Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
17.04.2011 - Takvim Sayfası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Âiþe" data-source="post: 245185" data-attributes="member: 1008483"><p><strong><span style="color: #c00000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">BİR ÂYET</span></span></span></strong></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. <strong>( Enbiyâ 33 )</strong></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: #c00000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">GÜNÜN SÖZÜ</span></span></span></strong></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün... Söylemediğin zaman mes’ul olacaksan söyle! Aksi halde sus! <strong>( İmâm-ı Gazâli (rh) )</strong></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: #c00000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">ÇOCUK İSİMLERİ</span></span></span></strong></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #1f497d">ERTUĞRUL:</span> (tr) Rabbimizin ismini yüceltmek ve yaymak gayesiyle kurulan Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin mücâhid babasının ismi.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #8064a2">SENÂ:</span> (ar) Överek ve yücelterek vasıflandırma.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: #c00000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">BİR ŞEYHİN MÜRÎDİNE İMTİHÂN SORUSU</span></span></span></strong></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Vaktiyle bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihân etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der. “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mürîd elinde pırlanta bir bakkal dükkânına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır, elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürîd teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gidir: “Buna ne verirsiniz?" diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, "Bu” der. “Benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.” Mürîd en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Mürîd sorar: “Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Mürîd, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: “Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Mürîd emânet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şeyhinin yanına dönen mürîd büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?” Mürîdin verdiği cevab çok isabetlidir: “Bir şey ne olursa olsun ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.”</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Âiþe, post: 245185, member: 1008483"] [B][COLOR=#c00000][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]BİR ÂYET[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS]Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. [B]( Enbiyâ 33 )[/B][/FONT][/SIZE] [B][COLOR=#c00000][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]GÜNÜN SÖZÜ[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS]Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün... Söylemediğin zaman mes’ul olacaksan söyle! Aksi halde sus! [B]( İmâm-ı Gazâli (rh) )[/B][/FONT][/SIZE] [B][COLOR=#c00000][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]ÇOCUK İSİMLERİ[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#1f497d]ERTUĞRUL:[/COLOR] (tr) Rabbimizin ismini yüceltmek ve yaymak gayesiyle kurulan Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin mücâhid babasının ismi.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#8064a2]SENÂ:[/COLOR] (ar) Överek ve yücelterek vasıflandırma.[/FONT][/SIZE] [B][COLOR=#c00000][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]BİR ŞEYHİN MÜRÎDİNE İMTİHÂN SORUSU[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS]Vaktiyle bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihân etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der. “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS]Mürîd elinde pırlanta bir bakkal dükkânına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır, elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürîd teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gidir: “Buna ne verirsiniz?" diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, "Bu” der. “Benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.” Mürîd en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Mürîd sorar: “Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Mürîd, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: “Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Mürîd emânet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS]Şeyhinin yanına dönen mürîd büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?” Mürîdin verdiği cevab çok isabetlidir: “Bir şey ne olursa olsun ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.”[/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
17.04.2011 - Takvim Sayfası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst