] ‘İlle de bu sene ziyaret edeceğiz diye sana bir haber verdim mi?’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] Ömer: ‘Hayır!’ dedi. Hz. Peygamber: [I] ‘İşte yine söylüyorum. Siz Kâbe’yi ziyaret edeceksiniz’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] buyurdu. Hz. Ömer der ki: ‘Ebubekr’e geldim. ‘Ey Ebabekir! Bu zat Allâh’ın gerçek peygamberi değil midir?’ dedim. Ebubekir: ‘Evet, o, Allah’ın gerçek peygamberidir’ dedi. Ömer: ‘Biz hak üzerinde, düşmanımız da batıl üzerinde değil midir?’ diye sordu. Ebubekir: ‘Evet, öyle!’ dedi. Ömer: ‘O halde dinimizden niçin taviz veriyoruz?’ diye sordu. Ebubekir: ‘Ey kişi (Hz. Ömer’i kastediyor)! Kesinlikle o Allah’ın Rasûlü’dür ve Rabb’ine isyan etmez. Onun Rabb’i ona yardımcıdır. O halde ey Ömer! Sana düşen onun emrine sarılıp muhalefet etmemendir. Andolsun, o hak üzerindedir’ dedi. Ömer: ‘Peki bize, Mekke’ye girip Kâbe’yi tavaf edeceğimizi söylemedi mi?’ Ebubekir: ‘Evet’ dedi, ‘Fakat sana bu yıl orayı ziyaret edeceğini söyledi mi?’ Ömer: ‘Hayır!’ dedi. Ebubekir: ‘O halde sen kesinlikle Kâbe’ye varacaksın ve onu ziyaret edeceksin’ dedi. Ömer der ki: ‘Ben bu konuşmalarımdan dolayı çok pişman oldum. Bunun vebalinden kurtulmak için birçok ameller işledim’[1] Hz. Peygamber sulhnameyi yazdıktan sonra ashabına hitaben: [I] “Kalkınız, kurbanlarınızı kesiniz ve traş olunuz”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Ravi der ki: Allah’a andolsun sahabeden hiç kimse kalkmadı ve Rasûlullah bu sözünü üç defa tekrarladı. Sahabeden hiç kimse kalkmadığı için, Hz. Peygamber Ümmü Seleme’nin çadırına girdi. Hâdiseyi ona anlattı. Halkın kendisini nasıl rahatsız ettiğini nakletti. Ümmü Seleme: ‘Ey Allah’ın peygamberi! Sen bu işin yapılmasını istiyor musun?’ diye sordu ve ilave etti: ‘O halde çık! Hiç kimse ile bir kelime bile konuşma. Hedy getirdiğin deveni kes, berberini çağır, senin başını traş etsin?’ Rasûlullah bu sözlerden sonra çıktı. Hiç kimse ile konuşmadan devesini kesti, berberini çağırarak traş oldu. Sahabe peygamberin bu yaptıklarını görünce kalktılar, develerini kestiler, bazıları diğerini traş ettiler. Öyle ki birbirleriyle yarışıyorlardı. Sonra iman eden kadınlar geldiler. Cenabı Hak onlar hakkında Mumtehine: 60/10 ayetini indirdi. Hz. Ömer o gün putperestlikten vazgeçmeyen iki kadını boşadı. Birisiyle Muaviye bin Ebi Süfyan, diğeriyle de Saffan bin Umeyye evlendi.[2] [COLOR=red] _______________________________[/COLOR] [COLOR=darkgreen] [1][/COLOR] [/FONT][COLOR=darkgreen] [/COLOR][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] İbn Hişam, II/318 (İbn İshak’tan şunları naklediyor: “Ömer şöyle dedi: Ben daima sadaka veriyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor ve köle azad ediyordum. Bunların hepsini Hudeybiye gününde söylediklerimin keffareti olsun diye yapıyordum. Umarım ki, Allah hayır ihsan eder”). [2][/COLOR][/FONT][COLOR=darkgreen] [/COLOR][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/138-139.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm - 18. FASIL: Hudeybiye Barışı'nın Yapılması
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst