teblið
Vefasýz
Bismillahirrahmanirrahim......
Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi Aleyh Kıymetli Müslümanlar;
Mubarek üç ayların içinde bulunduğumuz şu güzide günlerde Rabbim cem-i cümlemizi beraatini alanlar listesine kayıd eylesin inşl..
Bu dünya bir misafirhanedir, ebedi yolculuğa ne zaman çıkacağımız belli olmaz. Cenâb-ı Hak size ve bize uzun bir hizmet ömrü ihsan buyursun. Sanki yolculuk çok yakınmış gibi, bire binler kâr veren bu mübarek aylarda aşk ve şevkle ibadet ve takvaya sarılalım, hayırlı ve nurlu kur’an hizmetlerine nefes nefese koşalım.
Yönetim olarak bu hafta ders olarak Dua' yı işlemeye karar verdik ..sizlerinde katılımlarıyla beraber;
Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz olurdu ;hadisine binaen ;belkide kul olarak bu üç aylarda duaya ,dualarımıza çok ihtiyacımız var..;
ve bu vesileleyle Risalei nurların kapısını edeple çalalım dilerseniz ;
Yirmi Dördüncü Mektubun Birinci Zeyli
-1-
-2-
-3-
-4-
Yani, "Ey insalar! Duânız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?" meâlindeki âyetin beş nüktesini dinle.
BİRİNCİ NÜKTE
Dua bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir. Belki ubudiyetin ruhu hükmündedir. Çok yerlerde zikrettiğimiz gibi, dua üç nevidir.
Birinci nevi dua: İstidat lisanıyladır ki, bütün hububat, tohumlar, lisan-ı istidatla Fâtır-ı Hakîme dua ederler ki, "Senin nukuş-u esmânı mufassal göstermek için bize neşvünemâ ver. Küçük hakikatimizi sümbülle ve ağacın büyük hakikatine çevir."
Hem şu istidat lisanıyla dua nevinden birisi de şudur ki: Esbabın içtimaı, müsebbebin icadına bir duadır. Yani, esbab bir vaziyet alır ki, o vaziyet bir lisan-ı hal hükmüne geçer; ve müsebbebi, Kadîr-i Zülcelâlden dua eder, isterler. Meselâ su, hararet, toprak, ziya, bir çekirdek etrafında bir vaziyet alarak, o vaziyet bir lisan-ı duadır ki, "Bu çekirdeği ağaç yap, yâ Hâlıkımız" derler. Çünkü, o mucize-i harika-i kudret olan ağaç, o şuursuz, câmid, basit maddelere havale edilmez, havalesi muhaldir. Demek, içtima-ı esbab bir nevi duadır.
İkinci nevi dua: İhtiyac-ı fıtrî lisanıyladır ki, bütün zîhayatların iktidar ve ihtiyarları
dahilinde olmayan hâcetlerini ve matlaplarını ummadıkları yerden, vakt-i münasipte onlara vermek için, Hâlık-ı Rahîmden bir nevi duadır. Çünkü, iktidar ve ihtiyarları haricinde, bilmedikleri yerden, vakt-i münasipte onlara bir Hakîm-i Rahîm gönderiyor. Elleri yetişmiyor; demek o ihsan, dua neticesidir.
Elhasıl, bütün kâinattan dergâh-ı İlâhiyeye çıkan, bir duadır. Esbab olanlar, müsebbebâtı Allah'tan isterler.
Evet kıymetli müslümanlar duayla ilgili merak edilen sorularla bu hafta ki dersimizi başlatalım inşl..
..Duanın ehemmiyeti nedir ?
..Dua'nın yeri zamanı varmıdır?
..Bir mümin diğer mümin kardeşi gıyabında yaptığı dua makbulmudür neden ?
...Dualarımızın evelinde ve ahirinde salavat getirmemizin hükmü ne dir?
...Neden bazı dualarımızı sık yaptığımız halde kabul görmez..?
...Kimlerin duaları makbuldür önce?
Evet cevap ve sorularımızla konumuzu hep beraber pekiştirelim inşaAllah ;
Rabbim dualarımızı izzeti dergahında kabul eylesin ..Amin...
Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi Aleyh Kıymetli Müslümanlar;
Mubarek üç ayların içinde bulunduğumuz şu güzide günlerde Rabbim cem-i cümlemizi beraatini alanlar listesine kayıd eylesin inşl..
Bu dünya bir misafirhanedir, ebedi yolculuğa ne zaman çıkacağımız belli olmaz. Cenâb-ı Hak size ve bize uzun bir hizmet ömrü ihsan buyursun. Sanki yolculuk çok yakınmış gibi, bire binler kâr veren bu mübarek aylarda aşk ve şevkle ibadet ve takvaya sarılalım, hayırlı ve nurlu kur’an hizmetlerine nefes nefese koşalım.
Yönetim olarak bu hafta ders olarak Dua' yı işlemeye karar verdik ..sizlerinde katılımlarıyla beraber;
Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz olurdu ;hadisine binaen ;belkide kul olarak bu üç aylarda duaya ,dualarımıza çok ihtiyacımız var..;
ve bu vesileleyle Risalei nurların kapısını edeple çalalım dilerseniz ;
Yirmi Dördüncü Mektubun Birinci Zeyli
Yani, "Ey insalar! Duânız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?" meâlindeki âyetin beş nüktesini dinle.
BİRİNCİ NÜKTE
Dua bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir. Belki ubudiyetin ruhu hükmündedir. Çok yerlerde zikrettiğimiz gibi, dua üç nevidir.
Birinci nevi dua: İstidat lisanıyladır ki, bütün hububat, tohumlar, lisan-ı istidatla Fâtır-ı Hakîme dua ederler ki, "Senin nukuş-u esmânı mufassal göstermek için bize neşvünemâ ver. Küçük hakikatimizi sümbülle ve ağacın büyük hakikatine çevir."
Hem şu istidat lisanıyla dua nevinden birisi de şudur ki: Esbabın içtimaı, müsebbebin icadına bir duadır. Yani, esbab bir vaziyet alır ki, o vaziyet bir lisan-ı hal hükmüne geçer; ve müsebbebi, Kadîr-i Zülcelâlden dua eder, isterler. Meselâ su, hararet, toprak, ziya, bir çekirdek etrafında bir vaziyet alarak, o vaziyet bir lisan-ı duadır ki, "Bu çekirdeği ağaç yap, yâ Hâlıkımız" derler. Çünkü, o mucize-i harika-i kudret olan ağaç, o şuursuz, câmid, basit maddelere havale edilmez, havalesi muhaldir. Demek, içtima-ı esbab bir nevi duadır.
İkinci nevi dua: İhtiyac-ı fıtrî lisanıyladır ki, bütün zîhayatların iktidar ve ihtiyarları
dahilinde olmayan hâcetlerini ve matlaplarını ummadıkları yerden, vakt-i münasipte onlara vermek için, Hâlık-ı Rahîmden bir nevi duadır. Çünkü, iktidar ve ihtiyarları haricinde, bilmedikleri yerden, vakt-i münasipte onlara bir Hakîm-i Rahîm gönderiyor. Elleri yetişmiyor; demek o ihsan, dua neticesidir.
Elhasıl, bütün kâinattan dergâh-ı İlâhiyeye çıkan, bir duadır. Esbab olanlar, müsebbebâtı Allah'tan isterler.
Evet kıymetli müslümanlar duayla ilgili merak edilen sorularla bu hafta ki dersimizi başlatalım inşl..
..Duanın ehemmiyeti nedir ?
..Dua'nın yeri zamanı varmıdır?
..Bir mümin diğer mümin kardeşi gıyabında yaptığı dua makbulmudür neden ?
...Dualarımızın evelinde ve ahirinde salavat getirmemizin hükmü ne dir?
...Neden bazı dualarımızı sık yaptığımız halde kabul görmez..?
...Kimlerin duaları makbuldür önce?
Evet cevap ve sorularımızla konumuzu hep beraber pekiştirelim inşaAllah ;
Rabbim dualarımızı izzeti dergahında kabul eylesin ..Amin...