Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Mektup'tan Dersimiz : Dualarımızın Ehemmiyeti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 256328" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>Cevap: Güncel Dersimiz ;Dualarımızın Ehemmiyeti...</strong></p><p></p><p>O soruyu gene sordu: <em>“Bir şey değişmiyorsa niçin dua ediyorum?”</em></p><p>Aşkın Sultanı Mevlana seslendi: <strong>“Kardeş, sen dua nimetine yönelmeye bak! Kabul edilmiş yada edilmemiş bundan sana ne?.. Dua edebiliyorsun ya, ona bak!”</strong></p><p>Hz. Mevlana başka bir şey söylüyordu. Kabul yada ret değildi duanın esprisi. Duanın kendisi nimetti. Öyle ya, huzuruna almış, el açtırmış, dil döktürtmüş, kulum demişti ya, bundan daha büyük nimet mi olurdu?.. Artık istek ve talep için dua etmemeliydi. İsteklerini söylese dahi, usûlen olacaktı, kilitlenmeyecekti o noktaya. Ve duasında şükrü öne alacaktı. O kadar çok nimet bahşetmişti ki Allah, hiçbirinin şükrüne insanın gücü yetmezdi. Zaten insanda güç mü vardı ki?.. Kudret de kuvvet de Ona aitti.</p><p>Dua şekli değişmişti. Şükrediyordu verilenlere. Sağlığı yerindeydi. Geçimi de. Çevresi ile arası da iyiydi. İdealleri gerçekleşmese de aç, açık değildi. Hem ideal beklenti değil miydi?.. Beklenti dünyevi boyuta çekerdi insanı. Dünyevi boyut; azabın ta kendisiydi. Hallerin en güzeli razı olmaktı.</p><p>…</p><p>Ama kafası karışıktı. Duada saklı bir kudret vardı. Bir anahtar vardı. Duası gerçekleşenlerin hayatından pasajlar okudukça yine düşüyordu esfele. Şeytan eskisi kadar olmasa da gene fısıldıyordu: “Sana vermeeeeezzzz!… Demedim miii verrrrmezzzz, bırak inadııııı?”</p><p>Şeytana bu defa prim vermedi. Soracak, araştıracaktı.</p><p>…</p><p>Yine başucundan ayırmadığı Mesnevi’ye gitti eli. Hz. Mevlana bu hali de açıklamalıydı.</p><p>“Peygamber değil ama kitabı var” denecek ölçüde Mesnevi dünya çapında ilgi buluyordu. Bu hali de açıklamalıydı. Hikâyeler arasında bir söz yakaladı:</p><p><strong>“Padişahlar kendilerine menfaat için gelenlere hemen ihsan edip yol verirler. Sevdiklerine hemen vermez, bekletir, yanlarında tutarlar. İsteğin olmuyorsa üzülme, padişah seni sevmiş, yanında tutuyor ya, daha ne?..”</strong></p><p>Bu da ayrı bir boyuttu. Allah, sevdiklerinin isteğini geciktirir miydi? Allah kendisini seviyor muydu? Nefse prim vermemek için direndi: “Yok canım daha neler?.. Allah’ın sevgili kulu olmak kiiim ben kiiim?..”</p><p>“Rabbim, Allah’ım” diye yalvarıyordu ama cevap geldiği falan yoktu. Veli zatlar cevabı da duyarmış. Kalplerine ilham olunurmuş gaybın sesi. Onca yalvarıp yakarmalarına karşılık bir kelime ses duymamış, bir kuple ilham almamıştı. O halde Allah’ın kendi kapısında beklettiği kullardan olamazdı. Sevdiklerine dahil olmak gibi bir durum yoktu yani…İlerleyen sayfalarda Mevlana buna da cevap verdi: <strong>“Senin ‘Ya Rabbim’ diyebilmen; Onun ‘Buyur Kulum’ demesinin ta kendisidir!..”</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 256328, member: 1009927"] [b]Cevap: Güncel Dersimiz ;Dualarımızın Ehemmiyeti...[/b] O soruyu gene sordu: [I]“Bir şey değişmiyorsa niçin dua ediyorum?”[/I] Aşkın Sultanı Mevlana seslendi: [B]“Kardeş, sen dua nimetine yönelmeye bak! Kabul edilmiş yada edilmemiş bundan sana ne?.. Dua edebiliyorsun ya, ona bak!”[/B] Hz. Mevlana başka bir şey söylüyordu. Kabul yada ret değildi duanın esprisi. Duanın kendisi nimetti. Öyle ya, huzuruna almış, el açtırmış, dil döktürtmüş, kulum demişti ya, bundan daha büyük nimet mi olurdu?.. Artık istek ve talep için dua etmemeliydi. İsteklerini söylese dahi, usûlen olacaktı, kilitlenmeyecekti o noktaya. Ve duasında şükrü öne alacaktı. O kadar çok nimet bahşetmişti ki Allah, hiçbirinin şükrüne insanın gücü yetmezdi. Zaten insanda güç mü vardı ki?.. Kudret de kuvvet de Ona aitti. Dua şekli değişmişti. Şükrediyordu verilenlere. Sağlığı yerindeydi. Geçimi de. Çevresi ile arası da iyiydi. İdealleri gerçekleşmese de aç, açık değildi. Hem ideal beklenti değil miydi?.. Beklenti dünyevi boyuta çekerdi insanı. Dünyevi boyut; azabın ta kendisiydi. Hallerin en güzeli razı olmaktı. … Ama kafası karışıktı. Duada saklı bir kudret vardı. Bir anahtar vardı. Duası gerçekleşenlerin hayatından pasajlar okudukça yine düşüyordu esfele. Şeytan eskisi kadar olmasa da gene fısıldıyordu: “Sana vermeeeeezzzz!… Demedim miii verrrrmezzzz, bırak inadııııı?” Şeytana bu defa prim vermedi. Soracak, araştıracaktı. … Yine başucundan ayırmadığı Mesnevi’ye gitti eli. Hz. Mevlana bu hali de açıklamalıydı. “Peygamber değil ama kitabı var” denecek ölçüde Mesnevi dünya çapında ilgi buluyordu. Bu hali de açıklamalıydı. Hikâyeler arasında bir söz yakaladı: [B]“Padişahlar kendilerine menfaat için gelenlere hemen ihsan edip yol verirler. Sevdiklerine hemen vermez, bekletir, yanlarında tutarlar. İsteğin olmuyorsa üzülme, padişah seni sevmiş, yanında tutuyor ya, daha ne?..”[/B] Bu da ayrı bir boyuttu. Allah, sevdiklerinin isteğini geciktirir miydi? Allah kendisini seviyor muydu? Nefse prim vermemek için direndi: “Yok canım daha neler?.. Allah’ın sevgili kulu olmak kiiim ben kiiim?..” “Rabbim, Allah’ım” diye yalvarıyordu ama cevap geldiği falan yoktu. Veli zatlar cevabı da duyarmış. Kalplerine ilham olunurmuş gaybın sesi. Onca yalvarıp yakarmalarına karşılık bir kelime ses duymamış, bir kuple ilham almamıştı. O halde Allah’ın kendi kapısında beklettiği kullardan olamazdı. Sevdiklerine dahil olmak gibi bir durum yoktu yani…İlerleyen sayfalarda Mevlana buna da cevap verdi: [B]“Senin ‘Ya Rabbim’ diyebilmen; Onun ‘Buyur Kulum’ demesinin ta kendisidir!..”[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Mektup'tan Dersimiz : Dualarımızın Ehemmiyeti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst