Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm - 21. FASIL: Mekke'nin (Allah Şerefini Arttırsın) Fethedilmesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 247960" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Hz. Peygamber’in Fetih Günü Eman Verdiği Kimseler</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Abbas şöyle anlatıyor: </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">‘Ey Allah’ın Rasûlü! Ebu Süfyan gösterişi sever. Ona bir paye ver’ dedim. Hz. Peygamber de: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Kim ki Ebu Süfyan’ın evine girerse emniyettedir. Kim ki kapısını kapatırsa emniyettedir. Kim ki mescide girerse o da emniyettedir’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Ebu Süfyan gitmek istediği zaman Hz. Peygamber: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> ‘Ey Abbas! Onu dağın bittiği noktada, tam vadinin kapısında durdur. Tâ ki Allah’ın askerlerini görsün’</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> buyurdu. Abbas diyor ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ebu Süfyan’ı aldım, vadinin daraldığı tam uçta, Rasûlullah’ın emrettiği noktada durdurdum. Kabileler sancaklarını takib ederek yanımdan geçtiler. Her kabile geçerken bunların kim olduğunu soruyordu. Ben de </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Bu Benî Süleym kabilesidir” dedim. </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Benimle Benî Süleym’in bir ilişkisi yoktur’ dedi. Sonra ikinci kabile geçti. Bunların kim olduğunu sordu. Ben de: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Müzeyne kabilesidir’ dedim. Ebu Süfyan: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Müzeyne ile de bizim aramızda birşey yoktur’ dedi. Tüm kabileler böylece geçti. Her geçen kabileyi soruyor, ben de bunların hangi kabile olduğunu söylüyordum. O da </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Bunlarla bizim aramızda birşey yoktur’ diyordu. Böylece bütün kabileler geçti. Arkadan Hz. Peygamber’in de içinde bulunduğu Ensar ve Muhacir kafilesi geçmeye başladı. Miğfer ve zırhlara bürünmüşlerdi. Gözlerinden başka bir yerleri görünmüyordu. Bundan dolayı onlara ‘Yeşil kafile’ denmişti. Onlar geçerken Ebu Süfyan: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Sübhanallah! Ey Abbas, bunlar da kimlerdir?’ diye sordu. </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Bu Rasûlullah’tır. Beraberinde muhacir ve ensar vardır’ dedim. Ebu Süfyan: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Bunlara hiç kimse karşı gelemez. Andolsun, ey Eba Fadl! Yeğeninin hükümdarlığı çok büyümüş’ dedi. Ben de ona: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey Eba Süfyan, bu peygamberliktir, krallık değildir’ dedim. Ebu Süfyan: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Evet, öyledir’ dedi. Ben: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘O halde kavminin yanına git’ dedim. Ebu Süfyan çıktı, Mekke’ye vardı. Orada gür bir sesle: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Ey Kureyş, Muhammed öyle bir ordu ile geldi ki onlara karşı koymaya gücümüz yetmez. Kim Ebu Süfyan’ın evine girerse emniyettedir’ diye bağırdı. O esnada Ebu Süfyan’ın hanımı Hind binti Utbe ayağa kalkarak Ebu Süfyan’ın bıyığından tuttu ve dedi ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Bu siyah alçağı öldürünüz! Bu, korkak bir adamdır!’ Ebu Süfyan: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Azab olasıca!.. Bu kadın sizi kandırmasın. O öyle bir ordu ile gelmiştir ki siz ona güç yetiremez, karşı duramazsınız. Kim ki Ebu Süfyan’ın evine girerse o öldürülmeyecektir, emniyettedir’ dedi. Onlar: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Azab olasıca, senin evin artık bize fayda sağlamaz’ dediler. Ebu Süfyan: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> ‘Kim ki evine girer, kapısını kapatırsa o da emniyettedir. Kim ki mescide girerse o da emniyettedir’ diye ilave etti. Böylece halk evlerine ve mescide doğru dağıldı”[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">_______________________________<span style="color: darkgreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[1]</span> </span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> Heysemi, VI/167. (Bu hadisi Tabarani rivayet etmiştir. Senedi sahihtir.)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/150-151.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 247960, member: 27"] [FONT=Verdana][B] Hz. Peygamber’in Fetih Günü Eman Verdiği Kimseler[/B] Hz. Abbas şöyle anlatıyor: [/FONT] [FONT=Verdana] ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Ebu Süfyan gösterişi sever. Ona bir paye ver’ dedim. Hz. Peygamber de: [I] ‘Kim ki Ebu Süfyan’ın evine girerse emniyettedir. Kim ki kapısını kapatırsa emniyettedir. Kim ki mescide girerse o da emniyettedir’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Ebu Süfyan gitmek istediği zaman Hz. Peygamber: [I] ‘Ey Abbas! Onu dağın bittiği noktada, tam vadinin kapısında durdur. Tâ ki Allah’ın askerlerini görsün’[/I][/FONT] [FONT=Verdana] buyurdu. Abbas diyor ki: ‘Ebu Süfyan’ı aldım, vadinin daraldığı tam uçta, Rasûlullah’ın emrettiği noktada durdurdum. Kabileler sancaklarını takib ederek yanımdan geçtiler. Her kabile geçerken bunların kim olduğunu soruyordu. Ben de “Bu Benî Süleym kabilesidir” dedim. ‘Benimle Benî Süleym’in bir ilişkisi yoktur’ dedi. Sonra ikinci kabile geçti. Bunların kim olduğunu sordu. Ben de: ‘Müzeyne kabilesidir’ dedim. Ebu Süfyan: ‘Müzeyne ile de bizim aramızda birşey yoktur’ dedi. Tüm kabileler böylece geçti. Her geçen kabileyi soruyor, ben de bunların hangi kabile olduğunu söylüyordum. O da ‘Bunlarla bizim aramızda birşey yoktur’ diyordu. Böylece bütün kabileler geçti. Arkadan Hz. Peygamber’in de içinde bulunduğu Ensar ve Muhacir kafilesi geçmeye başladı. Miğfer ve zırhlara bürünmüşlerdi. Gözlerinden başka bir yerleri görünmüyordu. Bundan dolayı onlara ‘Yeşil kafile’ denmişti. Onlar geçerken Ebu Süfyan: ‘Sübhanallah! Ey Abbas, bunlar da kimlerdir?’ diye sordu. ‘Bu Rasûlullah’tır. Beraberinde muhacir ve ensar vardır’ dedim. Ebu Süfyan: ‘Bunlara hiç kimse karşı gelemez. Andolsun, ey Eba Fadl! Yeğeninin hükümdarlığı çok büyümüş’ dedi. Ben de ona: ‘Ey Eba Süfyan, bu peygamberliktir, krallık değildir’ dedim. Ebu Süfyan: ‘Evet, öyledir’ dedi. Ben: ‘O halde kavminin yanına git’ dedim. Ebu Süfyan çıktı, Mekke’ye vardı. Orada gür bir sesle: ‘Ey Kureyş, Muhammed öyle bir ordu ile geldi ki onlara karşı koymaya gücümüz yetmez. Kim Ebu Süfyan’ın evine girerse emniyettedir’ diye bağırdı. O esnada Ebu Süfyan’ın hanımı Hind binti Utbe ayağa kalkarak Ebu Süfyan’ın bıyığından tuttu ve dedi ki: ‘Bu siyah alçağı öldürünüz! Bu, korkak bir adamdır!’ Ebu Süfyan: ‘Azab olasıca!.. Bu kadın sizi kandırmasın. O öyle bir ordu ile gelmiştir ki siz ona güç yetiremez, karşı duramazsınız. Kim ki Ebu Süfyan’ın evine girerse o öldürülmeyecektir, emniyettedir’ dedi. Onlar: ‘Azab olasıca, senin evin artık bize fayda sağlamaz’ dediler. Ebu Süfyan: ‘Kim ki evine girer, kapısını kapatırsa o da emniyettedir. Kim ki mescide girerse o da emniyettedir’ diye ilave etti. Böylece halk evlerine ve mescide doğru dağıldı”[1] [COLOR=red]_______________________________[COLOR=darkgreen] [/COLOR][/COLOR][COLOR=darkgreen] [1][/COLOR] [/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] Heysemi, VI/167. (Bu hadisi Tabarani rivayet etmiştir. Senedi sahihtir.) Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/150-151.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
1. Bölüm - 21. FASIL: Mekke'nin (Allah Şerefini Arttırsın) Fethedilmesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst