Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Mektup'tan Dersimiz : Dualarımızın Ehemmiyeti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 256329" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>Cevap: Duanın Sırrını Öğrenmek isteyen dikkatli okusun</strong></p><p></p><p>İş gene değişiyordu. “Rabbim” demek “Buyur Kulum” denmesi idi. Bu nasıl işti? Ayeti hatırladı: <strong>“Dua edin; icabet etmekteyim!”, “Beni zikredin ben sizi zikretmekteyim”</strong></p><p>Mevlana ayeti tefsir ediyordu sanki…. Bugüne kadar ayetleri hep geleneksel bağlamda çevirmişlerdi. “Dua edin icabet edeyim” değildi. Doğrusu; “İcabet etmekteyim” şeklinde geniş zaman olacaktı ifade. O zaten her an yeni bir şanda icabetini sürdürüyordu. Onda bir kesinti yoktu. İş; dua ederek sürece katılmak, daha doğrusu o akışın zaten an be an içinde olduğunu fark etmekti… “Zikredin, zikredeyim” demiyordu ayet. “Beni zikredin ben sizi zikretmekteyim” idi doğrusu. Her an süren evrensel tesbihata, ilahi zikir korosuna katılmaktı mesele. Onu hissedebilmek, iliklerine kadar duyabilmekteydi bütün sır.</p><p><strong>“Davut (as) evinin penceresini açar, dağların, kuşların, derelerin zikrine katılır”</strong> yazıyordu Peygamberler Tarihi. Zihninde ışık yandı. Ya Huuu evinin penceresini açıp dışa doğru zikre katılmak değildi. Anlatılan baştan ayağa mecazdı…</p><p>Ev; gönlümüzdü… Hüner; asıl Kabe’nin bulunduğu gönlü tüm mahlukatla birleştirebilmek, alemle barışabilmek, kendini başkaları kavramından, ayrılık- gayrılıktan kurtarıp birliği hissedebilmekti… Davud (as) onu yapıyor, onu yaşayınca da kulluk zırhını giyinip, ilahi kudretin kendinde açığa çıkışını seyrediyor, nefsin hegemonyasına kılıç vurup, Halifetulllah sırrıyla özünün, egoya hükümran oluşunu zevk ediyordu… Zırh da, Krallık da, Doğanın Korosu da serâpâ mecazdı. Mecazlarda boğulmaktan neler çekmişti meğer?..</p><p>İçine doğan manaya hayran oldu… Şimdi bir ilahi dinlemenin tam sırasıydı. Yok yok önce Kur’an dinlemeliydi… Sudeysi’den Abdüssamed’e, İsmail Biçer’den Kâni Karaca’ya Kur’an bülbüllerinin şakımalarına verdi kendini ayet ayet, sure sure… Cennet bahçesindeydi artık… Dua algısı da, yönelişi de değişiyordu…</p><p>Kur’andan sonra biraz da ilahi giderdi hani… Mustafa Özcan Güneşdoğdu’yu çağırdı önce… EY RAHMETİ BOL PADİŞAH CÜRMÜM İLE GELDİM SANA diyecekti Mustafa. Sonra Sami Savni Özer’i çağırdı. SEVDİM SENİ MABUDUMA, CANAN DİYE SEVDİM diye aşkını ilan etti Sami ağabeyin dilinden… Gecenin assolisti Ahmet Özhan’dı. Derviş gönüllü Ahmet ağabey de kırmadı, davete icabet etti. Önce sema rayihaları saçıldı gönlüne…</p><p>DİNLE SÖZÜMÜ SANA DİREM ÖZGE EDADIR</p><p>DERVİŞ OLANA LAZIM OLAN AŞK-I HUDADIR</p><p>SEMA SAFA, CANA ŞİFA, RUHA GIDADIR</p><p>SEMA SAFA, CANA ŞİFA, RUHA GIDADIR</p><p>Sonra bir Bektaşi nefesine geçti:</p><p>GÜZEL AŞIK, CEVRİMİZİ ÇEKEMEZSİN DEMEDİM Mİ?</p><p>BU BİR RIZA LOKMASIDIR YİYEMEZSİN DEMEDİM Mİ?</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 256329, member: 1009927"] [b]Cevap: Duanın Sırrını Öğrenmek isteyen dikkatli okusun[/b] İş gene değişiyordu. “Rabbim” demek “Buyur Kulum” denmesi idi. Bu nasıl işti? Ayeti hatırladı: [B]“Dua edin; icabet etmekteyim!”, “Beni zikredin ben sizi zikretmekteyim”[/B] Mevlana ayeti tefsir ediyordu sanki…. Bugüne kadar ayetleri hep geleneksel bağlamda çevirmişlerdi. “Dua edin icabet edeyim” değildi. Doğrusu; “İcabet etmekteyim” şeklinde geniş zaman olacaktı ifade. O zaten her an yeni bir şanda icabetini sürdürüyordu. Onda bir kesinti yoktu. İş; dua ederek sürece katılmak, daha doğrusu o akışın zaten an be an içinde olduğunu fark etmekti… “Zikredin, zikredeyim” demiyordu ayet. “Beni zikredin ben sizi zikretmekteyim” idi doğrusu. Her an süren evrensel tesbihata, ilahi zikir korosuna katılmaktı mesele. Onu hissedebilmek, iliklerine kadar duyabilmekteydi bütün sır. [B]“Davut (as) evinin penceresini açar, dağların, kuşların, derelerin zikrine katılır”[/B] yazıyordu Peygamberler Tarihi. Zihninde ışık yandı. Ya Huuu evinin penceresini açıp dışa doğru zikre katılmak değildi. Anlatılan baştan ayağa mecazdı… Ev; gönlümüzdü… Hüner; asıl Kabe’nin bulunduğu gönlü tüm mahlukatla birleştirebilmek, alemle barışabilmek, kendini başkaları kavramından, ayrılık- gayrılıktan kurtarıp birliği hissedebilmekti… Davud (as) onu yapıyor, onu yaşayınca da kulluk zırhını giyinip, ilahi kudretin kendinde açığa çıkışını seyrediyor, nefsin hegemonyasına kılıç vurup, Halifetulllah sırrıyla özünün, egoya hükümran oluşunu zevk ediyordu… Zırh da, Krallık da, Doğanın Korosu da serâpâ mecazdı. Mecazlarda boğulmaktan neler çekmişti meğer?.. İçine doğan manaya hayran oldu… Şimdi bir ilahi dinlemenin tam sırasıydı. Yok yok önce Kur’an dinlemeliydi… Sudeysi’den Abdüssamed’e, İsmail Biçer’den Kâni Karaca’ya Kur’an bülbüllerinin şakımalarına verdi kendini ayet ayet, sure sure… Cennet bahçesindeydi artık… Dua algısı da, yönelişi de değişiyordu… Kur’andan sonra biraz da ilahi giderdi hani… Mustafa Özcan Güneşdoğdu’yu çağırdı önce… EY RAHMETİ BOL PADİŞAH CÜRMÜM İLE GELDİM SANA diyecekti Mustafa. Sonra Sami Savni Özer’i çağırdı. SEVDİM SENİ MABUDUMA, CANAN DİYE SEVDİM diye aşkını ilan etti Sami ağabeyin dilinden… Gecenin assolisti Ahmet Özhan’dı. Derviş gönüllü Ahmet ağabey de kırmadı, davete icabet etti. Önce sema rayihaları saçıldı gönlüne… DİNLE SÖZÜMÜ SANA DİREM ÖZGE EDADIR DERVİŞ OLANA LAZIM OLAN AŞK-I HUDADIR SEMA SAFA, CANA ŞİFA, RUHA GIDADIR SEMA SAFA, CANA ŞİFA, RUHA GIDADIR Sonra bir Bektaşi nefesine geçti: GÜZEL AŞIK, CEVRİMİZİ ÇEKEMEZSİN DEMEDİM Mİ? BU BİR RIZA LOKMASIDIR YİYEMEZSİN DEMEDİM Mİ? [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Mektup'tan Dersimiz : Dualarımızın Ehemmiyeti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst