Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Lema'dan
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 501932" data-attributes="member: 1040028"><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Bu sene inzivada iken ve hayat-ı içtimaiyeden çekildiğim halde bazı Nurcu kardeşlerimin ve hemşirelerimin hatırları için dünyaya baktım. Benimle görüşen ekserî dostlardan, kendi ailevî hayatlarından şekvalar işittim. "Eyvah!" dedim. İnsanın hususan müslümanın tahassüngâhı ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır. Bu da mı bozulmağa başlamış dedim. Sebebini aradım. Bildim ki: Nasıl, İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesine ve dolayısıyla din-i İslâma zarar vermek için gençleri yoldan çıkarmak ve gençlik hevesatıyla sefahete sevketmek için bir iki komite çalışıyormuş. Aynen öyle de; bîçare nisa taifesinin gafil kısmını dahi yanlış yollara sevk etmek için bir iki komitenin tesirli bir surette perde altında çalıştığını hissettim. Ve bildim ki: Bu millet-i İslâma bir dehşetli darbe, o cihetten geliyor.</span></span></em></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hayat-ı içtimaiye: Toplum hayatı.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Ekserî: Çoğunluğu, çoğu.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Ailevî: Aile ile ilgili.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Şekva: Şikayet.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Tahassüngâh: Sığınma yeri.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Nevi: Çeşit, tür.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Din-i İslâm: İslam dini.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hevesat: Hevesler, gelip geçici istekler.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Sefahet: Günah olan zevk ve eğlencelere düşkünlük.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Bîçare: Çaresiz.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Nisa: Kadın</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Millet-i İslâm: İslam milleti, müslümanlar.</span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ben de siz hemşirelerime ve gençleriniz olan manevî evlâdlarıma kat'iyyen beyan ediyorum ki: Kadınların saadet-i uhreviyesi gibi, saadet-i dünyeviyeleri de ve fıtratlarındaki ulvî seciyeleri de bozulmaktan kurtulmanın çare-i yegânesi, daire-i İslâmiyedeki terbiye-i diniyeden başka yoktur!.. Rusya'da o bîçare taifenin ne hale girdiğini işitiyorsunuz. Risale-i Nur'un bir parçasında denilmiş ki: Aklı başında olan bir adam; refikasına muhabbetini ve sevgisini, beş on senelik fâni ve zahirî hüsn-ü cemaline bina etmez. Belki kadınların hüsn-ü cemalinin en güzeli ve daimîsi, onun şefkatine ve kadınlığa mahsus hüsn-ü sîretine sevgisini bina etmeli. Tâ ki, o bîçare ihtiyarladıkça, kocasının muhabbeti ona devam etsin. Çünki onun refikası, yalnız dünya hayatındaki muvakkat bir yardımcı refika değil, belki hayat-ı ebediyesinde ebedî ve sevimli bir refika-i hayat olduğundan, ihtiyarlandıkça daha ziyade hürmet ve merhamet ile birbirine muhabbet etmek lâzım geliyor. Şimdiki terbiye-i medeniye perdesi altındaki hayvancasına muvakkat bir refakattan sonra ebedî bir müfarakata maruz kalan o aile hayatı, esasıyla bozuluyor.</span></span></em></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Kat'iyyen: Kesinlikle.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Saadet-i uhreviye: Ahiret mutluluğu.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Saadet-i dünyeviye: Dünyanın mutluluğu.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Fıtrat: Yaratılış.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Ulvî: Yüksek, yüce.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Seciye: Huy, karakter, ahlâk durumu.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Çare-i yegâne: Tek çare.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Terbiye-i diniye: Dine ait terbiye.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Refika: Kadın eş, kadın arkadaş.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Zahirî: Görünüşte olan, dış görünüşle ilgili.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hüsn-ü cemal: Üstün derdecede güzellik.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hüsn-ü sîret: Ahlak güzelliği.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Muvakkat: Geçici, az bir zaman için.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hayat-ı ebediye: Ölümsüz ve sonsuz hayat.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Refika-i hayat: Hayat arkadaşı.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Terbiye-i medeniye: Medeniyet terbiyesi.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Refakat: Arkadaşlık, beraberlik.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Müfarakat: Ayrılık.</span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hem Risale-i Nur'un bir cüz'ünde denilmiş ki: Bahtiyardır o adam ki; refika-i ebediyesini kaybetmemek için sâliha zevcesini taklid eder, o da sâlih olur. Hem bahtiyardır o kadın ki; kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur; saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki; sefahete girmiş zevcesine ittiba eder; vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki; zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklid eder. Veyl o zevc ve zevceye ki; birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani; medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder.</span></span></em></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Zevce: Kadın, eş.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Mütedeyyin: Dindar, dine bağlı.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Saadet-i dünyeviye: Dünyaya ait saadet.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Saadet-i uhreviye: Ahiret mutluluğu.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Bedbaht: Bahtı kara, mutsuz, talihsiz.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Sefahet: Günah olan zevk ve eğlencelere düşkünlük.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Zevc: Koca, erkek eş.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Veyl: Yazık.</span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İşte, Risale-i Nur'un bu mealdeki cümlelerinin manası budur ki: Bu zamanda aile hayatının ve dünyevî ve uhrevî saadetinin ve kadınlarda ulvî seciyelerin inkişafının sebebi, yalnız daire-i şeriattaki âdâb-ı İslâmiyetle olabilir.</span></span></em><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'"></span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Risale-i Nur: Bediüzzaman Said Nursinin (ra) Kur'anın imanla ilgili ayetlerini kaynak alarak imanın bütün şartlarını açıklayıp delillerle ispat ettiği çok değerli eserlerinin hepsine birden verilen isim.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Dünyevî: Dünyadaki yaşantıyla ilgili.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Uhrevî: Ahirete ait.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Ulvî: Yüksek, yüce.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Seciye: Huy, karakter.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İnkişaf: Açılma, meydana çıkma, gelişme, ilerleme.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Daire-i şeriat: İslâm dini sahası.</span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Şimdi aile hayatında en mühim nokta budur ki; kadın, kocasında fenalık ve sadakatsızlık görse, o da kocasının inadına kadının vazife-i ailevîsi olan sadakat ve emniyeti bozsa; aynen askerîdeki itaatın bozulması gibi, o aile hayatının fabrikası zîr ü zeber olur. Belki o kadın, elinden geldiği kadar kocasının kusurunu ıslaha çalışmalıdır ki, ebedî arkadaşını kurtarsın. Yoksa o da, kendini açıklık ve saçıklıkla başkalara göstermeğe ve sevdirmeğe çalışsa, her cihetle zarar eder. Çünki hakikî sadakatı bırakan, dünyada da cezasını görür. Çünki nâmahremlerin nazarından fıtratı korkar, sıkılır, çekilir. Nâmahrem yirmi erkeğin onsekizinin nazarından istiskal eder. Erkek ise, nâmahrem yüz kadından ancak birisinden istiskal eder, bakmasından sıkılır. Kadın o cihette azab çektiği gibi, sadakatsızlık ittihamı altına girer; za'fiyetiyle beraber, hukukunu muhafaza edemez.</span></span></em></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Vazife-i ailevî: Aile ile ilgili görev.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Askerî: Askere ait, askerliğe ait.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Zîr ü zeber: Alt üst, darmadağın.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Cihet: Yön, taraf.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Fıtrat: Yaratılış.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İstiskal: Soğuk karşılama, beğenmeme, yük görüp hoşlanmama.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İttiham: Suçlama.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Za'fiyet: Zayıflık.</span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>Elhasıl:</strong> Nasılki kadınlar kahramanlıkta, ihlasta şefkat itibariyle erkeklere benzemedikleri gibi, erkekler de o kahramanlıkta onlara yetişemiyorlar; öyle de o masum hanımlar dahi, sefahette hiçbir vecihle erkeklere yetişemezler. Onun için fıtratlarıyla ve zaîf hilkatleriyle nâmahremlerden şiddetli korkarlar ve çarşaf altında saklanmağa kendilerini mecbur bilirler. Çünki erkek, sekiz dakika zevk ve lezzet için sefahete girse, ancak sekiz lira kadar birşey zarar eder. Fakat kadın sekiz dakika sefahetteki zevkin cezası olarak dünyada dahi sekiz ay ağır bir yükü karnında taşır ve sekiz sene de o hâmisiz çocuğun terbiyesinin meşakkatine girdiği için sefahette erkeklere yetişemez, yüz derece fazla cezasını çeker. Az olmayan bu nevi vukuat da gösteriyor ki; mübarek taife-i nisaiye, fıtraten yüksek ahlâka menşe' olduğu gibi, fısk u sefahette dünya zevki için kabiliyetleri yok hükmündedir. Demek onlar daire-i terbiye-i İslâmiye içinde mes'ud bir aile hayatını geçirmeğe mahsus bir nevi mübarek mahlukturlar. Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar!.. Allah bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin, âmîn.</span></span></em></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Elhasıl: Kısacası, özetle, sözün kısası ve özü.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Sefahet: Günah olan zevk ve eğlencelere düşkünlük.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Vecih: Yön, taraf, yüz.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hilkat: Yaratılış.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hâmi: Koruyucu, koruyan.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Meşakkat: Zahmet, sıkıntı, güçlük, zorluk.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Vukuat: Olaylar, meydana gelmeler.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Taife-i nisaiye: Kadınlar kısmı, kadınlar grubu.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Fıtraten: Yaratılış bakımından.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Menşe': Kaynak.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Fısk u sefahet: Günah ve haram eğlenceler.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Daire-i terbiye-i İslâmiye: Müslümanlık dinindeki terbiye dairesi. </span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İfsad: Fesat çıkarma, bozma, azdırma.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hemşire: Kız kardeş.</span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Hemşirelerim! Mahremce bu sözümü size söylüyorum: Maişet derdi için; serseri, ahlâksız, firenkmeşreb bir kocanın tahakkümü altına girmektense, fıtratınızdaki iktisad ve kanaatla, köylü masum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nev'inden kendinizi idareye çalışınız, satmağa çalışmayınız. Şayet size münasib olmayan bir erkek kısmet olsa, siz kısmetinize razı olunuz ve kanaat ediniz. İnşâallah rızanız ve kanaatinizle o da ıslah olur. Yoksa şimdiki işittiğim gibi, mahkemelere boşanmak için müracaat edeceksiniz. Bu da, haysiyet-i İslâmiye ve şeref-i milliyemize yakışmaz!</span></span></em></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Maişet: Yaşamak için gerekenler, geçimlilik.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Firenkmeşreb: Avrupalı gibi düşünen ve yaşayan, batılıların yolundan giden.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Tahakküm: Zorbalık, baskı.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Haysiyet-i İslâmiye: İslâmiyet'in değeri, itibarı, şerefi.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Şeref-i milliyemize: Milli şerefimize.</span></span></p><p></p><p><strong><em><p style="text-align: right"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'">Said Nursî</span></span></p><p></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 501932, member: 1040028"] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Bu sene inzivada iken ve hayat-ı içtimaiyeden çekildiğim halde bazı Nurcu kardeşlerimin ve hemşirelerimin hatırları için dünyaya baktım. Benimle görüşen ekserî dostlardan, kendi ailevî hayatlarından şekvalar işittim. "Eyvah!" dedim. İnsanın hususan müslümanın tahassüngâhı ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır. Bu da mı bozulmağa başlamış dedim. Sebebini aradım. Bildim ki: Nasıl, İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesine ve dolayısıyla din-i İslâma zarar vermek için gençleri yoldan çıkarmak ve gençlik hevesatıyla sefahete sevketmek için bir iki komite çalışıyormuş. Aynen öyle de; bîçare nisa taifesinin gafil kısmını dahi yanlış yollara sevk etmek için bir iki komitenin tesirli bir surette perde altında çalıştığını hissettim. Ve bildim ki: Bu millet-i İslâma bir dehşetli darbe, o cihetten geliyor.[/SIZE][/FONT][/I] [COLOR="#008000"][FONT=Arial]Hayat-ı içtimaiye: Toplum hayatı. Ekserî: Çoğunluğu, çoğu. Ailevî: Aile ile ilgili. Şekva: Şikayet. Tahassüngâh: Sığınma yeri. Nevi: Çeşit, tür. Din-i İslâm: İslam dini. Hevesat: Hevesler, gelip geçici istekler. Sefahet: Günah olan zevk ve eğlencelere düşkünlük. Bîçare: Çaresiz. Nisa: Kadın Millet-i İslâm: İslam milleti, müslümanlar.[/FONT][/COLOR] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Ben de siz hemşirelerime ve gençleriniz olan manevî evlâdlarıma kat'iyyen beyan ediyorum ki: Kadınların saadet-i uhreviyesi gibi, saadet-i dünyeviyeleri de ve fıtratlarındaki ulvî seciyeleri de bozulmaktan kurtulmanın çare-i yegânesi, daire-i İslâmiyedeki terbiye-i diniyeden başka yoktur!.. Rusya'da o bîçare taifenin ne hale girdiğini işitiyorsunuz. Risale-i Nur'un bir parçasında denilmiş ki: Aklı başında olan bir adam; refikasına muhabbetini ve sevgisini, beş on senelik fâni ve zahirî hüsn-ü cemaline bina etmez. Belki kadınların hüsn-ü cemalinin en güzeli ve daimîsi, onun şefkatine ve kadınlığa mahsus hüsn-ü sîretine sevgisini bina etmeli. Tâ ki, o bîçare ihtiyarladıkça, kocasının muhabbeti ona devam etsin. Çünki onun refikası, yalnız dünya hayatındaki muvakkat bir yardımcı refika değil, belki hayat-ı ebediyesinde ebedî ve sevimli bir refika-i hayat olduğundan, ihtiyarlandıkça daha ziyade hürmet ve merhamet ile birbirine muhabbet etmek lâzım geliyor. Şimdiki terbiye-i medeniye perdesi altındaki hayvancasına muvakkat bir refakattan sonra ebedî bir müfarakata maruz kalan o aile hayatı, esasıyla bozuluyor.[/SIZE][/FONT][/I] [COLOR="#008000"][FONT=Arial]Kat'iyyen: Kesinlikle. Saadet-i uhreviye: Ahiret mutluluğu. Saadet-i dünyeviye: Dünyanın mutluluğu. Fıtrat: Yaratılış. Ulvî: Yüksek, yüce. Seciye: Huy, karakter, ahlâk durumu. Çare-i yegâne: Tek çare. Terbiye-i diniye: Dine ait terbiye. Refika: Kadın eş, kadın arkadaş. Zahirî: Görünüşte olan, dış görünüşle ilgili. Hüsn-ü cemal: Üstün derdecede güzellik. Hüsn-ü sîret: Ahlak güzelliği. Muvakkat: Geçici, az bir zaman için. Hayat-ı ebediye: Ölümsüz ve sonsuz hayat. Refika-i hayat: Hayat arkadaşı. Terbiye-i medeniye: Medeniyet terbiyesi. Refakat: Arkadaşlık, beraberlik. Müfarakat: Ayrılık.[/FONT][/COLOR] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Hem Risale-i Nur'un bir cüz'ünde denilmiş ki: Bahtiyardır o adam ki; refika-i ebediyesini kaybetmemek için sâliha zevcesini taklid eder, o da sâlih olur. Hem bahtiyardır o kadın ki; kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur; saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki; sefahete girmiş zevcesine ittiba eder; vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki; zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklid eder. Veyl o zevc ve zevceye ki; birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani; medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder.[/SIZE][/FONT][/I] [COLOR="#008000"][FONT=Arial]Zevce: Kadın, eş. Mütedeyyin: Dindar, dine bağlı. Saadet-i dünyeviye: Dünyaya ait saadet. Saadet-i uhreviye: Ahiret mutluluğu. Bedbaht: Bahtı kara, mutsuz, talihsiz. Sefahet: Günah olan zevk ve eğlencelere düşkünlük. Zevc: Koca, erkek eş. Veyl: Yazık.[/FONT][/COLOR] [I][FONT=Arial][SIZE=3]İşte, Risale-i Nur'un bu mealdeki cümlelerinin manası budur ki: Bu zamanda aile hayatının ve dünyevî ve uhrevî saadetinin ve kadınlarda ulvî seciyelerin inkişafının sebebi, yalnız daire-i şeriattaki âdâb-ı İslâmiyetle olabilir.[/SIZE][/FONT][/I][COLOR="#008000"][FONT=Arial] Risale-i Nur: Bediüzzaman Said Nursinin (ra) Kur'anın imanla ilgili ayetlerini kaynak alarak imanın bütün şartlarını açıklayıp delillerle ispat ettiği çok değerli eserlerinin hepsine birden verilen isim. Dünyevî: Dünyadaki yaşantıyla ilgili. Uhrevî: Ahirete ait. Ulvî: Yüksek, yüce. Seciye: Huy, karakter. İnkişaf: Açılma, meydana çıkma, gelişme, ilerleme. Daire-i şeriat: İslâm dini sahası.[/FONT][/COLOR] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Şimdi aile hayatında en mühim nokta budur ki; kadın, kocasında fenalık ve sadakatsızlık görse, o da kocasının inadına kadının vazife-i ailevîsi olan sadakat ve emniyeti bozsa; aynen askerîdeki itaatın bozulması gibi, o aile hayatının fabrikası zîr ü zeber olur. Belki o kadın, elinden geldiği kadar kocasının kusurunu ıslaha çalışmalıdır ki, ebedî arkadaşını kurtarsın. Yoksa o da, kendini açıklık ve saçıklıkla başkalara göstermeğe ve sevdirmeğe çalışsa, her cihetle zarar eder. Çünki hakikî sadakatı bırakan, dünyada da cezasını görür. Çünki nâmahremlerin nazarından fıtratı korkar, sıkılır, çekilir. Nâmahrem yirmi erkeğin onsekizinin nazarından istiskal eder. Erkek ise, nâmahrem yüz kadından ancak birisinden istiskal eder, bakmasından sıkılır. Kadın o cihette azab çektiği gibi, sadakatsızlık ittihamı altına girer; za'fiyetiyle beraber, hukukunu muhafaza edemez.[/SIZE][/FONT][/I] [COLOR="#008000"][FONT=Arial]Vazife-i ailevî: Aile ile ilgili görev. Askerî: Askere ait, askerliğe ait. Zîr ü zeber: Alt üst, darmadağın. Cihet: Yön, taraf. Fıtrat: Yaratılış. İstiskal: Soğuk karşılama, beğenmeme, yük görüp hoşlanmama. İttiham: Suçlama. Za'fiyet: Zayıflık.[/FONT][/COLOR] [I][FONT=Arial][SIZE=3][B]Elhasıl:[/B] Nasılki kadınlar kahramanlıkta, ihlasta şefkat itibariyle erkeklere benzemedikleri gibi, erkekler de o kahramanlıkta onlara yetişemiyorlar; öyle de o masum hanımlar dahi, sefahette hiçbir vecihle erkeklere yetişemezler. Onun için fıtratlarıyla ve zaîf hilkatleriyle nâmahremlerden şiddetli korkarlar ve çarşaf altında saklanmağa kendilerini mecbur bilirler. Çünki erkek, sekiz dakika zevk ve lezzet için sefahete girse, ancak sekiz lira kadar birşey zarar eder. Fakat kadın sekiz dakika sefahetteki zevkin cezası olarak dünyada dahi sekiz ay ağır bir yükü karnında taşır ve sekiz sene de o hâmisiz çocuğun terbiyesinin meşakkatine girdiği için sefahette erkeklere yetişemez, yüz derece fazla cezasını çeker. Az olmayan bu nevi vukuat da gösteriyor ki; mübarek taife-i nisaiye, fıtraten yüksek ahlâka menşe' olduğu gibi, fısk u sefahette dünya zevki için kabiliyetleri yok hükmündedir. Demek onlar daire-i terbiye-i İslâmiye içinde mes'ud bir aile hayatını geçirmeğe mahsus bir nevi mübarek mahlukturlar. Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar!.. Allah bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin, âmîn.[/SIZE][/FONT][/I] [COLOR="#008000"][FONT=Arial]Elhasıl: Kısacası, özetle, sözün kısası ve özü. Sefahet: Günah olan zevk ve eğlencelere düşkünlük. Vecih: Yön, taraf, yüz. Hilkat: Yaratılış. Hâmi: Koruyucu, koruyan. Meşakkat: Zahmet, sıkıntı, güçlük, zorluk. Vukuat: Olaylar, meydana gelmeler. Taife-i nisaiye: Kadınlar kısmı, kadınlar grubu. Fıtraten: Yaratılış bakımından. Menşe': Kaynak. Fısk u sefahet: Günah ve haram eğlenceler. Daire-i terbiye-i İslâmiye: Müslümanlık dinindeki terbiye dairesi. İfsad: Fesat çıkarma, bozma, azdırma. Hemşire: Kız kardeş.[/FONT][/COLOR] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Hemşirelerim! Mahremce bu sözümü size söylüyorum: Maişet derdi için; serseri, ahlâksız, firenkmeşreb bir kocanın tahakkümü altına girmektense, fıtratınızdaki iktisad ve kanaatla, köylü masum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nev'inden kendinizi idareye çalışınız, satmağa çalışmayınız. Şayet size münasib olmayan bir erkek kısmet olsa, siz kısmetinize razı olunuz ve kanaat ediniz. İnşâallah rızanız ve kanaatinizle o da ıslah olur. Yoksa şimdiki işittiğim gibi, mahkemelere boşanmak için müracaat edeceksiniz. Bu da, haysiyet-i İslâmiye ve şeref-i milliyemize yakışmaz![/SIZE][/FONT][/I] [COLOR="#008000"][FONT=Arial]Maişet: Yaşamak için gerekenler, geçimlilik. Firenkmeşreb: Avrupalı gibi düşünen ve yaşayan, batılıların yolundan giden. Tahakküm: Zorbalık, baskı. Haysiyet-i İslâmiye: İslâmiyet'in değeri, itibarı, şerefi. Şeref-i milliyemize: Milli şerefimize.[/FONT][/COLOR] [B][I][RIGHT][SIZE=4][FONT=Arial]Said Nursî[/FONT][/SIZE][/RIGHT][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Lema'dan
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst