Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
1980’lerin boğucu günleri ciddi ciddi yormaya başlamıştı. Şiddetli dalgalar arasında yolunu kaybetmi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 245360" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>1980’lerin boğucu günleri ciddi ciddi yormaya başlamıştı. Şiddetli dalgalar arasında yolunu kaybetmi</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">1980’lerin boğucu günleri ciddi ciddi yormaya başlamıştı. Şiddetli dalgalar arasında yolunu kaybetmiş bir gemi gibi sığınacak liman arıyordum. </span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'">Boş ve anlamsız tartışmalar herkesi içine çeken boğucu dalgalara dönüşmüştü. Bazıları Afgan cihadına tutunup bir adım ileri gitmeye ve gündemlerini Afganistan ile doldurmaya çalışırken, büyük bir kısmı kısır döngü içinde bir o yana bir bu yana gidip geliyordu.</span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Türkiye’de Cuma namazının kılınıp kılınmayacağı, imamların arkasında namazın olup olmayacağı, camilerin mescid-i dırar olup olmadığı, tespihin hurafe olup olmadığıyla ilgili boş tartışmalar iyiden iyiye Müslümanların enerjilerini tüketiyordu. Özellikle üniversite çevrelerinde bıyığı yeni terlemiş heyecanlı gençlerin bu tür tartışmalara kafa üstü atlamaları işi farklı boyutlara taşıyordu. </span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'">Müslümanca yaşamak isteyen insanlar bu boğuk ortamdan büyük rahatsızlıklar duyuyordu. Ancak, her tarafta aynı kısır döngü olduğu için bunlardan kurtuluş imkanı da görünmüyordu. </span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><img src="http://huseynisevda.net/Resimlerim/11ocak/numune-oncu.png" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bir arayış içerisindeydim. Ülkenin birçok yerinde meşhur şahsiyetler, kitapevleri ve dergi çevrelerine uğradığım halde aradığımı bulamamıştım. Herkes ortama kendisini kaptırmış, ortamın havasına göre şekillenmeye çalışıyordu. Ortamı kendilerine uydurma gibi ciddi bir çaba görünmüyordu. </span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'">Son ümidim Diyarbakır’dı. Aradığım limanı burada bulur ümidiyle Diyarbakır’a yöneldim. Bütün bir ihtişamıyla tarihi içinde barındıran koca şehri, Ulu Camiyi ve kitapçıları dolaştım. İslami şahsiyetlerle tanıştım. Diyarbakır’daki Müslümanlar biraz daha samimi ve içtendiler. Ancak aradığımı bulamamıştım. Son durağın da boş çıktığı düşüncesi yavaş yavaş zihnimi kurcalarken, bir arkadaşım tarafından daha önce ismini duyduğum bir Müslüman’ın yanına götürüldüm. Tanıştım. Sohbet ettim. Sözlerine kulak verdim. Tutuşmuş yüreğimin şulelerine adeta zemzem suyu döküyordu. Gözlerinde büyük bir kararlılık, sözlerinde büyük bir ciddiyet vardı. İslam’ın bizim her şeyimiz olduğunu, her şeyimizden daha üstün tutmamız gerektiğini, en verimli zamanlarımızı İslam için harcamamız gerektiğini söylüyor, Müslümanların boş ve anlamsız gündemlerle zaman kaybetmemeleri gerektiğini dile getiriyordu. İslam düşmanlarının bazı fıkhi konuları ortaya atıp Müslümanları esas meselelerinden uzaklaştırdıklarını ve böylece zulümlerine devam ettiklerini anlatıyordu. Örgütlendiğimiz, İslami hakiki manada yaşadığımız ve Müslümanlara yakışır şekilde mücadele ettiğimiz zaman İslam düşmanlarının suyun üzerindeki köpük gibi dağılıp gideceğini dile getiriyordu. Ve aradığım bütün soruların cevabını ben sormadan bir bir anlatıyordu. </span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'">İşte bu kararlı duruşa, bu izzetli ve onurlu haykırışa vurulmuştum. Aradığım hazinenin burada olduğunu, sırtımı dayamam gereken limanın burası olduğunu anlamıştım. Üzerimdeki sıkıntılar bir çırpıda darmadağın olmuş, anamdan yeni doğar gibi hafiflemiştim. Müslümanların içinde böyle büyük şahsiyetleri yarattığı için Allah’a şükretmiştim. </span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'">İşte bu büyük şahsiyeti, İslam davasının numune öncüsünü ve Müslümanların Aziz Rehberini şehadetinin 11. yılında rahmetle anıyorum…</span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'">M. Emin ÇELİK</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 245360, member: 1008315"] [b]1980’lerin boğucu günleri ciddi ciddi yormaya başlamıştı. Şiddetli dalgalar arasında yolunu kaybetmi[/b] [FONT=Times New Roman]1980’lerin boğucu günleri ciddi ciddi yormaya başlamıştı. Şiddetli dalgalar arasında yolunu kaybetmiş bir gemi gibi sığınacak liman arıyordum. Boş ve anlamsız tartışmalar herkesi içine çeken boğucu dalgalara dönüşmüştü. Bazıları Afgan cihadına tutunup bir adım ileri gitmeye ve gündemlerini Afganistan ile doldurmaya çalışırken, büyük bir kısmı kısır döngü içinde bir o yana bir bu yana gidip geliyordu. Türkiye’de Cuma namazının kılınıp kılınmayacağı, imamların arkasında namazın olup olmayacağı, camilerin mescid-i dırar olup olmadığı, tespihin hurafe olup olmadığıyla ilgili boş tartışmalar iyiden iyiye Müslümanların enerjilerini tüketiyordu. Özellikle üniversite çevrelerinde bıyığı yeni terlemiş heyecanlı gençlerin bu tür tartışmalara kafa üstü atlamaları işi farklı boyutlara taşıyordu. Müslümanca yaşamak isteyen insanlar bu boğuk ortamdan büyük rahatsızlıklar duyuyordu. Ancak, her tarafta aynı kısır döngü olduğu için bunlardan kurtuluş imkanı da görünmüyordu. [/FONT][IMG]http://huseynisevda.net/Resimlerim/11ocak/numune-oncu.png[/IMG][FONT=Times New Roman]Bir arayış içerisindeydim. Ülkenin birçok yerinde meşhur şahsiyetler, kitapevleri ve dergi çevrelerine uğradığım halde aradığımı bulamamıştım. Herkes ortama kendisini kaptırmış, ortamın havasına göre şekillenmeye çalışıyordu. Ortamı kendilerine uydurma gibi ciddi bir çaba görünmüyordu. Son ümidim Diyarbakır’dı. Aradığım limanı burada bulur ümidiyle Diyarbakır’a yöneldim. Bütün bir ihtişamıyla tarihi içinde barındıran koca şehri, Ulu Camiyi ve kitapçıları dolaştım. İslami şahsiyetlerle tanıştım. Diyarbakır’daki Müslümanlar biraz daha samimi ve içtendiler. Ancak aradığımı bulamamıştım. Son durağın da boş çıktığı düşüncesi yavaş yavaş zihnimi kurcalarken, bir arkadaşım tarafından daha önce ismini duyduğum bir Müslüman’ın yanına götürüldüm. Tanıştım. Sohbet ettim. Sözlerine kulak verdim. Tutuşmuş yüreğimin şulelerine adeta zemzem suyu döküyordu. Gözlerinde büyük bir kararlılık, sözlerinde büyük bir ciddiyet vardı. İslam’ın bizim her şeyimiz olduğunu, her şeyimizden daha üstün tutmamız gerektiğini, en verimli zamanlarımızı İslam için harcamamız gerektiğini söylüyor, Müslümanların boş ve anlamsız gündemlerle zaman kaybetmemeleri gerektiğini dile getiriyordu. İslam düşmanlarının bazı fıkhi konuları ortaya atıp Müslümanları esas meselelerinden uzaklaştırdıklarını ve böylece zulümlerine devam ettiklerini anlatıyordu. Örgütlendiğimiz, İslami hakiki manada yaşadığımız ve Müslümanlara yakışır şekilde mücadele ettiğimiz zaman İslam düşmanlarının suyun üzerindeki köpük gibi dağılıp gideceğini dile getiriyordu. Ve aradığım bütün soruların cevabını ben sormadan bir bir anlatıyordu. İşte bu kararlı duruşa, bu izzetli ve onurlu haykırışa vurulmuştum. Aradığım hazinenin burada olduğunu, sırtımı dayamam gereken limanın burası olduğunu anlamıştım. Üzerimdeki sıkıntılar bir çırpıda darmadağın olmuş, anamdan yeni doğar gibi hafiflemiştim. Müslümanların içinde böyle büyük şahsiyetleri yarattığı için Allah’a şükretmiştim. İşte bu büyük şahsiyeti, İslam davasının numune öncüsünü ve Müslümanların Aziz Rehberini şehadetinin 11. yılında rahmetle anıyorum… M. Emin ÇELİK[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
1980’lerin boğucu günleri ciddi ciddi yormaya başlamıştı. Şiddetli dalgalar arasında yolunu kaybetmi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst