Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
2012 bilgi yarışması gençlik rehberi eleme soruları
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Denis" data-source="post: 333541" data-attributes="member: 1022482"><p>36) Bırak bîçare feryadı, beladan gel tevekkül kıl!</p><p>Zira feryad, bela-ender, hata-ender beladır bil!</p><p>Belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safa-ender beladır bil!</p><p>Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, dema keyfinden güler hep gül mül.</p><p></p><p>Yukarıdaki mısralardan aşağıdaki seçeneklerde verilen hangi sonucu çıkaramayız?</p><p>A) İnsanlar en kötü durumda bile tevekkül etmekten vazgeçmemelidir.</p><p>B) Sıkıntılar karşısında feryat etmek sıkıntıyı daha da arttırır.</p><p>C) Önemli olan bela ve musîbetlerin asıl kaynağını bulup onunla mücadele etmektir.</p><p>D) Bela ve musibetlere şükürle mukabele edilmesi onlardan gelebilecek zararları ortadan kaldırır.</p><p></p><p></p><p>37) Mâdem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor; ve genç ihtiyar farkı yoktur. Elbette, dâimâ, gözü önünde öyle büyük dehşetli bir mesele karşısında, bîçare insan, o idâm-ı ebedî, o dipsiz, nihayetsiz haps-i münferitten kurtulmak çaresini aramak ve kabir kapısını bir âlem-i bâkîye, bir saadet-i ebediyeye ve âlem-i nura açılan bir kapıya kendi hakkında çevirmek hâdisesi, o insanın dünya kadar büyük bir meselesidir.</p><p>Yukarıdaki paragrafın içerdiği düşüncelere göre, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?</p><p>A) İnsanın en büyük çaresizliği, ölüm ve kabir gerçeğini kabullenmek zorunda kalmasıdır.</p><p>B) Ölümü ebedi mutluluğa dönüştürmek, insanın dünya kadar önemli bir hadisesidir.</p><p>C) Ecel gizli olduğundan bilinemez; herkes, her an kabre girebilir.</p><p>D) Ölüm, hakikati bilinmediği takdirde nihayetsiz bir haps- i münferittir.</p><p></p><p></p><p>38) İşte ey mağrur nefsim! Sen o seyyahsın. Şu dünya ise, bir çöldür. Aczin ve fakrın hadsizdir. Düşmanın, hacatın nihayetsizdir. Madem öyledir; şu sahranın Mâlik-i Ebedî′si ve Hâkim-i Ezelî′sinin ismini al. Tâ, bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisatın karşısında titremeden kurtulasın.</p><p>Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm′in dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçı yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki: Askere kaydolur. Devlet namına hareket eder. Hiçbir kimseden pervası kalmaz. Kanun namına, devlet namına der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır.</p><p>Paragraftaki altı çizili kelimelerden hangisinin manası doğru değildir?</p><p>A) Seyyah: Dolaşan, gezen, yolcu</p><p>B) Hacat: Hastalıklar, musibetler</p><p>C) Perva: Korku, çekinme</p><p>D) Şefaatçı: Af için vesile olan</p><p></p><p></p><p>39) Güneş gibi hakikat-i îmaniye ve Kur′aniye, yerdeki muvakkat ışıkların cazibesine tabi ve âlet olmadığı gibi; o hakikati cidden tanıyan, değil küre-i arzdaki hâdisata belki kâinata da âlet edemez.</p><p>Said Nursi bu sözü, mahkemenin hangisi ithamına (suçlama) karşı söylemiştir?</p><p>A) Senin samimiyetle, insanlık hayrına çalıştığına biz asla inanmıyoruz.</p><p>B) Sen, etrafına bu temiz insanları, şahsına hizmet etsinler diye mi topluyorsun?</p><p>C) Resmi görevin olmadığı halde, niçin ders verip hocalık tavrı takınıyorsun?</p><p>D) Sen hizmet-i imaniye perdesi altında, başka dünyevi maksadlar için çalışıyorsun.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Denis, post: 333541, member: 1022482"] 36) Bırak bîçare feryadı, beladan gel tevekkül kıl! Zira feryad, bela-ender, hata-ender beladır bil! Belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safa-ender beladır bil! Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, dema keyfinden güler hep gül mül. Yukarıdaki mısralardan aşağıdaki seçeneklerde verilen hangi sonucu çıkaramayız? A) İnsanlar en kötü durumda bile tevekkül etmekten vazgeçmemelidir. B) Sıkıntılar karşısında feryat etmek sıkıntıyı daha da arttırır. C) Önemli olan bela ve musîbetlerin asıl kaynağını bulup onunla mücadele etmektir. D) Bela ve musibetlere şükürle mukabele edilmesi onlardan gelebilecek zararları ortadan kaldırır. 37) Mâdem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor; ve genç ihtiyar farkı yoktur. Elbette, dâimâ, gözü önünde öyle büyük dehşetli bir mesele karşısında, bîçare insan, o idâm-ı ebedî, o dipsiz, nihayetsiz haps-i münferitten kurtulmak çaresini aramak ve kabir kapısını bir âlem-i bâkîye, bir saadet-i ebediyeye ve âlem-i nura açılan bir kapıya kendi hakkında çevirmek hâdisesi, o insanın dünya kadar büyük bir meselesidir. Yukarıdaki paragrafın içerdiği düşüncelere göre, aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) İnsanın en büyük çaresizliği, ölüm ve kabir gerçeğini kabullenmek zorunda kalmasıdır. B) Ölümü ebedi mutluluğa dönüştürmek, insanın dünya kadar önemli bir hadisesidir. C) Ecel gizli olduğundan bilinemez; herkes, her an kabre girebilir. D) Ölüm, hakikati bilinmediği takdirde nihayetsiz bir haps- i münferittir. 38) İşte ey mağrur nefsim! Sen o seyyahsın. Şu dünya ise, bir çöldür. Aczin ve fakrın hadsizdir. Düşmanın, hacatın nihayetsizdir. Madem öyledir; şu sahranın Mâlik-i Ebedî′si ve Hâkim-i Ezelî′sinin ismini al. Tâ, bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisatın karşısında titremeden kurtulasın. Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm′in dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçı yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki: Askere kaydolur. Devlet namına hareket eder. Hiçbir kimseden pervası kalmaz. Kanun namına, devlet namına der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır. Paragraftaki altı çizili kelimelerden hangisinin manası doğru değildir? A) Seyyah: Dolaşan, gezen, yolcu B) Hacat: Hastalıklar, musibetler C) Perva: Korku, çekinme D) Şefaatçı: Af için vesile olan 39) Güneş gibi hakikat-i îmaniye ve Kur′aniye, yerdeki muvakkat ışıkların cazibesine tabi ve âlet olmadığı gibi; o hakikati cidden tanıyan, değil küre-i arzdaki hâdisata belki kâinata da âlet edemez. Said Nursi bu sözü, mahkemenin hangisi ithamına (suçlama) karşı söylemiştir? A) Senin samimiyetle, insanlık hayrına çalıştığına biz asla inanmıyoruz. B) Sen, etrafına bu temiz insanları, şahsına hizmet etsinler diye mi topluyorsun? C) Resmi görevin olmadığı halde, niçin ders verip hocalık tavrı takınıyorsun? D) Sen hizmet-i imaniye perdesi altında, başka dünyevi maksadlar için çalışıyorsun. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
2012 bilgi yarışması gençlik rehberi eleme soruları
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst